| Bir dahaki sefere bir aleti atmak üzere olduğunuzda, atmayın | TED | في المرة القادمة اذا أردت التخلص من جهاز لا ترمه |
| Şu dış hattı biran önce bağla yoksa gelecek sefere sana gösteririrm. | Open Subtitles | أو أنني سأضع بنسان في فمك في المرة القادمة التي سأراكِ بها |
| Bir dahaki sefere Joe'nun geceyi burada geçireceğini size önceden haber veririm. | Open Subtitles | المره القادمه عندما يأني جو لقضي الليله سأخبره للرحيل في الوقت المناسب |
| Hey, belki bir daha ki sefere pantolonumun içine sokarsın. | Open Subtitles | ربما في المره القادمه عليكِ أن تضعيه في بنطلونى أسكت |
| Bir dahaki sefere bensiz başlamayın. Bu vakadaki sendika temsilcisi benim. | Open Subtitles | المرة المقبلة لا تبدأ بدوني فأنا ممثل النقابة في هذه القضية |
| Bir dahaki sefere, Speer'in oradan 25'ten çık ve sola dön. | Open Subtitles | في المرّة القادمة أترك شارع 25 عند أوله و إنحرف يساراً |
| Ama yapmadı. Fakat bir dahaki sefere bu kadar şanslı olmayacaksın. | Open Subtitles | الآن, لم تفعل ذلك, لكن لن تكوني محظوظة في المرة القادمة. |
| Bir dahaki sefere, telefon aç. Kargocu çocukları evde bırak. | Open Subtitles | في المرة القادمة اترك نداء عند عامل التسليم في البيت |
| Çünkü bir dahaki sefere senin için geldiğimde, biraz meyve-kokteyli isteyeceğim. | Open Subtitles | لأن المرة القادمة التي سأتي فيها من أجلك سأريد سلطة الفاكهة |
| Hayatını kurtardığımızdan dolayı, bize bir iyilik yap... ve bir daha ki sefere nefes almayı bir başka şehirde kes? | Open Subtitles | حسنا , منذ ان انقذنا حياتك اتستطيع ان تفعل بنا معروفا وتتوقف عن التنفس فى مدينة اخرى المرة القادمة ؟ |
| Bir dahaki sefere, biletini yetkili satış gişelerinden almayı dene. | Open Subtitles | في المرة القادمة, حاول شراء تذاكرك في موقع مبيعات معتمد |
| Bir daha ki sefere, üşüdüğünde haber ver, ben seni ısıtırım. | Open Subtitles | لكن في المرة القادمة التي تشعرين فيها بالبرد أعلميني وأنا سأدفئك |
| Bir sonraki sefere bana deyin ki, "Bir, mutluluk zordur." | Open Subtitles | في المره المقبله اخبرني . . اولا , السعادة صعبه |
| Bir dahaki sefere aperatifleri atla. Direkt başlangıç yemeğini iste. | Open Subtitles | في المره القادمه تخطى المقبلات اذهب مباشره الى الطبق الرئيسي |
| Belki gelecek sefere, onun sikini yalarsın ve bize de dondurmalı kek alırsın. | Open Subtitles | ربما في المره المقبله تستطيعي لعق عضوه لتحصلي لنا على كعكة الآيس كريم |
| Madem bu kadar iddialısın bir dahaki sefere ben de seninle geleceğim. | Open Subtitles | إذا كنت مصرا على ذلك ساذهب واسترق النظر معك في المرة المقبلة |
| - Affedersin. Eski alışkanlıklar. Bir dahaki sefere zili çalarım. | Open Subtitles | آسف لذلك، عادات قديمة سأقرع جرس الباب في المرّة المقبلة |
| Kahretsin, bu kez şikâyet etmeyeceğim, ama bir daha sefere canına okurum! | Open Subtitles | اللعنة، لن أبلغ عنك هذه المرة، لكن بالمرة المقبلة، كن حذراً، مفهوم؟ |
| Yazık. Sizinle bir akşam geçireceğim için seviniyordum. Artık başka sefere. | Open Subtitles | كنت اتطلع للخروج معكم , على كل سنذهب في وقت اخر |
| Ondan uzak dur! Yoksa bir dahaki sefere seni de, aileni de tutuklarız! | Open Subtitles | اتركها وشائنها و الا القينا القبض عليك انت و عائلتك فى المرة القادمة |
| Sonraki sefere daha fazla eğitim yapacağım ve daha sıkı çalışacağım. | Open Subtitles | سأَتدرب أكثر فأكثر وفي المرة القادمة أنا سأحاول أن أصلب مستواي |
| Kalanını da bir dahaki sefere içeriz. | Open Subtitles | إذا كان هناك باقي، يمكننا أن نتركهُ للمرة القادمة |
| Gelecek sefere daha yardımsever olmayı denerim Elmo. | Open Subtitles | سأحاول أن أكون أكثر مجاملة فى المرات القادمه |
| İnsanlarımı kazanamayacakları bir sefere katliama götürdü. | Open Subtitles | سيقود شعبي إلى حتفهم سعيا وراء حملة صليبية لا يمكننا الفوز بها |