| İşte özgür irade burada devreye giriyor. Tercihler yapıldı, patron. | Open Subtitles | و هنا تأتي الإرادة الحرة الأختيارات التي نملكها يا رئيس |
| - DiNozzo! - Düşündüğün gibi değil. Şuna bak patron. | Open Subtitles | لا انه ليس كما تعتقد تحقق من هذا يا رئيس |
| patron, Hapmton Roads dışındaki bir marinada Danielle Benton'un cep telefenunun izini bulduk. | Open Subtitles | يا رئيس ، لقد تعقبنا هاتف دانيل بنتون إلى مرفأ خارج طريق هامبتون |
| Bunu sen söyle Şef. Masanın arkasında oturup atmak tutmak kolay. | Open Subtitles | أنت أخبرني يا رئيس الشرطة لديك مطلّ رائع من خلف مكتبك |
| Her zamankinden fazla değil, Şef. Şimdi neden bir fark olsun ki? | Open Subtitles | ليس أكثر من العادة يا رئيس لماذا يجب أن تكون الأشياء مختلفة؟ |
| patron, parmak izlerini daha önce baktığımız şu diğer hırsızlıklarla eşleyeceğiz. | Open Subtitles | سنُطابق بصماته يا رئيس مع عمليات السطو الأخرى بمجرد أن نعود |
| patron, Packy veresiye bir içki daha istiyor. | Open Subtitles | بانكى يريد مشروبا اخر على الحساب يا رئيس |
| Onları duymadım patron... ama sevdalılar gibi koklaştıklarını gördüm. | Open Subtitles | لم اسمعها يا رئيس الشرطى كان يستمع بانتباه |
| Hey, patron... hiç, bundan daha muhteşem bir patırtı gördün mü? | Open Subtitles | ..يا رئيس. هل رأيت من قبل أنهيار سبليندفيراس؟ |
| Yapılan seçimler, patron. | Open Subtitles | و هنا تأتي الإرادة الحرة الأختيارات التي نملكها يا رئيس |
| Kırk dokuz, biri de hücrede patron. | Open Subtitles | تسعة وأربعون وواحد فى الحبس الإنفرادى يا رئيس |
| Yer değiştirebilir miyim patron? Söylesene Rabbitt, neler dönüyor burada? | Open Subtitles | نستمر قدما يا رئيس ربما تشرح لى ماذا يحدث هنا يا ربيت ؟ |
| Hey patron, adama bir müshil, biraz da tuz lazım. | Open Subtitles | يا رئيس , هذا الرجل بحاجة لدواء مسهل وجرعة من شربة الملح |
| Afedersin patron, lafını kestim ama, ben sıkıştım. | Open Subtitles | عذرا يا رئيس لا أقصد مقاطعتك لكن شعرت فجأة بحاجة لقضاء حاجتى |
| patron Keen'in fosseptiğinden pisliklerimi çıkartıyordum. | Open Subtitles | اخرج أوساخى من قناة الرئيس كين . يا رئيس |
| - Üzgünüm, Şef, bir daha olmayacak. - Rasgele Pazar da söylediğin buydu. | Open Subtitles | آسف يا رئيس ، لن يحصل مرة أخرى هذا ماقلته لى يوم الأحد |
| Her zamankinden fazla değil, Şef. Şimdi neden bir fark olsun ki? | Open Subtitles | ليس أكثر من العادة يا رئيس لماذا يجب أن تكون الأشياء مختلفة؟ |
| , Şef bir dilek ol. Yolunuzu git. Ben bir şey istemiyorum. | Open Subtitles | أطلب ما تريد يا رئيس أذهب في طريق إني لا أطلب شيئا |
| Halen burada takdir edildiğimi bilmek hoş, Şef. | Open Subtitles | أنه من الجيد أن اعرف تقديرهم لي هنا يا رئيس. |
| Selam Şef, tam özür dilemek istediğim kişi. | Open Subtitles | اهلاً يا رئيس الشخص الذي نت اريد الاعتذار له |
| Amirim? Gerçek kundakçıyı ortaya çıkaran bazı kanıtlar buldum. | Open Subtitles | يا رئيس الشرطة وجدت دلائل ستقودنا للمذنب الحقيقي |