| Tommy onunla oynarken, T.J nasıl gülüyor duymalısın. | Open Subtitles | يجب أن تسمع ضحكة تي جي عندما يلعب مع تومي |
| Şu çeşitlendirme fikirlerini duymalısın. | Open Subtitles | يجب أن تسمع هذهِ الافكار عن فقرات البرنامج |
| Beni dinle... bunu... benden duyman gerek | Open Subtitles | اسمع إلي جيداً يجب أن تسمع هذا و يجب أن تسمع هذا مني |
| Aradığım için üzgünüm kardeşim, ama bunu senin dinlemen gerek | Open Subtitles | ، آسف لإتِّصال، أخي ولكن يجب أن تسمع هذا |
| Gitmeden önce, Albay, belki de bunu dinlemelisiniz. | Open Subtitles | قبل انت تذهب , أيها العقيد ربما يجب أن تسمع هذا |
| Bu genç kasaba kızlarının nasıl dedikodu yaptıklarını duymanız gerek. | Open Subtitles | يجب أن تسمع هذه البلدة الصغيرة البنات ، الطريق يقشبون |
| O zaman kapıdan çıkıp gitmeden önce bunu duymalısın. | Open Subtitles | إذن، يجب أن تسمع هذا، قبل أن تعبرَ ذلك الباب ؟ |
| O zaman kapıdan çıkıp gitmeden önce bunu duymalısın. | Open Subtitles | إذن، يجب أن تسمع هذا، قبل أن تعبرَ ذلك الباب ؟ |
| Bunu bizzat Mendy'den duymalısın. | Open Subtitles | يجب أن تسمع ذلك من ميندي بنفسه. |
| Bak, Sin, sen müzik yapımcısısın. Bunu duymalısın. | Open Subtitles | اسمع يا "سين"، أنت منتج موسيقي، يجب أن تسمع ذلك. |
| Ama, baba hikayeyi duymalısın. | Open Subtitles | -أجل، ولكن يا أبي، يجب أن تسمع هذه القصّة |
| "Scenes from an Italian restaurant" yorumumu da duymalısın. | Open Subtitles | يجب أن تسمع لعزفي "لـ"مشهد من مطعم إيطالي |
| Bunu duyman gerek. | Open Subtitles | . يجب أن تسمع هذا . اذهب هُناك |
| Neyse. Asıl siz erkeklerin çıkardığı aptal sesleri duyman gerek, şey sırasında... | Open Subtitles | بكل الأحوال، يجب أن تسمع الأصوات التي تصدرونها أنتم الرجال عندما... |
| Dediklerini duyman gerek. | Open Subtitles | يجب أن تسمع ما يقول |
| Suçlamayı seven tiplerden değilim, Eli, ancak beni daha fazla dinlemen gerek. | Open Subtitles | لستُ من النوع الذي يحب أن يوجه أصابع الإتهام يا إيلاي ولكن يجب أن تسمع رأيي أكثر |
| - İki kere dinlemen gerek. Larry Crowne, ortak mola alanına lütfen. | Open Subtitles | يجب أن تسمع مرتين |
| Tüm hikâyeyi dinlemen gerek Derek. | Open Subtitles | يجب أن تسمع القصة كلها يا "ديريك" |
| - Dediklerini duymalısınız doktor. - Belki de onu dinlemelisiniz. | Open Subtitles | يجب أن تسمع ذلك دكتور - ربما يجب أن تسمع - |
| General, bunu dinlemelisiniz! | Open Subtitles | ! أيها الجنرال ، يجب أن تسمع هذا |
| Bu çocuğu dinlemelisiniz. | Open Subtitles | أيها القاضي (سيوال) يجب أن تسمع هذه الفتاة |
| Komutanım. Komutanım. Bunu duymanız gerek | Open Subtitles | سيدي سيدي، يجب أن تسمع هذا |