| - Evliliğin iki temel direğinin "açıklık" ve "dürüstlük" olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | أنت تعرف أن اثنين من أركان الزواج هي الانفتاح والصدق. |
| Bundan emin misin, Harry? Bunun ortalama büyücülükten çok daha güçlü birşey olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | أنت تعرف أن هذا سحر متقدم جدا أعلى من الدرجة العادية؟ |
| İkisi arasında bir şeylerin yanlış olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | أنت تعرف أن هناك شيء غامض بينهما أنت تعرف ذلك |
| Orada tüm galaksinin saldırı altında olduğunu biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أنت تعرف أن هناك مجرة بكاملها معرضة للهجوم في الخارج ، صح ؟ |
| Biliyorsun ki, birisini gözaltında tutmak için iki çift ajan gerekir. | Open Subtitles | أنت تعرف أن قواعد المراقبة الصحيحة تستدعى وجود زوجين من العملاء |
| Bu implantların yasadışı olduğunu biliyorsun değil mi? | Open Subtitles | أنت تعرف أن هذه النوع من الزراعات هي غير قانونية |
| Bu kızların gerçekten uzun olduğunu biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أنت تعرف أن هؤلاء الفتيات طويلات القامة ، أليس كذلك؟ |
| Bu özel odada bir gece daha kalmanı sağlayacak olan şeyin bu belge olduğunu biliyorsun değil mi? | Open Subtitles | أنت تعرف أن هذا هو الشيء الوحيد الذي سيشتري لك ليلة آخرى في ذلك الجناح الخاص هنا؟ |
| Bunun CSIS ana sürücüsü olduğunu biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أنت تعرف أن هذا مفتاح محرك أقراص تابع ل سي أس أي أس ، صح ؟ |
| Seni şirin düşünmesinin bir kod olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | أنت تعرف أن هذه شفرة بأنها تعتقدك لطيفاً. |
| Peki ama bunun düz vites olduğunu biliyorsun değil mi? Otomatik falan değil yani. | Open Subtitles | أنت تعرف أن هذا ناقل حرة يدوي وليس أتوماتيكي, صحيح؟ |
| Hayatta sevdiğim sadece üç şey olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | لا تجعلني شريكك في الجريمة. أنت تعرف أن هناك فقط 3 أشياء في الحياة أحبها. |
| O şeyin raf ömrünün 18 saat olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | أنت تعرف أن ذلك الشيء له فترة للحفظ مدتها 18ساعة. |
| Bundan daha iyi şeylerin olduğunu biliyorsun. İşler çığrından çıktı ama biz bir aileydik. | Open Subtitles | أنت تعرف أن هذا غير صحيح وقعت أخطاء لكننا كنا أسرة |
| Bunun o motor için çok fazla olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | أنت تعرف أن هذا دفع زائد جدا على هذا المحرك |
| Bu planda binlerce noksanlık olduğunu biliyorsun değil mi? | Open Subtitles | أنت تعرف أن هناك آلاف الأخطاء في تلك الخطة أليس كذلك؟ |
| Bunun benim uzmanlık alanım olduğunu biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أنت تعرف أن لي التخصص، أليس كذلك؟ |
| Bir kız arkadaşım olduğunu biliyorsun Randal. | Open Subtitles | أنت تعرف أن لدى صديقه يا راندال |
| Ve bize, yüzüğü senin ona hediye ettiğini söyledi. Bunun doğru olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | واخبرتنا أنك أعطيته لها كهدية أنت تعرف أن هذا حقيقي . |
| Biliyorsun ki ufak dükkanım lezzetli ekmekleriyle meşhurdur. | Open Subtitles | - أنت تعرف أن محلى مشهور بصناعة , الخبزالمدخناللذيذ. |
| Biliyorsun ki senin kartını görebiliyorum. | Open Subtitles | أنت تعرف أن بإمكاني أن أرى بطاقتك |