| Sırrın neydi bilemiyorum ama, kabul etmelisin ki benimki daha iyi. | Open Subtitles | و مهما كان سرك عليك ان تقبل بان سري كان افضل |
| İstediğimi aldığım sürece Sırrın güvende olacak." - Fazla mükemmeliyetçisin. | Open Subtitles | سرك بأمان طالما أحصل على ما أريده أنت محترف باهر |
| Büyük Sırrın. Kamp ateşinin etrafında arkadaşlarına anlatmadığın. Hepimizin var. | Open Subtitles | سرك الكبير الذي لم تتكلم به عندما كنا حول النار بالمعسكر |
| Görünen o ki, Sırrın neredeyse ortaya çıkacağı zamanlar olmuş. | Open Subtitles | على مايبدو انه هناك اوقات عندما قارب السر على الانكشاف |
| Endişelendiğin şey buysa, Sırrın benimle güvende. | Open Subtitles | سرّك بأمانٍ معي، إن كان هذا ما تقلق حياله. |
| Halkımızı yok edeceğini düşündüğün bir Sırrın üzerindeki ağırlığını bilirim. | Open Subtitles | أعرف عبء الحفاظ على سر تعتقدين أن هذا سيدمر شعبكِ |
| Gizlemen yararsız hayatım. Sırrın ortaya çıktı. | Open Subtitles | لا فائدة من التظاهر يا عزيزتي لقد ذاع سركِ |
| Sen bunun kirli Sırrın olduğunu sanıyorsun, bir şekilde onu öldürdüğünü? | Open Subtitles | تظن أن هذا هو سرك الصغير أنك قتلتها بشكل ما؟ |
| Eğer onu açmak için zorlarsan, şişe kırılır, sirke papirüsü eritir ve Sırrın sonsuza kadar kaybolur. | Open Subtitles | لو قمت بفتحها عنوة ، ستنكسر القنينه وسيُذيب الخل ورق البردى وسيضيع سرك للأبد |
| Sırrın nedir? Benden öğüt mü istiyorsunuz? | Open Subtitles | أيتها الجدة الكبيرة أنت متزوجة منذ زمن طويل ما هو سرك ؟ |
| Hayır. Sırrın bende saklı. Sadece şunu soracağım. | Open Subtitles | لا سرك باأمان ، فقط اخبريني شيئاً واحداً |
| Senin Sırrın; karanlıktan çıkmak istemen, ama yapamıyorsun. | Open Subtitles | سرك هو أنك تريد الخروج من تلك العتمة لكنك لا تستطيع |
| Fakat bakmam gereken bir kızım var ve Sırrın bende güvende. | Open Subtitles | ولكن لديّ إبنة أهتم بها ، لذا فإن سرك في مأمن معي |
| Her ne kadar, Sırrın sende güvende olduğunu hissetsem de, | Open Subtitles | على أى حال, يجب أن أشعر أن السر فى مأمن معك. |
| Niye Sırrın bildiğimiz kısımlarını birbirimize söylemiyoruz ki? | Open Subtitles | لما لا يخبر كل منا الأخر بنصف السر الذي لديه؟ |
| Sanırım en büyük Sırrın senin de tipik bir lise öğrencisi olman. | Open Subtitles | إذن, كان سرّك الكبير بأنّك كنتي طالبة ثانويّة عاديّة |
| Neden geri dönmedin? Anladım. Çok derin ve karanlık bir Sırrın var. | Open Subtitles | لماذا لم تعودى ، أوه ، إننى أعرف إن لديك سر عميق مظلم |
| Eğer alırsam Sırrın güvende olacak. | Open Subtitles | إن حصلت على المال ، سيكون سركِ بأمان. |
| Bir Sırrın olduğunu bildiğimi biliyorsun. | Open Subtitles | إنكِ تعلمين بأنني أعرف أنكِ تُخبّئين سراً |
| Buna hakkın yok özellikle de şimdi saklayacak o kadar çok Sırrın varken. | Open Subtitles | لا فائدة منك عندما تموتين, خصوصا و أنت تعرفين كل هذا الكم من الأسرار. |
| Ne karar verirse versin yeni evimizde hiçbir Sırrın var olamayacağını öğrenmiş olduk. | Open Subtitles | حسنا، أياً كان قراره فقد أدركنا أن منزلنا الجديد لا يتحمل أيّ أسرار |
| Ama geçmişinden bulacağımız küçük kirli bir Sırrın yeterli olacağını düşünmüyorum. | Open Subtitles | أنا لم أتخيل أن سرّ ما يعيبه من ماضيه سيكون كفيلًا بالأمر |
| Ben sıradan bir adamım, senin küçük kirli Sırrın olamam. | Open Subtitles | أنا مُجرّد رجُل بسيط، لذا، لن أكون سرّكِ القذر الصغير |
| Size büyük Sırrın sözünü vermiştim ve sizi hayal kırıklığına uğratmayacağım. | Open Subtitles | أنا أعدكم بأنّ السرّ العظيم وأنا لن نقوم بتخييب ظنّكم |
| Tamam, Sırrın sana kalsın James Bond. | Open Subtitles | هلا كففت حسنا,أبقِ أسرارك الكبيرة لنفسك,007 |
| Ama lütfen, ağabeyinizin bulaştığı bir olayla ilgili Sırrın bende olduğunu unutmayın. | Open Subtitles | وأرجوك لا تنسي أن سرا شاقا متعلق بأخيك الحبيب, يوجد بين يدي |
| Ve son olarak, Bosna ve Kosova'da yaptıklarımızın, başarılarımızın ardındaki Sırrın gösterdiğimiz tevazu ve müdahelemizin geçici doğasından ibaret olduğunu anlamalıyız. | TED | وعلينا في الختام أن نعي .. ان تجربة البوسنة وكوسوفو تملك الكثير من الاسرار .. اسرار نجاحنا واهمها كان تواضعنا وطبيعة تدخلنا في تلك الدول |
| Biliyorum, bana söyleyemeyeceğin büyük bir Sırrın var ama söyleyebilirsin. | Open Subtitles | أَعْرفُ بأنّك عِنْدَكَ سِرّ كبيرِ أنتي لا تَستطيعُي إخْباري، لَكنَّك يُمْكِنُك أَنْ. |