| Kızında da aynı gen vardır. Kendini şanslı say. | Open Subtitles | ربما أنه أورث إبنته جيناته السيئة إعتبر نفسك محظوظاً |
| Kendini şanslı say. Sigaranın parasını ben ödemiştim. | Open Subtitles | إعتبر نفسك محظوظاً فأنا مجبر على شراء تلك الأشياء |
| Eğer biz bu evliliği gerçekleştiremezsek, sen kendini öldü bil. | Open Subtitles | إن لم نحصل علي هذه المصاهرة، فـ إعتبر نفسك ميت |
| Anlaş gitsin. -Bu iş bitti bil. | Open Subtitles | موافق بالطبع ــ إعتبر الأمر قد تم |
| Evindeymiş gibi düşün , Albert. Julie halen hazırlanıyor. | Open Subtitles | إعتبر نفسك في بيتك، ألبرت جولي ما زالت تستعد |
| Doğru yere geldiniz. Düşmanınızı öldü bilin. | Open Subtitles | لقد جئت للمكان المناسب . إعتبر عدوك في عداد الموتى |
| Buna izin verebiliriz Oldu sayın Albay. | Open Subtitles | - يُمْكِنُ أَنْ نَسْمحَ بذلك، يا بول. - إعتبر الأمر منتهيا يا كولونيل |
| Ama o aygıtı tehlikeli malzeme olarak kabul edin. Hazırlıklı olun. | Open Subtitles | لكن إعتبر هذا الجهاز من الأجهزة الخطرة إستعد لذلك |
| Kıçına da sokabilirdi. Kendini şanslı say. | Open Subtitles | و إعتبر نفسك محظوظاً لأنه لم يخبأها في مؤخرتك |
| Aslında iki şey ama ilkini Sevgililer Günü hediyesi say. | Open Subtitles | شيئان في الواقع لكن إعتبر الأول كهدية عيد الحب |
| Eğer yalnızca reçelse kendini şanslı say. | Open Subtitles | إعتبر نفسك محظوظاً، أن كانت مجرد أثار مربي. |
| Kewndini ringde meydan okunuyormuş say, saat yedide. | Open Subtitles | إعتبر نفسك مُتحدّيـّاً في "الحلبة"، الساعة الـ 7 |
| Kendini şanslı say. | Open Subtitles | إعتبر نفسك محظوظاً أنني سألتك على كلّ |
| Oldu bil. | Open Subtitles | إعتبر الأمر قد تم |
| Oldu bil. | Open Subtitles | إعتبر الأمر قد تم |
| Bu kolay olmadı Nathan, ama olmuş bil. | Open Subtitles | لم يكن هذا سهلاً (ناثان) , لكن إعتبر أنه تم |
| Bütün o yıllardan sonra arkadaşlığımızın bittiğini düşün. | Open Subtitles | إعتبر صداقتنا طوال الأعوام الماضية قد إنتهت الآن |
| İstediğin zaman gel. Kendi yerin gibi düşün. | Open Subtitles | فلتأتي بأي وقتٍ تريد فحسب إعتبر بأن هذا منزلك |
| Peggy Haplin'in partisine katılmamı sağladığın için bir teşekkür olarak düşün. | Open Subtitles | إعتبر هذا رد للجميل لمساعدتي اقتحام حفلة "بيغي هابلن" الليلة |
| Oldu bilin bay Perriman. | Open Subtitles | ستكون هناك أكياس بلاستيكية تحت بالوعة المطبخ إعتبر ذلك تم سيد بيرمن |
| Ne yaptığınızı biliyor olsaydınız hapis cezası alırdınız, kendinizi şanslı sayın. | Open Subtitles | ...إذا كنت تعلم ماذا تفعل لكنت تواجه عقوبة السجن... لذا إعتبر نفسك محظوظاً |
| Şu anda kolay olmayacağını biliyorum ama bunu bir iyilik olarak kabul etmeyi dene . | Open Subtitles | أعلم أن الأمر صعبٌ الآن أيها التحرّي لكن إعتبر هذا خدمةً لك. |
| Felix'i rahat ettirmeden olur mu hiç. Kendini evinde gibi hisset. | Open Subtitles | أنا لا أساوى شيىء إذا لم أكن مضيافا يا "فيليكس" إعتبر نفسك فى منزلك |
| Türlerindeki bir azalma olarak düşünüldü, ırklarındaki bir kirlilik. | Open Subtitles | هو إعتبر تخفيف نوعهم، تلوث جنسهم. |