| Geriye kalan tek şey elimden gelenin en iyisini yaparak seyircimle hakiki bir ilişki kurmak. | TED | لذلك ما تبقى لي هو أن أقوم بأفضل ما لدي لإجراء اتصال حقيقي مع جمهوري. |
| O zaman kaybedecek çok az şeyim olduğunun farkında değilsin. | Open Subtitles | حسناً , إذاً أنت لا تدرك كم هو قليل ما لدي لأخسرة |
| Her şeyimi gösterdim size. | Open Subtitles | لقد أريتكم كل ما لدي لقد أريتكم هزيمتي هنا |
| Bu noktada elimde olan tek şey senin tanıklığın, ve sen de hiç açıkça konuşmadın. | Open Subtitles | في هذه المرحلَة، كُل ما لدي هوَ شهادتُك و حتى أنتَ لا تُريدُ الكلام في العلَن |
| Yok, tek bildiğim soy ismi ve tarihi. | Open Subtitles | ليست لدي, كل ما لدي اسم العائلة والتاريخ |
| Bu da benim işim biliyorsun ve Elimdeki her şey bu. | Open Subtitles | هل تفهمني؟ تعرفين أن هذه وظيفتي وهذا كل ما لدي أيضاً |
| Dünyada Sahip olduğum tek şey sensin derken bana inan. | Open Subtitles | صدقني حين أقول أنك كنت كل ما لدي في العالم |
| Bil bakalım bende ne var? Çok güzel bir ceket. | Open Subtitles | وهل تعرف ما لدي الان لدي السترة الجميلة. |
| Elimde olanın Hepsi bu . Sana pansuman yapmalıyız . | Open Subtitles | ،هذا كل ما لدي لنأمل أن يفي بالغرض |
| Tüm param bu. Lütfen alın. Üzgünüm ama Hepsi bu. | Open Subtitles | هذا كل ما لدي خذهمنفضلك،أناآسفة، هذايكفي. |
| elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığımı bilmelisin. | Open Subtitles | و , أنت تعلم , أنِ أحاول فعل أفضل ما لدي هنا |
| Her gün burada tek başıma bu kahramanlık işinde elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | انا اخرج هنا وحيدا كل يوم احاول فعل افضل ما لدي كبطل |
| Madem görmek istiyorlar, onlara gösterecek bir şeyim var. | Open Subtitles | إذا كانوا بحاجة لرؤية شيء ما لدي ما استطيع عرضه |
| Yalnız yaşıyorum. Televizyon ve buzdolabından başka şeyim yok ama elektrik faturam 170 dolar geldi! | Open Subtitles | أنا أعيش لوحدي ، كل ما لدي هو تلفاز و ثلاجة لكن فاتورة الكهرباء تأتيني 170 دولار |
| Sana bu dünyada olan her şeyimi verdim... | Open Subtitles | إعطيتك كل ما لدي في هذا العالم ثلاثمائة دولار |
| Üstümdeki kıyafetler hariç, her şeyimi o sahnede bıraktım. | Open Subtitles | تركت كل ما لدي في ذلك المنبر، ما عدا ثيابي |
| elimde olan tek şey bu aile ve ben de onları bu bok çukurundan çıkarıyorum. | Open Subtitles | ما لدي هو عائلتي , وسوف أسحبهم خارج هذه البلاعة |
| Ne yazık ki elimde olan tek şey günlük kahve makbuzları ve haftalık Thai yemeği siparişleri. | Open Subtitles | لسوء الحظ,كل ما لدي هي إيصالات القهوة اليومية و طلبات الطعام التايلندي لوريل لم تغادر منزلها كثيرا |
| Tek bildiğim şu saçma lakapları: | Open Subtitles | كل ما لدي للمضي به تلك الأسماء الغبية المستعارة: |
| Elimdeki en iyi kart valeydi. Elimde bir tek bu vardı. Bütün paramı koydum. | Open Subtitles | أوراق قوية، هذا ما لدي أراهن بكل قرش أملكه |
| Çocuklara beslemek için bütün Sahip olduğum pirinç ve fasulye. | Open Subtitles | و كل ما لدي هو رز و فاصوليا لأطعام الأطفال |
| Bakın burada ne var?" diyorsun. | Open Subtitles | أهلاً جميعاً انظروا انظروا انظروا إلى ما لدي هنا |
| Elimde olanın Hepsi bu. | Open Subtitles | هذا كل ما لدي |
| Hepsi bu kadar. Haydi atlayalım! | Open Subtitles | هذا كل ما لدي لأقوله لنركب الطائرة ونقفز |