| O rozeti taşımak, normal bir insan gibi terbiyeli olmamanı mazur göstermez. | Open Subtitles | أتعلم , حملكَ لتلكَ الشارة لا يمنحكَ العذر بالتصرّف باللياقة الإنسانية الطبيعية |
| O rozeti takacak ilk avcı oğlu sen olacaksın sanırım. | Open Subtitles | أتوقع أنك سوف تكون أول ولد صائد سرطانات يحملُ الشارة. |
| Üzerine biraz altın apolet ve "Mutlu Pazartesi" rozeti koymalarını söyledin mi? | Open Subtitles | طلبت من البائع ان يضيف اليها قطعاً ذهبية على شارة الكتف ؟ |
| Kilit Açma rozeti var da benim mi haberim yok? | Open Subtitles | هل هناك شارة لمفاتيح الاقفال أنا لست على علم بها؟ |
| Parayı öderken, rozeti parlıyordu. | Open Subtitles | عندما كان يدفع مشروباته, هو كان يضيء شارته إلى نصف البار. |
| Şu kahrolası rozeti de çıkar. | Open Subtitles | و أرجو أن تتخلص من هذا الدبوس الذي تُعَلِّقَه |
| rozeti takmak isteyenler olarak da işimizi yapmamıza izin vermelisin. | Open Subtitles | ودع أولئك الذين يريدون وضع هذه الشارة أن يفعلوا وظائفهم |
| Bu rozeti saklayan birini öldürebilirler. | Open Subtitles | يمكن للمرء أن يُقتل إذا أخفى الشارة بهذه الطريقة |
| Bu yörenin insanları beni geri çağırana dek o rozeti geri almayacağım! | Open Subtitles | لن أستعيد الشارة حتى يصوت الناس فى الولاية لى باستعادتها |
| Nasıl oldu da sana böyle önemli bir rozeti verdiler? | Open Subtitles | انّا لهم بإعطائك الشارة في المقام الأول؟ |
| O rozeti takmak seni haklı yapmaz. | Open Subtitles | ليس حتى يفيق لبسك لتلك الشارة لا يجعلك على حق |
| Değerli Yargıçlar, ...bu rozeti taktığımda, daha bir delikanlıydım. | Open Subtitles | زملائى القضاة انا كنت بالكاد فى فترة المراهقة عندما علقت هذه الشارة |
| Sen kimliği ve rozeti olmayan, o arabayı çalmış bir adamsın! | Open Subtitles | أنت رجل بلا هوية ولا شارة والذي سرق تلك السيارة للتو |
| Çıktığımda, yanımdan çantasında Şikago bayrağı rozeti olan bir adam geçti | TED | و عندما غادرت مر بي فتى كان يضع شارة علم شيكاغو على حقيبته. |
| - Evet. 19 iyilik rozeti kazanmıştım. - Benim 20 tane vardı. | Open Subtitles | نعم , كان لدي 19 شارة إستحقاق كان لدى 20 |
| Evet. Şerif rozeti takan kiralık katil. Nasıl olduğunu bilirsin. | Open Subtitles | أجل, القاتل الأجير, يرتدي شارة تعرف هذا النوع |
| Bu bir Joliet rozeti Snyder. Burada işe yaramaz. | Open Subtitles | هذه شارة منطقة جولييت يا سنايدر لا صلاحية لك هنا |
| Doğal bilimler rozeti içinse, bit, solucan ve kurt topladık. | Open Subtitles | ومن أجل شارته في علم الطبيعة جمعنا القمل والديدان الخطافية واليرقات |
| Monk.25.mezunlar toplantısı için bütün hafta aynı rozeti takıyordu. | Open Subtitles | مونك كان يضع نفس الدبوس طوال الاسبوع من اجل حفلة لم الشمل |
| Hiç rozeti ve silahı olan kadınlara zaafın hakkında terapistle konuştun mu? | Open Subtitles | هل تحدثت من أي وقت مضى إلى معالج نفسي حول تعلقك الخاص بالنساء اللواتي يملكن شارات واسلحة؟ |
| Böylece bir yılan rozeti takmaya başladım. | TED | ومن قبيل الصدفة انني كنت ارتدي دبوس الثعبان الملتوي |
| Ya da rozeti olan sevimli arkadaşının? Bunu yapmak istemiyorum! | Open Subtitles | أو صديقك الحميم ذو الشاره ... لا أريد ذلك الآن |
| Bir daha talimatla adam öldürdüğünde... o rozeti çıkarman gerekecek. | Open Subtitles | عندما تقوم بعملية القتل التالية عليك أن تخلع شارتك أيها المأمور |
| Geçen gün kadının polis rozeti ve kendi arabasındaki engelli etiketi sayesinde arabayı istedikleri yere park edebileceklerini söylüyordu. | Open Subtitles | أجل بالأمس يقول أنه بين شارتها الأمنية وملصقه للمعاقين يستطيعون التوقف في أي مكان |
| Burada bir dünya kan var... Öyle görünüyor ki Holland'ın rozeti de yerde. | Open Subtitles | هناك دماء هنا , وما يبدو كأنها شاره " هولند " على الآرض |
| Polis merkezine gittim ve rozeti olan biriyle konuştum. | Open Subtitles | ذهبت إلى المخبر. تكلّمت مع شخص ما بشارة. |
| Ama siz altından rozeti olanlar her zaman bizden daha iyi olduğunuzu sanıyorsunuz. | Open Subtitles | أنتم الشارات الذهبية تتصرفون دائماً كأنكم أفضل منا |
| Hesabı kapatmadan önce rozeti çıkaracağımı söylemiştim. | Open Subtitles | أخبرتُك أنا خلعتتلك الشارةِ مِنْ قَبْلَ أَنْ اصرف الشيكَ. |
| O da rozeti teslim ederse başka şansım olmaz! | Open Subtitles | لو سلّم بطاقته طواعية له، فلن يكون ثمّة قتالٍ" |
| - Evet, Akbaba rozeti'mi alıyorum ya. | Open Subtitles | حسنا، نعم أنا ساحصل على شارتي كوندور اليوم |