| -Haber bütün üsse yayıldı. Adamlarım ailelerini arayıp ölmediklerini bile bildiremiyor. | Open Subtitles | لقد أنتشر الخبر فى القاعدة رجالي لا يستطيعون حتى مهاتفة عائلاتهم |
| Bu özel ambar, üsse giren çıkan her şeye depo olarak hizmet vermekte. | Open Subtitles | هذا بالتحديد الممخزن الذي خدم كمستودع لأي شيء يدخل أو يخرج من القاعدة |
| Evet, bu da demek ki sen üsse geri dönmek zorundasın ve iki hafta boyunca seni yine göremeyeceğim. | Open Subtitles | أجل، ذلك يعني أن عليكَ العودة إلى القاعدة وذلك يعني، أنني لن أراك إلا بعد أسبوعان، وأنا أكره ذلك |
| Bu virüsü üsse geri getirerek ne yaptığının farkında mısın? | Open Subtitles | هل لكِ أدنى فكرة عمّا فعلتيه بإعادتكِ إيّاه للقاعدة ؟ |
| Hemen gezegenin yörüngesinde dönmek, iniş yapmak, bariz yaşam belirtileri için hızlıca etrafa göz atmak ve ana üsse raporlamak. | TED | ستلقي فوراً نظرة خاطفة وسريعة على مدار هذا الكوكب عن أي علامات كبيرة وواضحة للحياة ، وتقدم تقرير للقاعدة |
| Bir üsse onun adını vermeleri gerekirdi, onu buraya göndermeleri değil. | Open Subtitles | كان عليهم أن يسموا قاعدة بإسم الرجل. لا يرسلوه إلى هنا |
| Üstçavuş Highway... üsse doğru yola çıktığında uyanmış oluyor musunuz? | Open Subtitles | فوق و مشيتى عندما ... غادر هايواى الى القاعده ؟ |
| Görev kontrolden üsse. Öncelikli kod 13 çağrınıza yanıt veriyoruz. | Open Subtitles | من القاعدة إلى القيادة نحن نستجيب على رمز الأولوية 13 |
| üsse dön ve hiçbir şey olmamış gibi normal davran. | Open Subtitles | عُد إلى القاعدة وتصرف بشكل طبيعي كأنّ شيئاً لم يكن |
| Gallo'ya söyleyin biri hariç tüm nükleer denizaltılar üsse döndü. Ohio sınıfı, Clayton. | Open Subtitles | أخبري غالو أن جميع الغواصات النووية عادت جميعها إلى القاعدة ماعدا واحدة أوهايوكلاس،الكلايتون |
| Diğerleri üsse geri döndü ve savaşın bitmesini bekledi. | Open Subtitles | والآخرين أستطاعوا آخيراً العودة إلى القاعدة والإنتظار حتى نهاية الحرب |
| Bu üsse girememeli. | Open Subtitles | لا يمكن أن نسمح له بالسيطرة على مدخل هذة القاعدة |
| Bu üsse girememeli. | Open Subtitles | لا يمكن أن نسمح له بالسيطرة على مدخل هذة القاعدة |
| Geri çekiliyoruz. Bu tekneyi üsse geri götürmeye değer mi diye bakıyorum. | Open Subtitles | سنرحل من هنا , أريد التأكد لو كان هذا المركب يستطيع العودة إلى القاعدة |
| İmparatorluk askerleri üsse girdi. | Open Subtitles | لقد دخلت القوات الإمبراطورية إلى القاعدة |
| Güvenlik memurundan üsse,radar her iki füzeninde yörüngeden alçaldığını saptadı. | Open Subtitles | ضابط أمانِ القاعدة. الرادار يُؤكّدُ بان كلتا الصاروخين على مسار الهبوطِ. |
| İlk turda, kendi yerine Güney üsse oy vererek Kuzey'i başarılı bir şekilde ilerlemekten alıkoyuyorlar. | TED | في الجولة الأولى، يصوتون للقاعدة الجنوبية بدلاً من قاعدتهم، وينجحون بمنع الشمال من التقدم. |
| Yeşil dört'ten üsse. | Open Subtitles | أخضر أربعة للقاعدة إنفجار الغازِ الرئيسيِ. |
| üsse çok yaklaştık, silahlarınızı aşağı atın. | Open Subtitles | نحن قريبون للقاعدة لذا يمكنكم إلقاء مدافعكم |
| Ayrıca, oğlunu ve anneni bir sonraki emire kadar, gizli bir üsse yerleştireceğiz. | Open Subtitles | وأيضًا، أريد أن أنقل ابنك ووالدتك إلى قاعدة عسكرية سريّة حتى إشعار آخر. |
| Hastahaneden üsse sürdüğünü bile. | Open Subtitles | لا يتذكر قيادته من المستشفى الى القاعده على الاطلاق. |
| O gece üsse döndüğümüzde yanıma aldığım sokak köpeklerini vurup öldürdüklerini öğrendim. | Open Subtitles | أني عندما عدت للقاعده بالمساء وجدت أنهم قتلوا الكلب الضال الذي آويته |
| Bu arada siz de askeri üsse gizlice karışın ve Bender'ın vücudunu kurtarın. | Open Subtitles | في هذه الأثناء عليك التسلل لقاعدة الجيش و إنقاذ جسم بيندر |
| üsse geri döndüğümde, kesilecek her domuzda beni çağıracaklar. | Open Subtitles | في قاعدتنا ، كانوا ينادونني حين يمسكون بأي خنزير بري كي أذبحه لهم |
| Sen ya da otobüs olmadan beni üsse almazlar. | Open Subtitles | لن يدعوني ادخل للمجمع من دونك او من دون الحافلة |
| Pakunoda ile yalnız görüşeceğim. Geri kalanlarınız üsse dönsün. | Open Subtitles | سأقابل (باكوندا) بمفردها، وعلى بقيّتكم العودة للوكر. |
| Bilirsiniz ... üsden üsse. | Open Subtitles | محطة إلى محطة |
| Güvenlik görevlisiymiş, üsse tam erişimi varmış. | Open Subtitles | لقد عملت كأمن محيط لديها صلاحية دخول للقاعدة كلها |
| Tekrar ediyorum, yakıt ikmali iptal edildi. Raptorlar üsse geri dönün. | Open Subtitles | أٌكرر ثانية , إلغاء عملية التزويد بالوقود مركبات (الرابتور) .. |
| İkinci güne sarkarsa tüm çıkarma gemilerinin üsse geri dönmesi gerekecekti. | Open Subtitles | ولو اضطررنا للتأخير يوم إضافى فستضطر وقتها جميع مركبات الأنزال للعوده إلى قواعدها |
| O yüzden hemen harekete geç, kamyonunu sabit bir hızda kullan... ve Chang'ın marketindeki üsse gel, anlaşıldı mı? | Open Subtitles | لذا , يقترح بأنك تقلق خارج بأسرع مايمكن، أبق سرعة ثابتة على شاحنتك ويحضر إلى المقر العام في شانج، تنسخ ذلك؟ |