| Seni bütün hallerinle şimdi ve ilelebet çılgınca seveceğime yemin ederim. | Open Subtitles | أقسم أن أحبك بجنون في كل حالاتك من الآن و للأبد |
| Tanrı'nın annesi kutsal Meryem, bizim için dua et, şimdi ve ölüm anımızda. | Open Subtitles | مريم المقدّسَة، أم الرَب، صلّي لأجلنا نحنُ العُصاة الآن و في ساعةِ موتِنا، آمين |
| Haklısın Charlie, ancak o Artık korkmuyor, ...ve bizde dinlemek istiyoruz. | Open Subtitles | انت محق تشارلي ولكنها ليست خائفة الآن و نحن نريد الاستماع |
| Bu belgeye göre Artık servet benim. Hadi! Yapabileceğiniz hiçbir şey yok! | Open Subtitles | هذه الوثيقة تقول أنا صاحب الثروة الآن و لا يمكنك فعل شيئا |
| Şimdi, bak, Margie, Şu andan itibaren, siz kızlara "Ray'inkiler" diyeceğiz. | Open Subtitles | حسناً ، انظري يا مارجي منذ الآن و أنتم ستكونون الريليتس |
| şu an telefonda bir müşteriyle konuşuyorum ve kaptana kadar.. | Open Subtitles | ما هو الشئ الذي تريد الآن و لا يمكنه الانتظار |
| Bn Weiner Şu anda dairenizdeyim ve her şey yolunda gözüküyor. | Open Subtitles | سيدة وينر, أنا في الشقة الآن و كل شيء يبدو جيد |
| Ve Şimdi de amacına ulaştığına göre, tablomu geri almaktan mutluluk duyacağım. | Open Subtitles | و الآن و قد حققتِ ما تريديه اريد ان اشترى لوحتى مجددا |
| şimdi ve ölüm saatimizde. | Open Subtitles | الآن و في ساعةِ مماتنا الآن و في ساعةِ مماتنا |
| Sadece şimdi ve burası var.Hayat var. | Open Subtitles | لا يوجد شيطان لا يوجد إله يوجد هنا و الآن و الحياة |
| Eski güçleri çağırıyorum, maskemizi şimdi ve gelecekte düşür, | Open Subtitles | أنا أستدعي القوى القديمة لتنزع القناع عنا الآن و للمستقبل |
| Bu doğru değil Keith. Şeytan da yok Tanrı da yok. Sadece şimdi ve burası var ve hayat. | Open Subtitles | لا يوجد شيطان لا يوجد إله يوجد هنا و الآن و الحياة |
| Uçmaya başladığınıza göre, Artık biraz da taktik öğrenme vakti. | Open Subtitles | الآن, و بعدما تعلمتم الطيران حان وقت تعلم بعض التكتيكات |
| Şimdilik onu hayatta tutuyoruz. Ancak Artık tıbben bir ölü. | Open Subtitles | نحن نبقيها على قيد الحياة الآن و لكنها ميته دماغياً |
| Şimdi Artık şerif olduğuna göre bana borcunu ödemenin bir yolunu bulabileceğimize eminim. | Open Subtitles | الآن و أنتِ المأمور، أنا واثقٌ أنّنا نستطيع التوصّل لطريقةٍ لتسدّدي ذلك الدين. |
| Şu andan itibaren, sıradaki yeriniz... bu cemaatteki yaşınıza göre belirlenecektir. | Open Subtitles | من الآن و صاعداً، ترتيبكُنّ في الصفوف .. تحددهُ أعماركنّ في هذا المجتمع. |
| Şu andan itibaren, defterlerinize yazmanın yanı sıra... haftada bir kez... | Open Subtitles | من الآن و صاعداً، إضافة للكتابة في دفاتركُنّ .. ستقومون مرّة في الأسبوع .. |
| Şu andan itibaren dünya sizin bildiğiniz dünya olmayacak! | Open Subtitles | من الآن و صاعدا ، العالم الذى تعرفوه سينتهى من الوجود |
| Yani o zamanla şu an arasını düşününce o çatalı bırakmana ihtiyacım var. | Open Subtitles | لذا من الآن و حتى حينها سأحتاج منك بالطبع أن تخفض تلك الشوّكة |
| şu an durumu iyi ama hâlâ istasyondaki bakteri düzeyini kontrol ediyorum. | Open Subtitles | هي بخير الآن, و لكنني لا زلتُ أتفحص نمو البكتيريا في المحطة |
| Şu anda yaşadığın eve, bir yıl sonra da ondan boşanmışsın. | Open Subtitles | و نفس المنزل الذي تقطنين فيه الآن و انفصلتما بعد عام |
| Aslında Şu anda kaçmaya çalışıyoruz, Ama biraz kavgaya ihtiyacımız var. | Open Subtitles | في الحقيقة نحن نحاول الهرب الآن و لكني أحتاج إلى شغب |
| Tae Gong Shil ayrıldı, Şimdi de Sekreter Kim ve Şef Kang. | Open Subtitles | تاي جونج شيل" إستقالت ثُم السكرتير "كيم" و الآن" "و الآن"كانغ وو |