| Will, yardım etmen çok güzel bir davranış. Yola geleceğini biliyordum. | Open Subtitles | ويل, أعتقد أنه من الرائع أنك تساعدنا علمت أنك ستأتي للحدث |
| Hastaneye doğru geliyordum ama senin iyi olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | كنت سأذهب إلى المستشفى لكنني علمت أنك بخير |
| Yapabileceğini biliyordum. | Open Subtitles | لكنني علمت أنك تفعلها أمنت بذلك من أعماق قلبي |
| İyi bir dansçı olduğunu biliyordum ama bu kadar iyi bir aktör olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | علمت أنك راقص جيد لكنني لم أعلم أنك ممثل بارع |
| ama ayrılıyor olduğunu duydum ve buraya gelip sana, benim hayatımda ne kadar önemli bir insan olduğunu ve seni özleyeceğimi söylemeliydim. | TED | ولكني علمت أنك سترحل، فقررت ان أتي و أخبرك أنك كنت رجلا مهما للغاية في حياتي ، وأني سأفتقدك. |
| Buraya geleceğini biliyordum. | Open Subtitles | ما إن رأيت المستشفى حتى علمت أنك ستكون هنا |
| Orada çok mutlu olduğunu biliyordum. Ne yaptım ben? Bunu bana nasıl yapabildin? | Open Subtitles | علمت أنك كنت مبالغاً في فرحتك ماذا فعلت؟ |
| Anlayacağını biliyordum. - Seni sonra ararım. | Open Subtitles | أنت الأفضل، علمت أنك ستتفهم سأنصل بك لاحقاً |
| mesajı biliyordum babana anlaması için verdim sinek kuşu iyi olan. | Open Subtitles | علمت أنك ستفهم الرسالة التي ذكرتها لوالدك |
| Gerçekte neler hissettiğimi, neler başarmaya çalıştığımı anlayabilecek tek kişinin sen olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | علمت أنك تكونين الوحيده اللتي ستشعر بما يحصل حقاً من يستطيع الشعور بما أحاول تحقيقه |
| Çok güzel. Yola geleceğini biliyordum. | Open Subtitles | أوه رائع لقد علمت أنك ستأتي إلي يا صاحبي |
| Parti vereceğini biliyordum ama bu kadar şaşaalı olacağını bilmiyordum. | Open Subtitles | علمت أنك تنظم حفلا, ولكني لم أعلم أنه سيكون حفلا ضخما |
| Sende zili çalacak yüreğin olmadığını biliyordum. İyi. | Open Subtitles | لقد علمت أنك لم تكن شجاعاً بما فيه الكفاية لكي تدق الجرس |
| Bunu kaldıramayacağını biliyordum. - Özür dilerim. Kafam çok iyi. | Open Subtitles | أتعلم ماذا , أنا علمت أنك لا يمكنكَ تولى أمراً مثل هذا أنا آسف , أنا آسف أنا مُخدراً للغاية |
| Aşkla filan işim bitti laflarının yalan olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | لقد علمت أنك كنتِ تكذبين عن كونكِ انتهيت من الحب وكل ذلك |
| Uzak duramayacağını biliyordum. | Open Subtitles | لقد علمت أنك لا تستطيع أن تبقى بعيدا عن المعركة |
| Seni adi herif! Bir şeyler çevirdiğini biliyordum! | Open Subtitles | أنت يا ابن الساقطة علمت أنك تخطط لشيء ما |
| Çünkü buna aldırış etmemeyi başaramayacak kadar inatçı olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | لأنني علمت أنك عنيد جدا لتتخطى ذلك الأمر |
| Newman bir ağaçta kürk bulduğunu duydum ve o kürk bir arkadaşıma ait ben de ona geri vermek istiyorum. | Open Subtitles | علمت أنك وجدت معطفاً من الفراء فوق شجرة وأعتقد أنه يعود إلى أحد أصدقائي وأريد ارجاعه إليه. |
| tezgahın parçası olarak bulacağını nasıl biliyordu? | Open Subtitles | كيف علمت أنك تحمله معك بما أنها تخطط لمؤامرة؟ |
| Anladığım kadarıyla oyunda başrol oynuyorsunuz. | Open Subtitles | لقد علمت أنك أستطعتَ الفوز بالدور الرئيسي في مسرحية المدرسة |