| Ayağa kalktı. Beni öptü çünkü benim dul kaldığımı düşündü. | Open Subtitles | ثم نهضوا وقبلونى لأنهم أعتقدوا أننى أرمل فى حالة حداد |
| Kısa süre önce dul kalmak falan kafanı karıştırmış olmalı. | Open Subtitles | أعتقد أنك مضطرب لكونك أرمل مؤخراً و كل تلك الأحداث |
| Kısa süre önce dul kalmak falan kafanı karıştırmış olmalı. | Open Subtitles | أعتقد أنك مضطرب لكونك أرمل مؤخراً و كل تلك الأحداث |
| fakat ben bir dulum, on bir çocuğum var, üzerime gücümün ötesinde bir ev miras kaldı ve mülküm yüzünden bazı hukuki problemlerim var. | Open Subtitles | لكني أرمل و لدي إحدى عشر ولد ورثت منزلاً لا أتحمل تكاليفه و ملكية بها مشاكل قانونية |
| Kampanyamızın gerçekleşmesi mümkün değil çünkü rakibimiz sevilen bir dul. | Open Subtitles | ما كنا لندير الحملة كما نريد لأن الخصم كان أرمل. |
| Pekâlâ, o zaman altı çocuğu olan varlıklı bir dul ararız. | Open Subtitles | حسناً ,علينا البحث عن رجل أرمل غني و لديه ستة أولاد |
| Bu adam sadece kilisesindeki onu yemeğe çıkarmak isteyen yalnız bir dul. | Open Subtitles | إنه فقط مجرد أرمل وحيد من الكنيسة و الذي يريد أخذها للعشاء |
| Burada, bir şatoda dul bir adam ve küçük kızı Külkedisi yaşarmış. | Open Subtitles | هنا فى قصر مهيب عاش نبيل أرمل مع إبنته الصغيره، سيندريلا |
| Doğruyu söylemek gerekirse, dul bir adam olmanın getirdiği yalnızlığı bir iki sene önce hissettim. | Open Subtitles | سأخبركِ الحقيقة انا لم اشعر بالوحدة رغم اني أرمل إلا في السنوات القليلة الماضية |
| Kendine iyi, zengin bir adam bulacaksın. Belki dul bir erkek. | Open Subtitles | ستجد لنفسك رجلاً حقيقياً ولطيفاً ربما أرمل |
| Ertesi gece, Charlotte dul Ned ile içki içmeye gitti. | Open Subtitles | وفي الليلة التالية، التقى شارلوت نيد أرمل للمشروبات. |
| Çıkar amaçlı bir evlilik yaptığını söylediler. Zengin bir dul ile kendi çıkarı için evlenmişti. | Open Subtitles | وهو زواج مقنع باعتبارها أمرأة أرمل غنية من اجل مصلحته وما سيجنيه |
| Şimdi bile kasaba olan 10 şilin borcu için üzülüyor, ...çünkü kasap ikizleriyle dul kalmış! | Open Subtitles | حتى الآن هي قلقة بشأن عشرة شيلينغ تدين بها للجزار لأنه أرمل لديه توأمين |
| Adam dul, Güney Kore'deki ailesini ziyaret için şehirden ayrılmış. | Open Subtitles | أرمل ، وهو خارج البلد يزورعائلته في كوريا الجنوبية |
| Adam dul, Güney Koredeki ailesini ziyaret için şehirden ayrılmış. | Open Subtitles | أرمل ، وهو خارج البلد يزورعائلته في كوريا الجنوبية |
| Felç geçirdim, unutkanım. dulum bir de. | Open Subtitles | فقد ألَّمتْ بي ذبحة قلبية وأنسى الأمور وإنّي أرمل. |
| Bana bağırma! Ben dulum. | Open Subtitles | لا تصرخي في وجهي أنا أرمل مزدوج |
| Evet ben üç haftadır yıkanmayan sarhoş bir dulum. | Open Subtitles | .... نعم ، و أنا لست أرمل سكران لم يستحم منذ ثلاثة اسابيع |
| Barton Park'lı bir duldur. Bize teklif ettiği ise Barton Sayfiyesi. | Open Subtitles | أنه أرمل من أرض بارتون، يعيش مع حماته لقد أعطانا كوخ بارتون |
| Bruno, sen dulsun, hatırladın mı? | Open Subtitles | برونو , انت أرمل , تذكر؟ |
| Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu. | TED | كان أرمل شيطاني زوجته وابناؤه متوفيين أحفاده يعيشون بعيدا عنه |
| Anladığım kadarıyla dulsunuz. | Open Subtitles | أفهم أنك أرمل |