| Dinle, şu park etme olayına gelince, Buddy için çalıştığını bilseydim,.. | Open Subtitles | اسمع , بشأن موقف السياره لو علمت أنك تعمل لصالح بادي |
| Eğer onu öldürüp sonra hayata döndürmenin beyin yıkama teknolojisini yenmenin tek yolu olduğunu bilseydim her şeyimle size destek çıkardım. | Open Subtitles | إذا علمت بأن قتله ومن ثم إعادة إنعاشه كانت الطريقة الوحيدة للتغلب على تقنية غسل الدماغ لكنت دعمتك فيما كنت تفعله |
| Eğer beni bu kadar istediğini bilseydim, yakalamana daha çabuk izin verebilirdim. | Open Subtitles | لو كنت أعلم, كم تريدينى بشدة هكذا لكنت جعلتلك تمسكين بى مبكراً |
| Sen olduğunu bilseydim, kaçırmak yerine keklik ziyafeti yapmaya davet ederdim. | Open Subtitles | لو عرف انه أنت، لكنت دعيتك لطائر مشوي بدلا من إختطافك |
| - Squints! - Tabi ki, oraya geldiğimde neler olacağını bilseydim, | Open Subtitles | بالطبع, لو كنت أعلم ما سيحدث لى عندما جئت الى هنا |
| Ya da o zaman kimden nefret ettiğimi bilseydim bunu yazmıyor olacaktım. | Open Subtitles | او ربما لم اكن لاكتب هذا لو كنت أعرف حينها من أكره |
| Tanrım, eğer beni 10 blok boyunca taşıyacağını bilseydim tatlıyı yemezdim. | Open Subtitles | ياللهي, لو عرفت انك ستحملني لمسافة لعشر احياء لما تناولت الحلوي |
| Resim yazısı yarışması istediğinizi bilseydim daha zor bir şey çizerdim. | Open Subtitles | إذا علمت أنكم ستجعلونها مسابقة للتعليقات لكنت رسمت رسمة صعبة أكثر |
| Yani ailemizi harap edip profesyonel bir kaltakla kaçacağını bilseydim mi diyorsun? | Open Subtitles | تقصد, إذا علمت أنه سيمزِّق عائلتنا الصغيرة ليهرب مع هذه السارقة المحترفة |
| Canım cicim işlerinin bu görevin bir parçası olduğunu bilseydim kesinlikle hayır derdim. | Open Subtitles | يالتقزز، إذا علمت أن ذلك التقزز سيكون جزءًا من العملية لكنت رفضت الإنضمام |
| Oh, onu pompaladığını bilseydim, bir hafta önce adadan kaçardım. | Open Subtitles | هو أباكِ ؟ ؟ لو كنت أعلم بأنك كنت تصاحبها |
| İnanın bana, daha iyi bir yer olduğunu bilseydim onu oraya kendim götürürdüm. | Open Subtitles | عليك أن تصدقني ، لو كنت أعرف مكاناً فضل من هنا لأخذتها بنفسي |
| Eğer bu bebeğin burada olduğunu bilseydim, bizi oradan daha çabuk çıkarırdım. | Open Subtitles | لو كنت أعرف بوجود هذه الحلوة هنا لكنتُ أخرجتنا من هنا أسرع |
| Onun hala hayatta olduğunu kesin bilseydim bile, yine de izin vermezdim, eğer onun nerde olduğu hakkında yeni, güvenilir kanıtınız yoksa. | Open Subtitles | حتى لو عرفت حقيقة انه مازال حي, ساظل غير مصرح بذلك, الا اذا كان لديكم ادلة, جديدة يعتمد عليها عن مكان وجوده. |
| Her söylediğimi bilseydim dâhi olurdum. | Open Subtitles | لو كنت اعرف دائما ما اعنيه, لأصبحت عبقريا |
| Sana yardımı dokunacak bir şey bilseydim söylerdim ama bilmiyorum. | Open Subtitles | لو كنتُ أعرف شيئاً سيساعدك لكنتُ سأخبركِ، ولكنني لا أعرف |
| Bunu bilseydim, çöldeki bu kızartma tavasına... sana bunu sormak için gelmezdim. | Open Subtitles | مَنْ هو؟ إذا عَرفتُ ذلك، أنا ما كُنْتُ سأَقُودُ طول الطّريق خارج هنا إلى هذه المقلاةِ |
| Tabii ki, eğer kronografın yerini bilseydim... çalmak için hiç tereddüt etmezdim. | Open Subtitles | بالطبع, إذا كنت أعرف من أين توقيت الخاص بك, لن أتردد لسرقتها. |
| bilseydim, uzun zaman önce bu işe bir nokta koyardım. | Open Subtitles | لو كنتُ أعلم لكنتُ وضعتُ حدّاً لذلك منذ زمنٍ بعيد |
| O, çok inatçı bir kadındı ama sonumuzun böyle olacağını bilseydim ona çok daha iyi davranırdım hayattayken. | Open Subtitles | كانت امرأة صلبة ولكن إن كنت أعلم بما ستؤول أليه الامور لكنت أكثر لطف معها عندما كانت على قيد الحياة |
| Eğer bilseydim, şu anda benim olmuş olurdu. | Open Subtitles | لو علمتُ بذلك لكانت تلكَ النقود ملكي الآن |
| Bunun olacağını bilseydim, belki de ilk konaklama yerindeki daha harika olan Kum Ninjalarını kiralardım... | Open Subtitles | لو علمت ان هذا سيحصل لقمت من البداية باستئجار ساند نينجا |
| Keşke nerede olduğunu bilseydim, çünkü benim karşımda oturan Catherine Durant değil. | Open Subtitles | أتمنى إن كنت أعرف أين هي، لأنها ليست التي تجلس أمامي حالياً. |