| Bir balonun içinde tıkılı duruyor. Bulaşıcı bir hastalığa yakalandı. | Open Subtitles | إنها عالقة في فقاعة , لأنها تعاني من مرض معد |
| Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek. | TED | على سبيل المثال، ها هم قد وضعوا نسيج البالون في الخلف، والذي سيتم في نهاية المطاف نفخه بالهليوم. |
| Bir çılgınlığın bitmesi ve balonun patlaması için gerekli olan tek şey, hisse fiyatlarının veya bir lalenin değerinin çok ötesine geçen toplu farkındalıktır. | TED | وكل ما تحتاجه لإنهاء الجنون و لانفجار الفقاعة هو ملاحظة الناس أن سعر الأسهم أو سعر زهرة التوليب يفوق قيمتها بكثير. |
| Ve biz her parmağımızı çapraz yapıp, balonun bir arada durması için dua ediyorduk ve çok şükür durdu. | TED | و كنا ندعو الله بكل كياننا, أن يتماسك المنطاد و الذى من حسن الحظ ما قد حدث. |
| Aldys, balonun hatırına dargınlığı geride bırakalım. | Open Subtitles | ألدس, أعتقد أنه منذ هذه الحفلة الراقصة دعينا نجعل كل ذلك الهراء خلفنا |
| balonun kral ve kraliçesini açıklama zamanı geldi. | Open Subtitles | حان الوقت للإعلان عن ملك وملكة جمال حفل التخرج |
| Evren'deki üç boyutlu uzayın, şişirdiğim balonun yüzeyi olduğunu düşünmek iyi bir benzetme olacaktır. | Open Subtitles | تشبيه لطيف أن نتخيل أن الكون هو فضاء ثلاثي الأبعاد مثل سطح بالون مطاطي أقوم بنفخه |
| Eğer senin o aptal balonun olmasaydı... | Open Subtitles | لولا بالونك الغبي |
| Yeraltının 700 mil derinliğinde Billurdan yapılmış taşların oluşturduğu ve kobalt demetleri ile sarılmış bir balonun içindeyiz. | Open Subtitles | نعم؟ نحن داخل فقاعة ضخمة تحت الأرض مكونة من الكوبالت ربما |
| Delirdiğimi sanma ama kendimi koca bir balonun içinde gibi hissediyorum. | Open Subtitles | ,لا أريد أن أبدو كالمختل ولكني بدأت أشعر و كأنني في فقاعة نوعا ما |
| Evet, Lydia, bir balonun içindesin ama çakıl taşı koleksiyoncusu her zamanki gibi seni terk edince yeniden dondurma bağımlısı şarapçı sinir hastası olan gerçek haline geri döneceksin. | Open Subtitles | " نعم، " ليديا انتى فى فقاعة لكن بمجرد ان يهجرك |
| Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum. | TED | الكل جالس في السلة وأنا كنت على أعلى البالون جاهز لكي أتزلج للأسفل بلوح تزلجي |
| Dakikada 0.1 fut küplük bir hızda balonu şişirirse... yalnızca yarısına kadar şişirdiğinde... balonun çapı hangi hızda artar? | Open Subtitles | اذا نفخ البالون في 1 مكعب بالدقيقة الواحدة ما هو مدى سرعة نصف القطر لتزايد حجم البالون عندما ينفخها للنصف ؟ |
| balonun bir yıldız olduğunu hayal edin. | Open Subtitles | تخيّلوا أنّ هذا البالون نجم ويبقى النجم حيّا عبر حرق الوقود النووي |
| Biz bir sonraki çılgınlığın başlamasını ve balonun patlamasını beklerken kendinizi bir buket lale ile ödüllendirin ve lalelere bu kadar fazla ödemediğiniz için mutlu olun. | TED | لذا، وبينما نحن ننتظر بداية الجنون القادم، وانفجار الفقاعة القادمة، اشترِ لنفسك باقة من أزهار التوليب واستمتع بأنك لست مجبرا على دفع الأموال الطائلة للحصول عليها. |
| Sen bu küçük balonun içinde yaşıyorsun, ve gerçek dünyada yaşan insanlara tepeden bakıyorsun. | Open Subtitles | انت تعيشين بتلك الفقاعة الصغيرة وتنظرين للاسفل للناس التي تعيش بالعالم الحقيقي |
| balonun görünümünü tanımlamak için bir örnek vermek gerekirse siyah noktacıklar insanlar | TED | الآن لكي اعطيكم تصوراً .. عن المنطاد في الصورة هنا النقاط السوداء الصغيرة هي لأشخاص |
| Futbol takımı kaptanı ve balonun kralı. | Open Subtitles | قائد فريق كرة القدم وملك الحفلة الراقصة. |
| Ve aklıma sen geldin. balonun kraliçesine teşekkür et, ama hayır. Hala kenardayım. | Open Subtitles | ارسل تحياتي لملكة حفل التخرج لكن لازلت على دكة الاحتياط |
| Büyük bir balonun üzerinde zıplamak için yeterince büyüdüğünü söylüyor. | Open Subtitles | انها تقول انها تباغ من العمر ما يكفي لتقفز على بالون ضخم. |
| Senin de mi balonun patladı? | Open Subtitles | انفجر بالونك أيضاً؟ |
| Şu an bir balonun içinde iki sarışın hanım ile beraber. | Open Subtitles | فى هذه اللحظة ، إنه فى منطاد مع شقراوتان |
| Elinde makas olan birisi balonun yanına sahiden çok yaklaşmıştı. | Open Subtitles | وجاءَ شخص ما حقاً قُرْب الفقاعةِ مَع a مقص. |
| Plastik tübajı ve plastik başlığı aldıktan sonra 50 tane uçan balonun dolduracağı iki helyum tankı gerekecek. | Open Subtitles | متى تصبح عندك الأنبوبة البلاستيكية ومعلاق بلاستيكي تحتاجين لخزّانَي هيليوم الذي يكفي لنفخ 50 بالوناً للحلات، |
| Dolayısıyla balonun başarılı olması veya olmaması eğlence komitesinin üyeleri olan sizlere bağlıdır. | Open Subtitles | لذا، النجاح أَو فشل الحفلة الراقصةِ يَستندُ إلى أكتافِكَ كأعضاء لجنةِ الضيافة. |
| Şimdi bayanlar ve baylar, kızlar ve oğlanlar, balonun içinden iğne geçirme numarası. | Open Subtitles | الآن أيها السيدات والسادة، الصبية والفتيات... الإبرة العجيبة تخترق البالون... . |