| Dr. Dwayne ulusal kanalda Joel'e Drake Hanswald muamelesi çekti. | Open Subtitles | الدكتور دوين سحب دراك هاىسوالد على جول على التلفزون الوطني |
| Herkes kart çekti mi? Öyleyse kartınızın ön yüzündeki yapışkanı çıkartın. | Open Subtitles | طالما انتهى جميع المتسابقين من سحب بطاقات القرعة، فانزعوا اغطية البطاقات. |
| Bunu biraz anlatır mısın? Çünkü çok fazla insanın dikkatini çekti. | TED | هل يمكنك أن تحدثينا عنه، لأنه لفت انتباه كثير من الناس؟ |
| Ayrıca, takip ekibi kapıdaki beyaz adamın da resmini çekti. | Open Subtitles | أيضاً، التقط فريق المراقبة هذه الصورة لهذا الرجل الأبيض بالمدخل |
| Bir akşam hipotermiden neredeyse bayılmak üzereyken, Tarka bu fotoğrafımı çekti. | TED | إلتقط تاركا لي هذه الصورة ذات مساء بعد أن قاربت على فقد الوعي بسبب هبوط حرارتي |
| Bu belirsizliğe karşın Arthur'a yapılan atıflar yüzyıllar sonra gelecek vadeden bir tarihçinin dikkatini çekti. | TED | بالرغم من هذه الشكوك، جذبت الكتابات عن آرثر انتباه مؤرخ طموح بعد مئات السنين. |
| Bir gün bizim bölümün kuzey ve güney yanlarını ayıran A ve B kapısının arasında beni kenara çekti. | TED | في أحد الأيام سحبني بين البابين أ و ب الذي يفصل الجانب الشمالي عن الجانب الجنوبي من وحدتنا السكنية. |
| Tüm hayatım boyunca bu öğrenme şekli çok ilgimi çekti. | TED | طوال حياتى كنت مفتون بهذا النوع من التعلم. |
| 1988'de beni yakaladı ve çekti ve boynumu incitti 1988'de yakaladı ve çekti ve boynumu incitti | Open Subtitles | سحب عنقي وضغطه وأذاه في 1988 سحبت عنقك وضغطته وآذيته في 1988؟ |
| Kolyeyi boynumdan öyle kuvvetlice çekti ki yere yığıldım. | Open Subtitles | لقد سحب العقد من عنقي بقوة كبيرة حتى أطاحت بي |
| Planı başarıyla uygulandığında, ...ölen domuzdan geri kalanları pencereden aşağıya çekti, ...geriye yalnızca ahşap dübel ve balonun gerçeği açığa çıkaran parçası kalmıştı. | Open Subtitles | وتمت خطته القاتل سحب الخنزير المحتضر خارج النافذه وترك خلفه الوتد الخشبى |
| İkinci Dünya Savaşından on yıl sonra Batı ve Sovyetler Birliği askerlerini geri çekti. | Open Subtitles | عشرة سنوان بعد نهاية الحرب العالمية الثانية سحب الغرب والإتحاد السوفيتي قواتهم العسكرية |
| Şimdi, bu çarpıcı husus zaman içerisinde önemli I.Q. artışları ile dikkatimi çekti. Muazzam bir artıştan söz ediyorum. | TED | والآن، لفت نظري هذا التغير الجذري إلى زيادة هائلة في معدّلات الذكاء بمرور الزّمن، و لقد كان فعلا هائلا. |
| Bununla birlikte, personel şefim, ...yeni bir rakibe dikkatimi çekti. | Open Subtitles | إلا أن كبير موظفي قد لفت انتباهي إلى متسابق جديد |
| Sizce son görevinden önce hatıra olarak bir fotoğraf mı çekti? | Open Subtitles | الا تعقتد أنه التقط هذه الصوره كتذكار قبل مهمته الأخيره. ؟ |
| Bunları babam çekti. Fotoğraf delisiydi. | Open Subtitles | أبي إلتقط هذه الصور لقد كان معتوهاً بآلة التصوير |
| Kütleçekim nedeniyle, bu bölgeler daha fazla gaz çekti, böylece kütleçekimleri daha da arttı. Daha fazla gaz çektiler ve böylece sürüp gitti. | TED | بفعل الجاذبية، هذه المناطق جذبت المزيد من الغاز، والذي أدى لزيادة قوة الجاذبية، ومن ثم سحبت المزيد من الغاز، وهكذا. |
| Beni geçtikten sonra, aşağı daha hızlı çekti. | Open Subtitles | ولأنه سقط قبلي إلى الماء، سحبني أكثر إلى الأسفل |
| Bize birçok öneri sunuldu, fakat senin fikrin olan kişisel emeklilik yatırım fonu dikkatimi çekti. | Open Subtitles | تلقينا العديد من المقترحات ولكن أنا مفتون بها فكرة فرد المستثمرين مع أموال محدودة. |
| Kayık iskelesine kadar kısa bir yüzüş yaptı ve zavallı sarhoş yaşlı Merdell'i suyun altına çekti ve şarkısına son verdi. | Open Subtitles | والذى قام بالسباحة حتى الميناء وقم بسحب العجوز ميرديل السكران وقام باغراقه ليضمن سكوته |
| ve bu gerçekten önemli bir ilerlemeydi çünkü motorların güç yoğunluğunu çok yukarılara çekti. Artık daha küçük alandan çok daha büyük güç elde edebilirdiniz | TED | وقد كان إنجازا هائلا لأنه رفع تركيز الطاقة للمحرك فالآن يمكنك الحصول على طاقة أكثر من حجم أصغر |
| Kardesim hayatinda birçok insanin çektigi acinin toplamindan daha fazla aci çekti. | Open Subtitles | أخي عانى الكثير من الألم بحياته أكثر ممّا قدّ يحتمله مئات الأشخاص |
| Peki benim masamda bir şeyler hiç dikkatini çekti mi? | Open Subtitles | هل أثار انتباهك شيء ما على مكتبي من قبل ؟ |
| Yan etki profili geldiğinde ve gittiğinde bütün ailesi acı çekti. | TED | عانت كل عائلتها عندما عانت من حالة متقلبة من الأضرار الجانبية. |
| Hayır. Bu resmi bir fotoğrafçı Kaliforniya'da çekti. | Open Subtitles | لا أحد المصورين ألتقط لي صورة عندما كنت في كاليفورنيا |
| Umarım fazla rahatsız etmedik. S*tir! Sonra da silahı kafasına dayadı ve tetiği çekti. | Open Subtitles | نأمل أننا لم نزعجك كثيراَ ومن ثم وضع مسدس في يده وسحب الزناد |
| 2016'nın ilkbaharında, Apple ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) arasındaki yasal bir savaş, tüm dünyanın dikkatini çekti. | TED | في ربيع سنة 2016، معركة قانونية بين شركة أبل ومكتب التحقيقات الفيدرالي لفتت انتباه العالم. |