| Çocukluğumdan beri benimle. en iyi arkadaşım. Lanet olsun, Manny. | Open Subtitles | أنا اربيه مند أن كان صغيرا انه أفضل صديق لي |
| Herkesten daha çok hoşlanıyorum. O benim en iyi arkadaşım. | Open Subtitles | أحبه أكثر من أي شخص آخر إنه أفضل صديق لي |
| - Kimber'in en iyi arkadaşı Tate sorgulamamız için geliyor. | Open Subtitles | أنا. مهلا، أفضل صديق كيمبر، تيت، هو في طريقها للاستجواب. |
| George, sen benim dünyadaki en iyi arkadaşımsın! | Open Subtitles | انها كبيرة. جورج، أنت أفضل صديق لي في العالم |
| Çiftçilerin en iyi dostu. Koyunları ve uzun buğday tafrasının yanında. | Open Subtitles | أفضل صديق المزارعين، بالقرب من الأغنام و حقل القمح طويل القامة. |
| Sanırın bu en iyi arkadaş statüsüne pek uymuyor. | Open Subtitles | لا أعتقد أن ذلك يناسب تماماً منزلة أفضل صديق يا أبي |
| Gitarın, en iyi arkadaşın olabilir. | Open Subtitles | الخاص بك الغيتار يمكن أن يصبح أفضل صديق. |
| Hem kız arkadaşım, hem de en iyi arkadaşımdı. | Open Subtitles | كانت رفيقتي ، وليس هذا وحسب ، كانت أفضل صديق لي. |
| Ve ordudaki en yakın arkadaşım sen olduğuna göre, işte başlıyorum. | Open Subtitles | وبما أنك كنت أفضل صديق لى .. فى الجيش فقد أخترت أن أكتب لك |
| İnatçı aptalın teki, ama benim en iyi arkadaşım. | Open Subtitles | اٍنه معتوه ، عنيد ، متعجرف و لكنه أفضل صديق لى |
| Ama bu farklı, çünkü Debbie benim en iyi arkadaşım, anlıyor musun? | Open Subtitles | ولكن هذا يختلف، لأن ديبي هو أفضل صديق لي، لا تظن؟ |
| Bana beysbol öğrettiğinde, en iyi arkadaşım olmuştu. | Open Subtitles | عندما علمنى كيف ألعب البيسبول وأصبح أفضل صديق لى |
| İnsanın en iyi arkadaşı onun maymunudur. Haydi günümüzü plajda geçirelim. | Open Subtitles | . أنا أفضل صديق للبشر ، لكن ليس بالنسبة لقردته هيا بنا لنقضي يوماً على الشاطئ |
| - Sen nasıl hissediyorsun? en iyi arkadaşı... ve şimdiye kadar tanıdığın en kötü düşmanı kendinde birleştirmek? | Open Subtitles | كيف تشعرين وأنتِ تتحالفين مع أفضل صديق وأسوأ عدو عرفتِه في حياتكِ؟ |
| Margalo, sahip olduğum en iyi arkadaşımsın. | Open Subtitles | مارجالو، أنت أفضل صديق مرّ عليّ إلى الآن. |
| Tony, sen benim en iyi arkadaşımsın ama gerçekten çoğu zaman ne bok yediğini bilmiyorum. | Open Subtitles | توني، أنت أفضل صديق لي، لكنني في معظم الاحيان، حقاً لا اعرف ما الذي تقصده بكلامك |
| Bir kaza, Dolores mutsuz bir kadının en iyi dostu olabilir. | Open Subtitles | الحادثة , دولوريس... . يمكن أن تكون أفضل صديق للمرأة التعيسة... |
| Kabul ediyorum, her zaman olabileceğim en iyi arkadaş olmadım. | Open Subtitles | اسمع, أعترف أني لم أكن دائما أفضل صديق ممكن الحصول عليه |
| Larry Flynt gibi giyine yaşlı kör dışında, senin en iyi arkadaşın benim şu an, ve bunda samimiyim. | Open Subtitles | بأستثناء الرجل الاعمي الذي يلبس كأنه لاري فلينت انا أفضل صديق لك الان ، وانا أعني ذلك |
| Selam, Tim. Terry lisedeyken en iyi arkadaşımdı. | Open Subtitles | مرحباً تيم, هذا تيري أفضل صديق لي في الثانوية |
| en yakın arkadaşım ve tanıdığım en iyi insanlardan biri.. | Open Subtitles | ... أفضل صديق لي وحقا واحدة من اجمل الناس أن... |
| Glen'i, En iyi arkadaşımı büyük tehlikenin içine sokan benim. | Open Subtitles | أنا واحد الذين وضعوا غلين، أفضل صديق لي، في كميات هائلة من الخطر. |
| Wayne, bugüne kadar sahip olduğum en iyi arkadaşsın. | Open Subtitles | اين، أنت أفضل صديق أنا أي وقت مضى. من اين ثعبان في العشب |
| Şimdiyse dostumsun. Sanırım sen en iyi dostumsun. | Open Subtitles | والآن ، أنت صديقي أعتقد بأنك أفضل صديق لي |
| O benim en iyi dostumdu ve intikamının alınması gerekiyor. | Open Subtitles | أعتقد أنني كان يجب على أن أتركه يفوز بعض الأحيان إنه أفضل صديق لي، وينبغي أن أثأر له |
| Masum olduğunu ve en iyi arkadaşının ona komplo kurduğunu iddia etmiş. | Open Subtitles | المطالبات كان الأبرياء، ومؤطرة من قبل أفضل صديق له، |
| Dünyadaki En iyi arkadaşımın içinde. | Open Subtitles | انه فى السياره مع أفضل صديق لى على الأرض |
| Ben onun karşısında kaybettim ama yine de en iyi dostum oldu. | Open Subtitles | أنا خسرت ضده ، و لكنه لا يزال يعتبر أفضل صديق لي |