| Babam, Marbella'daki mülkün yıkılmasını emretti. | Open Subtitles | لقد أمر أبى أن يتم تنكيس منزل ماربيلا |
| Babam yağmacıların idam edilmesini emretti. | Open Subtitles | لقد أمر أبي بأن يتم إعدام اللصوص |
| Canavara dışarı çıkmasını emretti. | Open Subtitles | لقد أمر الوحش بمغادرة جسد الطفل. |
| Bütün herkesi toplama emri aldım. | Open Subtitles | لا يوجد المزيد من صندوق النقد الدولي. لقد أمر لجلب الجميع في |
| Bir köpekli devriyeye ormana gitme emri... | Open Subtitles | لقد أمر بإرسال دورية كلاب إلى الغابة |
| Hayır, yargıç serbest bırakılma emrini imzaladı. Bir hata olmalı. | Open Subtitles | لا، لقد أمر القاضي للتو بالإفراج عنه هذا خطأ |
| İntikam almak istediği için bu askere bu suçlamaları yapmasını emretmiş. | Open Subtitles | لقد أمر هذا الجندي لصنع هذه الادعاءات لأنه يريد الانتقام مني |
| Henry o helikopteri vurmanı emretti ve sende füzeyi attın. | Open Subtitles | لقد أمر "هنري" بضرب ،تلك المروحية وانت الشخص الذي اطلق الصاروخ |
| Canavara dışarı çıkmasını emretti. | Open Subtitles | لقد أمر الوحش بمغادرة جسد الطفل. |
| Şimdilik iyi gidiyor. Jeneratörün devreye sokulmasını emretti. | Open Subtitles | كل شيئ بخير - لقد أمر باعادة الطاقه - |
| Başkan, Jack'in iade edilmesini emretti, öldürülmesini değil. | Open Subtitles | لقد أمر الرئيس أن يتم نسليم (جاك) وليس قتله. |
| - Babam odamın aranmasını emretti. | Open Subtitles | لقد أمر والدي بتفتيش غرفتي- لأي سبب؟ |
| Herkese dışarı çıkmalarını emretti. | Open Subtitles | لقد أمر الجميع بالخروج للقتال |
| Helikopterin vurulmasını Henry emretti. | Open Subtitles | لقد أمر "هنري" باسقاط تلك المروحية |
| Komutanın emri. Guantanamo'ya varana kadar tam yol uygulanacak. | Open Subtitles | لقد أمر الضابط بسرعة ثابتة "طول الطريق إلى "غوانتانامو |
| Onu duydun. Yürüyüş emri. | Open Subtitles | سمعته للتو لقد أمر بالتقدّم |
| Az önce infaz emri verdi. | Open Subtitles | لقد أمر بعمليّة إعدام للتو. |
| Bu binaya yapılan saldırı emrini o verdi. | Open Subtitles | لقد أمر بالهجوم على هذا المبنى |
| Karımın ölüm emrini o verdi. | Open Subtitles | لقد أمر بقتل زوجتي. |
| Bunun emrini o verdi. | Open Subtitles | لقد أمر بهذه الضربة |
| Majesteleri meclisten, kendini ısıran beş köpeğin elden çıkarılmasını emretmiş. | Open Subtitles | لقد أمر الملك البرلمان أن يسلمه الخمسة الخونة الذين خانوه في السنوات الماضية |
| Andropov 12 tane nükleer füzenin hazır ve yakıtlarının dolu olmasını emretmiş. | Open Subtitles | لقد أمر (أندروبوف) بتسليح اثنا عشر صاروخاً نووياً وتعبئتهم بالوقود |