| Hiçbir zaman mağara ağzına dikkatleri üzerimize çekecek birşey koyma. | Open Subtitles | لا تضع أبداً شيئا قرب فم المغارة لتجذب الإنتباه إلينا |
| Bu genel bir problem. Kart anahtarını telefonunla asla aynı yere koyma. | Open Subtitles | إنها مشكلة شائعة , أبدا ً لا تضع بـطـاقـة الـدخـول مـع هـاتـفـك |
| Mağazadan çıkana kadar ellerini cebine koyma. | Open Subtitles | لا تضع يدك في جيب المعطف حتى تخرج من المحل |
| O laflar masaya yemek koymuyor. | Open Subtitles | حسنا، الكلمات لا تضع طعاما على الطاولة. |
| Amca, şu an başın belada, ama bütün suçları üzerimize atma. | Open Subtitles | عمى أنت الآن في المشكلة لكن لا تضع كل اللوم علينا |
| Kendini asla bu adamları sokmayacağın bir duruma sokma. | Open Subtitles | لا تضع أبداً نفسك في موقع يخوّلكالأخذمن هؤلاءالرجال. |
| Beni dinle.Benim kisiligime bile laf soyle ama, ne olur yalvariyorum benim suyumu bosa harcama. | Open Subtitles | اسمع, يمكنك الاعتقاد ما شئت بشأن صحتي الشخصية, آه ولكن, رجاءاً, رجاءاً لا تضع مائي سدى |
| Sen şu an üstünde olan kıyafetlerini çekmecelerinden birine koysana. | Open Subtitles | و لماذا لا تضع الملابس التى ترتديها فى احد ادراجك ؟ |
| Jaws'ı filmin ilk bölümüne koymazsın. | Open Subtitles | و لا تضع الفك المفترس في اللقطات الأولى للفليم |
| Vazife başındayken neden güneş gözlüğü takmıyorsun? | Open Subtitles | لا تضع نضارتين أبداً عندما تكون في مهمة. |
| Mağazadan çıkana kadar ellerini cebine koyma. | Open Subtitles | لا تضع يدك في جيب المعطف حتى تخرج من المحل لم لا ؟ |
| Ben ona onların arasına kırmızı t-shirt koyma dedim. | Open Subtitles | لا تضع هذا القميص هنا هذا اللون غير ملائم |
| Kendini asla bu adamlardan alıcı pozisyonuna koyma. | Open Subtitles | لا تضع أبداً نفسك في موقع يخوّلكالأخذمن هؤلاءالرجال. |
| Kanlı tavuk sandviçi istemiyorsan, elini bıçağın yoluna koyma. | Open Subtitles | اذا كنت لا تريد اعداد رومى بالاصابع لا تضع يدك امام النصل وهو يعمل |
| Dur McCabe. Yere koyma. Orayı yeni temizledim. | Open Subtitles | .. لا توقف ماكيب لا تضع قدمك لقد نظفت هناك للتو |
| - Tampon falan koyma ya. | Open Subtitles | لاكي : لا تضع أي مزيد من الضغوط عليه ، الرجل أنت ستكون على ما يرام. |
| "Öteki dangalakların arabalarındaki gibi arkaya spot falan da koyma sakın." | Open Subtitles | و لا تضع أي زينة مخنثين على المؤخرة كما ترى على كل سيارات الآسيويين |
| - Makine koyuyor zannettim. - Makine deterjan koymuyor. | Open Subtitles | ظننت أن الآلة ستفعل ذلك- الآلة لا تضع صابوناً لنفسها- |
| O tek bir yerde bu miktarı koymuyor | Open Subtitles | هي لا تضع هذا المبلغ في مكان واحد |
| Daha odun atma. Beni ateş bastı. | Open Subtitles | لا تضع المزيد من الحطب في النار إني أحترق |
| Unutma, hala insan yiyorlar. Bu yüzden parmağını kasenin içine sokma. | Open Subtitles | تذكر ، ما زالوا آكلوا بشر ، لذا لا تضع أصابعك في الوعاء |
| Bu yüzden sadece nefesini boş yere harcama, tamam mı? | Open Subtitles | .. لذلك ارجوك فقط لا تضع اي من وقتك معي حسناً ؟ |
| Eşyalarını dükkâna koysana o zaman Schmidt. | Open Subtitles | إذن ، لما لا تضع خردتك في المحل ، يا شميدت ؟ |
| Akli dengen yerinde diye bir adamın arabasına bomba koymazsın. | Open Subtitles | أنت لا تضع قنبلة في سيارة أحدهم وأنت في كامل قواك العقلية |
| Neden bu kızağa denge tekerlekleri takmıyorsun? | Open Subtitles | مرحبا "بليتزر" لما لا تضع لهم بعض العجلات على تلك الزلاجة |