| Bir gün kızlarla lokantada yemek yerken bize kartını verdi. | Open Subtitles | لقد سلم بطاقته للكثير منا على العشاء في يومٍ ما |
| Bu beyefendi bir videoyu kontrol etmek istediğinde, kartını alırsın. | Open Subtitles | عندما يود هذا المحترم مشاهدة مقطع فيديو ، خذي بطاقته |
| Güvenlik soygundan hemen önce bir çalışanın kimlik kartını kullandığını tespit etti. | Open Subtitles | إكتشف أم المتحف أن أحد الموضفين أُستعملت بطاقته قبل حدوث السرقة بقليل |
| Bak! Bu Gaddar Bob Gunderson! kartı hala bende duruyor. | Open Subtitles | انظروا ، إنه جريمي بوب جندرسون لا زال لدي بطاقته |
| Sana şimdiki kartını ve simsarın geçen sene verdiği kartı gönderdik. | Open Subtitles | لقد أعطيناك بطاقته كما البطاقة التي أعطانا إياها ممثلوه العام الماضي |
| Sonra anahtar kartını alıp tüm güvenlik protokollerini baştan programlayacağım. | Open Subtitles | ثم سآخذ بطاقته وأعيد برمجة كل البروتوكولات الأمينة بهذا المكان |
| Sonra anahtar kartını alıp tüm güvenlik protokollerini baştan programlayacağım. | Open Subtitles | ثم سآخذ بطاقته وأعيد برمجة كل البروتوكولات الأمينة بهذا المكان |
| Bir adam kartını bıraktı. Aynasız. Tekrar geleceğini söyledi. | Open Subtitles | شخص ما ترك بطاقته شرطي ، قال انه سوف يعود |
| Lionel, mağazadaki adam bana kartını verdi. | Open Subtitles | ليونيل , هناك رجل اعطاني بطاقته في المتجر |
| Bilmiyorum. Peşin ödedi. Kredi kartını görmedim. | Open Subtitles | لم أعرف اسمه,لقد دفع نقداً,لم أرى بطاقته الائتمانية |
| Gardiyan, Curtin geldikten iki hafta sonra kartını kaybetmiş. | Open Subtitles | جيوارد فقد بطاقته بعد أسبوعين من وصول كورتين |
| ATM kartı birkaç tane nakit çekimi bildirmiş ölümünden sonra. | Open Subtitles | بطاقته الائتمانية قامت بعمل سحب مرتين بعد توقيت وفاته |
| Geçen gün Kredi kartı Montreal'de kullanılmış. | Open Subtitles | لقد تم استخدام بطاقته الإئتمانية يوم أمس في مونتريال. |
| - Adamın kartı hâlâ faal. - Onu gösterebilir misin? | Open Subtitles | بطاقته مازالت فعّالة - هل يمكنك أن تشير إليه ؟ |
| Kredi kartı borçlarının ödenebilecek en düşük tutarını öder. | Open Subtitles | دائماً يضع مدفوعاات قليلة في بطاقته الائتمانية يكسر هاتفه المحمول مرة في الشهر |
| Bu eyalette kayıtlıysa, kimliğini çabucak buluruz. | Open Subtitles | إن كانت مسجلة في سجل هذه الولاية فلن يأخذ استخراج بطاقته و بياناته أكثر من ثوانٍ معدودة |
| Bir müzik sitesindeki hesabını ele geçirip kart bilgilerini çaldım. | Open Subtitles | اخترقت حسابه على متجرٍ موسيقيّ على الإنترنت وسرقت بطاقته الإئتمانية |
| Doğru, bir hafta önce kredi kartıyla büyük bir çiçek aranjmanı alınmış. | Open Subtitles | حسنا, لقد اشترى الكثير من الأزهار موجود على بطاقته في الأسبوع الماضي. |
| Banka kayıtlarına göre dört gündür kartında hareketlilik var. | Open Subtitles | أظهر البنك دفعات متفرقه على حساب بطاقته الإئتمانيه خلال الأيام الأربع الماضيه |
| Kredi kartlarını dondurduk, fakat şu anda nakit kullandığı için, izlemek daha zor. | Open Subtitles | لقد جمدنا بطاقته الائتمانية لكنه يستخدم النقود سيصعب تعقبه |
| Fakat bu süre içinde kredi kartları kullanılmış. | Open Subtitles | ولكن بطاقته الإئتمانية كانت تستعمل طوال هذه الفترة. |
| Mail hesabını kırıp kredi kartı faturasına telefon faturasına ve kütüphane kartının numarasına ulaştım. | Open Subtitles | لقد إخترقت فاتورة بطاقته الإئتمانية، فاتورة الهاتف وبطاقة المكتبة. |
| Evet,ama bu çocuklar onlara inandığı için oluyor. ve enerjisini hissedebiliyorlar. | Open Subtitles | نعم ، ولكن ربما ذلك بسبب أنه يصدق ذلك ولأنهم يستطيعون أن يحسوا بطاقته |
| O da rozeti teslim ederse başka şansım olmaz! | Open Subtitles | لو سلّم بطاقته طواعية له، فلن يكون ثمّة قتالٍ" |
| Kredi kartına göre, hesap özetleri yalan söylemez günlük kafein ihtiyacını karşılamak üzere yolda olmalı. | Open Subtitles | بافتراضِ أنّ بياناتِ بطاقته الاعتماديّة صحيحة، فيجب أن يتناول جرعته اليوميّة من الكافيين. |
| Mike Traceur az önce kredi kartından yüklü miktarda para çekti. | Open Subtitles | لقد قام مايك تراسر للتو بسحب مبلغ من النقود على بطاقته الإئتمانية |
| Kartviziti burada bir yerde olacak. | Open Subtitles | بطاقته هنا في مكان ما |