| Ve böyle konuları konuşmak için burası uygun bir yer değil. | Open Subtitles | إضافة إلى أن المكان ليس ملائما ً للحديث عن هذه الأمور |
| Aslında burası o kadar da kötü bir yer değil. | Open Subtitles | أتعلمين ؟ أظن أن هذا المكان ليس سيئاً لهذه الدرجة |
| Çünkü burası iş sahibi olmayan insanların geldiği bir yer değil. | Open Subtitles | لأن هذا المكان ليس فقط لأجل الناس الذين لا يملكون عمل، |
| Sanırım açık garaj gerçekten iyi bir saklanma yeri değil. | Open Subtitles | مفتوح كراج أن أعتقد للاختباء الأفضل المكان ليس |
| Fena yer değilmiş. Sevgili eşimi de alıp buraya geleyim, ne dersin? | Open Subtitles | هذا المكان ليس سيئاً، قد أحضر زوجتي إلى هنا |
| Buradan gitmemiz lazım. Güvenli değil burası. | Open Subtitles | يا صاحبي ، يجب أن نخرج من هنا المكان ليس آمن هنا |
| Burası kılıçla dövüşmek için uygun bir yer değil. | Open Subtitles | من الواضح أن هذا المكان ليس مناسباً للمبارزة |
| Dövüşmek için doğru bir yer değil! Wing, Kai! | Open Subtitles | لدي مرضى هنا لذا المكان ليس مناسبا للمعارك |
| Burası insanların inanışlarına müdahale eden bir yer değil. | Open Subtitles | هذا المكان ليس مكان لندخل فيها معتقداتهم |
| Burası geceleri kız atmak için hiç de fena bir yer değil, ha? Bana yapmadığını söyleme. | Open Subtitles | هذا المكان ليس سيئاً لتجلب فتاة ' أليس كذلك؟ |
| Burası büyük bir bir yer değil. | Open Subtitles | هذا المكان ليس كبيراً إلى هذا الحد، فشريطة أنها ما زالت هنا |
| Burası öyle herkesin girip çıkabileceği gibi bir yer değil, kurbağa. | Open Subtitles | هذا المكان ليس من أجل الجميع . لتصولـــي و تجولــي فيه أيتها الضفدعــة |
| Orası senin gibilerin sıkıldığı zaman gidecekleri bir yer değil. | Open Subtitles | ذلك المكان ليس بالمكان الذي يأتي فيه شخصا مثلك ليمضي وقته |
| Anlamıyorsun,bilmiyorsun.Burası, düşündüğümüz yer değil. | Open Subtitles | لكنك لا تفهم، ولا تعرف هذا المكان ليس كما توقعناه |
| Niye be kadın? Çünkü Mutlu Sonlar hiç kimsenin ayık olması ve aydınlığa ulaşması için uygun bir yer değil de ondan. | Open Subtitles | لأن ذلك المكان ليس مكانا لا للإقلاع ولا للتنوير |
| Galiba burası komşularla tanışılan bir yer değil pek. | Open Subtitles | حسناً، انا اظن ان هذا المكان ليس بالمثالي حيث يمكنك التعرف على جيران |
| Bu bina sandığınız gibi erişilmez bir yer değil. | Open Subtitles | هذا المكان ليس منعزلٌ تمامًا كما تعتقدون. |
| Burası ziyaret etmek için pekte uygun bir yer değil. | Open Subtitles | أعرفُ ذلك المكان ليس هادئًا كما هو شائع عنه |
| Burası gurme yeri değil ki. | Open Subtitles | هذا المكان ليس مطعماً حكوميّاً. |
| İyi haber. Boş yer değilmiş. | Open Subtitles | المكان ليس ضائعًا بالكامل |
| Buradan gitmeliyiz. Güvenli değil burası. | Open Subtitles | يجب أن نخرج من هنا المكان ليس آمن |