| Bu gün annemle,babamın evlilik yıI dönümü Iütfen rahatsız etmeyin. | Open Subtitles | إستمع، هذه الذكري السنوية لزواج والداي، لذا أرجوك لا تزعجني. |
| Yani, kusurlarını gidermek için uygun bir evlilik yapması gerek. | Open Subtitles | لذا هي بحاجة لزواج ملائم لكي يصلح ما قامت به |
| Neyse, şimdi kardeşinin düğün öncesi vereceği yemeği konuşmamız lazım... | Open Subtitles | على كل حال, يجب علينا مناقشة عشاء الإستعداد لزواج أختكِ |
| Ve bu yüzden insan komedisi içinde oynadığımız rollerle alakalı kardeşimin düğünü için bir konuşma hazırladı. | TED | فكتب خطاباً لزواج أخي عن الأدوار التي نلعبها في الكوميديا البشرية. |
| Chris Anderson: Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe. Dahice bir bağlantı kurdun. | TED | كريس أندرسون: من المزامير إلى ملاعب الغولف لزواج نفس الجنس. كان ذلك ربط عبقري. |
| - Merhaba, size başarılı bir evliliğin 4 ana maddesini tanıtmak istiyorum. | Open Subtitles | مرحبا , انا احب ان اغطى ما اسمية اربعة ركائز لزواج ناجح |
| Mesajlarımı alıyor musun emin değilim ama yeğenimin düğününe geleceğim. | Open Subtitles | لست متأكدًا من سماعك لرسائلي، لكنني قادم لزواج ابن أخي. |
| Ama geçen yıl, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı eşcinsel evliliği onaylar hale geldi. | TED | والسنة الماضية، رئيس الولايات المتحدة صرّح بتأييده لزواج المثليين. |
| Lütfen uzun ve başarılı bir evlilik için en sıcak dileklerimizi kabul edin, Rita ve Rupert. | Open Subtitles | من فضلك تقبل أعمق تهانينا ريتا و جورج لزواج طويل و سعيد |
| Bu arada, bugün Anju'nun evlilik yıldönümü. Gelmezsen hayalkırıklığına uğrar. | Open Subtitles | بالمناسبة , اليوم الذكري السنوية لزواج أنجو ستحزن كثيرا إذا لم تحضر |
| Sadece -şey, bugün bizimkilerin evlilik yıldönümü. | Open Subtitles | تعلميـن اليوم كان سيكون الذكرى السنوية لزواج والديّ |
| Mükemmel bir fikir. Küçük bir düğün ve resepsiyon için bu mekan bire bir. | Open Subtitles | لا, هذهِ فكرة جيدة هذا المكان جيد لزواج صغير وللأستقبال |
| Kız kardeşinin düğün hazırlıkları kendimi çok başarısız hissetmeme sebep oldu. | Open Subtitles | حقاً؟ كل الخطط هذه ...لزواج أختكِ تجعلني أشعر وكأني شخصٌ مغفل |
| Bunlar veliaht prensinin düğünü için bazı önemli durumlar. | Open Subtitles | هذه بعض الجوانب الهامة للتحضير لزواج ولي العهد |
| Kusursuz düğünü planlamanın stresi herkesi delirtebilir diyebilirim. | Open Subtitles | إن التوتر و الظغط الناتج عن التخطيط لزواج مثالي كافليدفعأي أحدإلى الجنون. |
| Asla gerçekleşmeyecek bir evliliğe hazırlanıyorsun. | Open Subtitles | أنت تعدين نفسك لزواج لن يحدث أبدا |
| Bir dakika benim başarılı evliliğin 4 maddesini mi kastediyorsun? | Open Subtitles | مهلا هل انت تشير الى الركائز الاربعة لزواج ناجح ؟ |
| Karım kira parası ister annem kız kardeşimin düğününe para ister niye erkek doğdum sanki? | Open Subtitles | زوجتي تريد مال لأجل الإيجار. أمّي تريد المال لزواج أختي. لمَ ولدت رجل؟ |
| Prens'in evliliği için gerekli hazırlıkları yapmalıyız. | Open Subtitles | لابد من وضع الإستعدادات المبدئية لزواج ولي العهد |
| Peki aldatma halinde pop evliliğine ne olur? | Open Subtitles | وفى حالة الزنا ما الذى يحدث لزواج البوب ؟ |
| Bay Wall, gay evliliği nasıl bay Santorum'un evliliğini tehdit edebilir? | Open Subtitles | سيّد. وال، كيف يكون زواج الشواذ تهديداً لزواج السيّد سانتورم؟ |
| Bu durumda başkanın evliliğinin durumu ne olacak? | Open Subtitles | ما هو الوضع الحالي لزواج الرئيس ؟ |
| Dergi öyle söylüyorsa, bir çift sincap gibi kır düğününde evlenmeliyiz! | Open Subtitles | حسناً اذا قالت المجلة ذلك فيجب علينا لزواج في الغابة كسنجابين |
| Ben kızımı evlendirmek için buradayım. | Open Subtitles | - . إننى هُنا لزواج إبنتى |