| Üzgünüm. Kraliçemiz için orada olamadigima üzgünüm. | Open Subtitles | أنا آسف، آسف لعدم وجودي هناك لأجل الملكة |
| - Teslimat için orada bulunacaklar mı? | Open Subtitles | -هل سيكونون هناك لأجل التسليم؟ |
| SANATIN İÇİN ORADA OL | Open Subtitles | كوني هناك لأجل فنك |
| Bir şeyi bulmak için oraya girdiğini biliyorum ama önce şunu söyle karım hayatta mı? | Open Subtitles | أعرف إنكَ داخلٌ إلى هناك لأجل شيء معين لكن أخبرني أولاً هل زوجتي حية؟ |
| Yıl dönümü için oraya ulaşmak istiyorlarmış. | Open Subtitles | يحاول الناس الوصول إلى هناك لأجل الذكرى السنوية |
| Hepimiz bilim için oradaydık. | Open Subtitles | كان جميعنا هناك لأجل هذا الغرض. |
| Ve çocuklar için orada olacaksın. | Open Subtitles | وستكوني هناك لأجل أولادك |
| Michael için orada olmalıyız, lanet olsun! | Open Subtitles | يجب أن أكون هناك لأجل (مايكل)، اللعنة! |
| Michael için orada olmalıyız, lanet olsun! | Open Subtitles | يجب أن أكون هناك لأجل (مايكل)، اللعنة! |
| Richard'ın işi için oraya sık giderdik. | Open Subtitles | غالباً ما كنا نذهب هناك لأجل عمل "ريتشارد". |
| İş için oraya taşınmıştı. | Open Subtitles | لقد انتقل هناك لأجل العمل. |
| Aynadan çekilmiş olmalı. - Sanford Wells'in düğünü için oradaydık. | Open Subtitles | كنّا هناك لأجل زفاف (سانفورد ويلز) |