| 10 yıl önce Paul'e onu sevdiğini söylüyordu ama bunlar yalandı. | Open Subtitles | منذ 10 سنوات أوهمت بول أنها تهيم فى حبه ولكن كل هذا كان كذب |
| Demek Kralının bizimle tanışma sözü bir yalandı | Open Subtitles | ؟ أذن وعد ملكك لإجتماعه كان كذب. - الملك لا يكذب! |
| Kabul ediyorum, geri kalan her şey yalandı. | Open Subtitles | إنني أعترف، بأنَّ كل شيء آخر كان كذب |
| Şimdi, bu yalan mıydı değil miydi? | Open Subtitles | الآن بعد أن كان كذب أم لا؟ |
| yalan mıydı? | Open Subtitles | هل كان كذب ؟ |
| Sanirim hakime Charlotte ile ilgili söyledigi her sey yalanmis. | Open Subtitles | اذا اعتقد ان كل شي اخبرت به القاضي عن شارلوت كان كذب. |
| Fakat bu bir yalan ve kandırmacaymış. | Open Subtitles | لقد كان كذب ... |
| İnandığım her şey alevlerde gördüğüm o büyük zafer hepsi yalanmış. | Open Subtitles | كل شيء اؤمن بهِ الانتصارات العظيمة التي رايتها في النيران كل هذا كان كذب |
| - 72 yaşındasın sanıyordum. - Hepsi bir yalandı. | Open Subtitles | اعتقدت ان عمرك 72 الشيئ كله كان كذب |
| Hepsi yalandı. Sahteydi, endişeden kuduruyorum. | Open Subtitles | كل الكلام كان كذب لأنني كنت مفزوع |
| Yıllarca aldatıldım çünkü, her şey yalandı. | Open Subtitles | طوال هذه السنوات كنتِ تخدعيننى لأن كل هذا كان كذب لا - حياتك كلها |
| Hastalığın yalandı, değil mi? | Open Subtitles | المرض كان كذب, أليس كذلك ؟ |
| Ama, hepsi yalandı. Her kelimesi. | Open Subtitles | و لكن كل ذلك كان كذب |
| Sana son söylediğim şey yalandı. | Open Subtitles | أخر شيء أخبرتكِ به كان كذب |
| Fakat bu bir yalan ve kandırmacaymış. | Open Subtitles | لقد كان كذب ... طعم ومصيدة |
| Yalanmış. Meğer hepsi yalanmış. | Open Subtitles | أكاذيب كل شيء كان كذب |