| Bunu yaptıktan bir yıl kadar sonra postayla bu geldi, kendiliğinden. | TED | لقد وصلت لي هذه بعد عام من تجربتي عبر البريد .. |
| Oh! Senin hayat sigortası başvuru formların geldi imzalaman için. | Open Subtitles | لقد وصلت مستندات تأمين الحياة من زوجتك، وعليك الإمضاء عليها |
| Evime geldim! Eve bu kadar çabuk gelmeme hep çok şaşırıyorum. | Open Subtitles | لقد وصلت البيت ، دائماً ما أندهش عندما أصل البيت سريعاً |
| Çekiciye bağlı değildi. Sen arabamı bağlamadan önce geldim buraya. | Open Subtitles | لم تكن محجوزة لقد وصلت الى هنا قبل أن تحجزها |
| Angel Araştırmacılık ofislerine ulaştınız. Bip sesinden sonra, lütfen mesaj bırakın. | Open Subtitles | لقد وصلت الى * أنجل * للتحقيقات أترك رساله بعد النغمه |
| Erken geldiniz. Kızım ve ben 'hoş geldin' diyoruz. Normandy'den haberler nedir? | Open Subtitles | لقد وصلت مبكرا انا وابنتى نرحب بك ماهى الاخبار من نورماندى ؟ |
| Van Aken'leri aradınız. Üzgünüz, cevap veremiyoruz. | Open Subtitles | لقد وصلت إلى فان أكينز نأسف لا يمكننا الرد على مكالمتك |
| Bu ilişkiler her ne kadar tatminkar olsa da artık sonu geldi. | Open Subtitles | و رغم أن تلك العلاقات ربما كانت مجزية لقد وصلت خط النهاية |
| - Evet, Adele. Şirin kız. Geçen hafta geldi. | Open Subtitles | أديل , فتاة مرحة, لقد وصلت الأسبوع الماضى |
| Oh, evet, işte. Hepiniz gidin. Taksi geldi bile. | Open Subtitles | كلا أريدكم ان تذهبوا جميعا لقد وصلت سيارة الاجرة |
| Karım bu sabah Berlin'den geldi. | Open Subtitles | لقد وصلت زوجتى من برلين في الصباح الباكر |
| Bak, bir mesaj geldi, dağ yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | أنا بخير , لقد وصلت رسالة يجب أن نتتبع الأثر نحو الجبل |
| Nerede o? Ben geldim, önümde eğilin! Bu an için bin yıl bekledim. | Open Subtitles | أشهدوا ، لقد وصلت لقد أنتظرت الالأف من السنين من أجل هذه اللحظة |
| Bir Latin küratöryal girişimiyle Smithsonian'a geldim, Latin bir müze müdürünü işe alanlara, çoğunlukla kadınlar, bu arada, kurumumuz genelinde Latin anlatılarının görünüşü yükseldi. | TED | لقد وصلت إلى مؤسسة سميثسونيان من خلال مبادرة تنظيمية لاتينية، توظف أُمناء متاحف لاتينيين، ومعظهم نساء، بالمناسبة، وقد رفعت ملف روايات اللاتينيين عبر مؤسستنا. |
| Daha dün buraya Singapur'dan geldim ve ondan önce, Himalaya'da, Tibet ve Hindistan arasına kurulmus ufak Bhutan Krallığı'nda 2 hafta geçiriyordum. | TED | لقد وصلت هنا البارحة فقط من سنغافورة. و قبل ذلك، أمضيت أسبوعين في بوتان، مملكة الهيمالايا الصغيرة مقيم بين التبت و الهند. |
| Radyasyon limitinize ulaştınız. Sıçramanız gerekiyor. | Open Subtitles | لقد وصلت مُستوى إشعاعكم للحد المسموح , يجب أن نعبُر |
| Brooke Davis'e ulaştınız, ne yapacağınızı biliyorsunuz. | Open Subtitles | لقد وصلت الى بروك دايفيز , ويجب ان تكون عالم ماذا ستفعل |
| Tam zamanında geldin. Sabahleyin ayrılıyoruz. | Open Subtitles | لقد وصلت بالضبط في الوقت المناسب سوف ننطلق في الصباح |
| Van Aken'leri aradınız. Üzgünüz, telefonunuza cevap vere-- | Open Subtitles | مرحبا, لقد وصلت إلى فان أكين ولكننا لا يمكننا أن نستقبل مكالمتك |
| 360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi. | TED | لقد وصلت إلى النقطة التي أصبحت عندها قادراً على إدراك الـ 360 لونا، تماماً مثل باقي البشر. |
| Düm gece 22:00 sıralarında ticari taksi ile gelmiş. | Open Subtitles | لقد وصلت ليلة امس الساعة 10 مستقلة تاكسى |
| Öyle bir noktaya geldik ki Jimmy benimle olmaktansa ahşap atölyesinde vakit geçirmeye başladı. | Open Subtitles | ولكن هذا ما حدث لقد وصلت لقناعة أن جيمي يقضي معظم وقته في مسـتودع الخشـب أكثر مما يقضيه معي |