| Ben sadece onun mutlu ve güvende olduğundan emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | جيما محقة , أريد فقط أن أتأكد أنه سعيد و بمأمن |
| Utanarak söylüyorum, adama senaryoyu yollattım ve düşündüğüm kadar kötü olduğundan emin olana kadar 30 sayfa okudum. | TED | وأنا محرجة من الإعتراف بأن الرجل أرسل لي النص وقرأت 30 صفحة قبل أن أتأكد أنه كان سيئًا كما ظننت |
| Ama getirdiğim zaman, istediğimin o olduğundan emin olacağım. | Open Subtitles | لكن عندما أفعل ذلك أريد فقط أن أتأكد أنه هو الرجل |
| O köpek, baş belası. Yok edildiğinden emin olmak için alıyorum. | Open Subtitles | هذا الكلب خطر، سوف آخذه لكي أتأكد أنه قد مات |
| Paramın harcanmadığından emin olmalıyım. | Open Subtitles | و لا أَعرف التصرف الصحيح فى هذا الموقف كنت فقط أريد أن أتأكد أنه لم يصرف أحد أي مال |
| Hayır, onu sadece kontrol ediyordum kızım için yeteri kadar iyi olduğundan emin olmak için. | Open Subtitles | كلا, أردت ان أتفقده فحسب و أتأكد أنه جيد لأبنتي |
| Beklemeyi seçtim. Doğru adam olduğundan emin olmalıydım. | Open Subtitles | لا، أردت أن أنتظر كي أتأكد أنه ابنه حقاً |
| Onunla konuşmak istiyordum ama öncelikle yalnız olduğundan emin olmak istedim. | Open Subtitles | حسنًا ، أردت أن أتكلم معه لكنني أردت أن أتأكد أنه أعزب في البداية |
| Doğru kişi olduğundan emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أتأكد أنه الشخص المناسب |
| Standartlarına uygun olduğundan emin olmak isterim. | Open Subtitles | أود أن أتأكد أنه مطابق لمعاييرك |
| İyi olduğundan emin olmalıydım. | Open Subtitles | كان لابد أن أتأكد أنه بخير |
| İyi olduğundan emin olmalıydım. | Open Subtitles | كان لابد أن أتأكد أنه بخير |
| Ama güvenli olduğundan emin oluncaya kadar bunu yapamam. | Open Subtitles | لكن ليس حتى أتأكد أنه آمن |
| Habersiz geldiğim için özür dilerim ama, ama Charlie telefonuna cevap vermiyor ve ben de iyi olduğundan emin olmak istedim. | Open Subtitles | لكن (تشارلي) لم يكن يجب على هاتفه الخلوي و أردت أن أتأكد أنه بخير |
| Önce oturduğundan emin olmak istiyorum. Sonra sıra senin sen kıpırdama. | Open Subtitles | دعيني أتأكد أنه أغلق المقعد بعدها يحين دوركِ، حسناً؟ |
| Sadece senin ihtiyacın olan herşeye sahip olduğuna emin olmak istedim. | Open Subtitles | أنا فقط أريد أن أتأكد أنه لديك كل ماتحتاجينه |
| Ben taşınmadan önce birisini bulduğundan emin olmak istedim. | Open Subtitles | أردت أن أتأكد أنه سيبقى لك شخص عند مغادرتي |
| Düğün öncesi gerginliğinin olmadığından emin olmak istedim. | Open Subtitles | أردت أن أتأكد أنه ليس لديكِ إهتياج عصبي ما قبل الزفاف |
| Psikiyatri koğuşuna gidip, alttaki boruları iyice öğrenmeliyim, çıkabileceğimizden emin olmalıyım. | Open Subtitles | يجب أن أذهب لعنبر المساجين و أتعرف على المواسير بالأسفل و أتأكد أنه يمكننا المرور |