| "Deprem" diye bağır ve panik yarat. | Open Subtitles | اصرخ بأعلى صوتك , هناك زلزال , وانشر نوبة من الرعب |
| Beni affet, bağır, çağır. Bir tepki ver be adam! | Open Subtitles | سامحني، اصرخ بي اعطني فقط شيئاً أعمل به، حسناً؟ |
| Preston, çok kızgınım! çığlık mı atayım yoksa ağlayayım mı bilmiyorum. | Open Subtitles | اوه يا بريستون ,اننى غاضبة جدا , لااعرف هل ابكى ام اصرخ. |
| bağırmıyorum. Konuşmam böyle. | Open Subtitles | أنا لا اصرخ هذه هي طريقتي بالتحدث |
| Çünkü duvardan sana bağırıyorum. | Open Subtitles | هذا لأنني كنت اصرخ من خلف الجدار لكي اخيفك |
| Beni duyabiliyorsan üç kere bir yere vur ya da bağır. | Open Subtitles | إن كان بوسعك سماعي، فلتطرق 3 مرّات أو اصرخ |
| Yakalandığnda küçük kız edanla bağır. | Open Subtitles | عندما يجدك, تصرف كأنك فتاه صغيرة اصرخ كالأحمق, لذلك لن يعتقد بأنك تشكل تهديد |
| - Ben önemliymişim gibi! bağır bana! - Sana bağırmak istemiyorum Margaret. | Open Subtitles | تصرف كأني هامة بحياتك , اصرخ بي لا اريد ان اصرخ , مارجريت |
| İstediğin kadar bağır çocuk. Kaçmayacaklar. Doğalarını değiştiremezsin. | Open Subtitles | اصرخ بقدر ما تستطيع, يا فتى فلن يهربوا, لا يمكنك تغيير الطبيعة |
| Gelecek sefer daha sesli bağır. | Open Subtitles | اصرخ بصوتٍ أعلى في المرة القادمة |
| çığlık atmaya başladım. Evden çıktım, "Zelda öldü" diye bağırıyordum! | Open Subtitles | بدأت بالصراخ و ركضت خارجة من المنزل اصرخ زيلدا ماتت! |
| Bazen gece uyanıp çığlık atmamaya çalışırken çok yakın gibi hissediyorum. | Open Subtitles | بعض الاحيان عندما استيقظ في الليل احاول الا اصرخ وتبدو الجزيره قريبه |
| 45 dakikadır dışarıda çığlık atıyorum. Biliyorum çünkü lânet saatim bozuldu. | Open Subtitles | لـمدة 45 دقيقة كنت اصرخ بالخارج اعلم ذلك ، حسب ساعتي المكسورة |
| Karen? Hayır,bağırmıyorum Ben sadece | Open Subtitles | كارين ، لا ، لا اصرخ انا احاول ان |
| bağırıyorum çünki sana bir kez gitmemeni söylemiştim. | Open Subtitles | امان لماذا تصرخ؟ انا اصرخ لانى قلت لك الا تذهبى الى المعسكر الصيفى من قبل |
| Tanrım, bağırmak istiyorum. Felaket bağırmak istiyorum. | Open Subtitles | يالهـــي , أريد أن أصارخ أريد ان اصرخ بقووووة |
| Oğlum, berbat edince ona tıpkı babamın zamanında bana yaptığı gibi bağırdım. | Open Subtitles | في اللحظة التي يفسد فيها ابني شيئا اصرخ فيه تماما كما كان يفعل والدي |
| Sen en iyi arkadaşımsın ve her zaman sana Bağırdığım için de üzgünüm. | Open Subtitles | أنت صديقي المفضل وانا أعتذر لأنني كنت اصرخ عليك |
| - Bekle. - Tecavüz diye bağırırım. - Bedelini öderim. | Open Subtitles | انا يمكن ان اصرخ اغتصاب- انا ممكن ان ادفع لك- |
| Neden böyle bağırdığımı acı çektiğimi ve çılgınca davrandığımı anlamışsındır Umarım beni televizyonda görmüştür. | Open Subtitles | هل تعرف لماذا كنت اصرخ واتصرف كالمجانين سابقاً؟ كنت اتمنى ان يراني في التلفاز |
| Neler var listede? "Jimmy'den otlan, uykunda çığlık at, Best Buy'da insanları korkut"? | Open Subtitles | ماذا تقول القائمة؟ خذ شيئا مجاني من جيمي ، اصرخ عليك أثناء نومك، تهديد الناس في محلات بيست باي |
| Objektif olmaya çabalıyordum ama sonu bir hastaya öfkeyle bağırmam oldu. | Open Subtitles | حاولت ان اكون هادف لكن انتهيت وانا اصرخ على احد مرضاي |
| Ama ağlamama engel olamıyorum. Çok mutsuzum, haykırmak istiyorum. | Open Subtitles | بس مش قادرة ابطل عياط حاسة اني تعيسة و عايزة اصرخ |
| Sana bir daha bağırmayacağım. | Open Subtitles | لن اصرخ عليك بعد الأن- لكنك ستخبرني بهدوء حالما اي شيء يبدء بأيذائك- |
| Sana bağırmamalıydım. Bunu düzeltebiliriz. | Open Subtitles | لم يكن من المفروض ان اصرخ عليك يمكننا تصحيح ذلك |