Benim için, özel hayatımla herkesin görebildiği hayatım arasında bir fark yok. | Open Subtitles | حسنا بالنسبة الي لا يوجد أي اختلاف حياة خاصة أو حياة عامة |
Benim için, özel hayatımla herkesin görebildiği hayatım arasında bir fark yok. | Open Subtitles | حسنا بالنسبة الي لا يوجد أي اختلاف حياة خاصة أو حياة عامة |
Üçüncü dereceye çıkmak 5000$ tutuyor, ama kendimi hiç farklı hissetmiyorum. | Open Subtitles | يلزمك 5 آلاف دولار لبلوغ الستوى 3، ولا أشعر بأيّ اختلاف. |
Siz başkalarının arama sonuçları ile kedinizikinin ne kadar farklı olduğunu göremezsiniz. | TED | لا تستطيع رؤية مدى اختلاف نتائج بحثك عن أي شخص آخر. |
Çok şekerdir. Özür dilerim. Bu saat farkı çok garip. | Open Subtitles | آسف على ذلك الأتصال انه فقط من أجل اختلاف الوقت |
Bir kadın evlendiğinde, soyadı değişir. O zaman bir farklılık olur. | Open Subtitles | . عندما تتزوج المرأة , يتغير اسمها . وهذا يصنع اختلاف |
Bu basit bir hata çünkü telaffuzunda çok ince bir fark var. | Open Subtitles | لقد كان خطأ يمكن حدوثه بسهولة لأنه هناك اختلاف بسيط في الحروف |
Beş ya da beş milyon Yahudi, senin için fark etmiyor değil mi? | Open Subtitles | 5 يهود و 5 ملايين، وأنا أعتقد أنه لا اختلاف لكم، أليس كذلك؟ |
Bu iki gazete arasında oldukça önemli bir fark vardı. | TED | هناك اختلاف مهم جدًا بين هاتين الصحيفتين. |
Bu kâr, fiyat ve maliyet arasındaki o küçük farktır ve bu fark işletmenin yarattığı her türlü çözümü ve çözmeye çalıştıkları her türlü sorunu oluşturur. | TED | الربح هو اختلاف بسيط بين السعر والتكلفة يتناول انتاج أي حل يصنعه العمل التجاري لأي مشكلة يحاولون حلها |
Bir imgeyi görmekle aynı imgeyi gördüğünü hayal etmek arasında neredeyse fark yok. | TED | الأختلاف بين رؤية صورة و تخيل رؤية نفس الصورة, بالكاد يكون لا يوجد اختلاف. |
Cinsiyet ve ırk kesinlikle fark etmezdi. | TED | الجنس لم يكن يهم، كما لم يكن يهم اختلاف العرق كذلك. |
Ancak, bir Avrupalı ve bir Afrikalı bireye bakınca, bu durum farklı. | TED | كما هو الحال مع الاوروبي وبين الافريقي اذ لا بد من وجود اختلاف فيما بينهما |
Bunun, bizim alışık olduğumuzdan ne kadar farklı olduğunu görmeniz için bir anlığına gözlerinizi kapayın ve güneydoğuyu gösterin. | TED | ودعونا نتفق عن مدى اختلاف ذلك عن طريقتنا، أريدكم أن تغلقوا أعينكم لثانية وتُشيروا للجنوب الشرقي. |
Demek istediğim, gerçekten şehirlerin biririnden ne kadar farklı olduğunu düşünsenize. | TED | وأعني ان تفكر في حقيقة اختلاف هذه المدن بطبيعة الحال. |
Dillerin esasen birbirlerinden nasıl farklı olduğundan biraz bahsedeyim. | TED | دعوني أخبركم عن كيفيّة اختلاف اللّغات جوهريّا. |
Bu farklı düşünen insanların diyalog kurması demek; farklı politik görüş, farklı dünya görüşü ve farklı değerlere sahip insanların. | TED | وبهذا يكون لدينا حوارات بين الناس على اختلاف نظرتهم للسياسة والعالم والقيم. |
İstatistiksel olarak, Neandertaller'in bir Afrikalı ile veya bir başka Afrikalı ile eşleşme sıklığı olarak bir farkı yoktu. | TED | كانت احصائية بحتة .. اذ من المنطقي ان لايكون هناك اختلاف بين مدى تمايز ال" النيدرثيلس " مع الافارقة |
Ancak, Afrikalılarla Afrikalı olmayanlar arasında kesin bir farklılık olup olmadığını sorabiliriz. | TED | ويمكننا ان ننتقل الى تساؤل آخر وهو هل هناك اختلاف واضح جداً بين الافارقة و غير الافارقة ؟ |
aynı zamanda zanlının yaşını tahmin etmek en zor şeydir ve sırf birinin yaşı tutmuyor diye onu kolayca soruşturma dışında bırakmam. | Open Subtitles | وانه يجب عدم استبعاد شخص ابدا بسبب اختلاف في العمر ماذا عن التكهن؟ بانه بسبب عدم وجود اي دليل في مسرح الجريمة |
Planlamada basit bir değişiklik, insan trafiğinde kocaman bir farka ve bağlarımızda kazara değişimlere neden olur. | TED | تغير بسيط في التخطيط اختلاف كبير في تزاحم الناس والعثرات العرضية في شبكة التواصل |
Oradaki zehirli bitkilerle buradaki zehirli bitkiler birbirinden çok farklıdır. | Open Subtitles | يوجد اختلاف كبير بين السموم الموجودة في كالورادو وهذا المكان |
Annemin planını aynen uygulayacağız ama bir farkla. | Open Subtitles | سوف نستعمل خطّة والدتي بوجود اختلاف واحد |
Görüş ayrılığı. Ben kendi giyinmeli diyorum o aksini düşünüyor. | Open Subtitles | اختلاف في الآراء، أنا أرى أنه يجب أن تلبس بنفسها وهي لا تظن ذلك |
Materyal âlem ile anti-materyal âlem arasındaki iletişimin farkından bahsediyordun. | Open Subtitles | كنت تتحدث عن اختلاف الاتصال بين العالم المادي والعالم اللا مادي .. صحيح؟ |
Ancak molekülün sağ tarafı, her bakteri türünde biraz değişik. Bu durum, her bakteri türünün | TED | ولكن يوجد في الجزء الايمن من الجزيء اختلاف بسيط في كل الاصناف وهذا يقوم على منح |
Ve bazen bu farklar neden yapıyoruz ve ne yapıyoruza dönüşüyor. | TED | و هذه المفارقة عادةً ما تؤدي إلى اختلاف في سبب فعلنا لما نفعله. |
Çoğunlukla bu iki hava kütlesi arasında büyük sıcaklık farkları vardır. | Open Subtitles | هنالك اختلاف جليّ بين حرارة كلّ من كتلتي الهواء |
Herhangi bir küçük varyasyon ortaya çikiyorsa onlar bu tarafa siz su tarafa bakiyorsaniz belki de aniden her sey degisir ve simdi de söyle merak etmeye baslarsiniz baska ne farklidir? | Open Subtitles | اذا ظهر أي اختلاف بسيط هم ينظرون بهذه الطريقة أنت تنظر بطريقة أخرى ربما يتغير كل شيء |
Bir görüş farklılığı yaşadık. | Open Subtitles | كان بيننا اختلاف مهني في الآراء. |