| Bu çok kötü. Seni çıplak görmeyeli uzun zaman oldu. | Open Subtitles | انه سيء جداًً,لقد مضى وقت طويل منذ ان رأيتك متعري |
| Bir erkek tarafından ziyaret edilmeyeli çok uzun zaman oldu. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل منذ آخر مرة جاء رجل لزيارتي |
| Şoförlü biriyle tanışmayalı çok uzun zaman oldu. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل منذ رأيت أحدا لديه سائق |
| Birbirinize aşık olduğunuzda 6 aylık olduğumu düşünürsek üstünden çok zaman geçti. | Open Subtitles | حسناً .. على اعتبار ان عمري وقتها كان 6 أشهر لقد مضى وقت طويل على ذلك |
| Bir şeyler yazmamın üzerinden uzun zaman geçti. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويلا جدا منذ أن كتبت شيئا بنفسي. |
| Düşünüyordum da böyle harika bir gece geçirmeyeli uzun zaman olmuştu. | Open Subtitles | لقد كنت أفكر لقد مضى وقت منذ قضينا ليلة رائعة كهذه |
| Eve gitmeyeli çok uzun zaman oldu. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل عندما كنت هناك في هونغ كونغ |
| Bir kadınla konuşmayalı çok uzun zaman oldu. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل منذ اخر مرة تحدثت فيها الى امرأة |
| Uzun zaman oldu. Fisher, Tanrı aşkına. Gerçekten seni tanımayacağımı mı sandın? | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل. فيشر، بحق المسيح. هل اعتقدت أنني لن أتعرف عليك؟ |
| Biriyle çıkmayalı çok uzun zaman oldu. Son 40 yılda çok şey değişti mi? | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل منذ واعدت هل تغيرت القواعد في 40 سنة الفائته؟ |
| Uzun zaman oldu. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل منذ مشينا هنا مع بعضنا آخر مرة |
| Bunu birine söylemeyeli uzun zaman oldu. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل منذ أن قلت ذلك إلى أي أشخص |
| Uzun zaman oldu, Usta Kenobi. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل جداً أيها المعلم كانوبي |
| - Uzun zaman oldu eski dost. - Burada olduğun için şanslıyız. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل صديقي القديم أنا محظوظ لأنك هنا |
| - Uzun zaman oldu günah çıkarmayalı. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل منذ أن قمت باعترافي الأخير |
| Bizim eve geleli uzun zaman geçti. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل .منذُ أن جئتُما للبقاء معنا |
| - Üzerinden çok zaman geçti. - Onun suçu değildi. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل كما انه لم يكن خطأها |
| Son gelişinden bu yana bayağı zaman geçti. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل منذ قدومك إلى هنا. |
| Kendi kendine nefes alabilmesinin üstünden uzun zaman geçti. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل منذ أن تنفست بمفردها |
| Böyle çalışmayalı uzun zaman olmuştu. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل منذ ان شممت هذه الرائحة |
| Başlıklarda yer almayalı uzun zaman olmuştu. | Open Subtitles | لقد مضى وقت منذ كان إسمك يحتل عناوين الصحف |
| İhtisasımın üzerinden uzun süre geçti, dostum. | Open Subtitles | لقد مضى وقت طويل جدا منذ أن كنت مقيما , يا رجل. |