| Önceden çok deniyorduk. Ama 5 yıl sonra denemeyi bıraktık. | Open Subtitles | كنا متحمسين بالبداية, ولكن بعد 5 سنوات توقفنا عن المحاولة |
| Kolaylaşmıyor ama iyi haber şu: denemeyi bırakıyorsun bir yerden sonra. | Open Subtitles | لم يحدث ذلك، ولكن الخبر السار هو ، يمكنك إيقاف المحاولة. |
| Ama belli ki sen görüşüyorsun ve ben de denemeyi bırakıyorum. | Open Subtitles | ولكن، من الواضح أنك ترين أحداً آخر، لذا، فلن أتابع المحاولة |
| Bunu denemeyi hep istedim. Hani solucanları ortadan ikiye | Open Subtitles | لقد أردت دوماً أن أجرب ذلك الشئ مع الديدان |
| denemeyi istedim, ama Alvy hiç hevesli değil. | Open Subtitles | حسنا، كنت دائماً أريد المحاولة ولكن الفي إنه لا يحبها بتاتا |
| Eğer denemeyi bırakırsan, kaybettiğini asla geri kazanamazsın. | Open Subtitles | ، إذا توقفت عن المحاولة . فلن تستعيد مافقدت |
| Daha önce yapmadım ama denemeyi çok isterim. | Open Subtitles | لم أقم بها من قبل، لكنّني أودُّ المحاولة |
| Erkekler hep tekrar denemeyi istiyorlar. | Open Subtitles | أنتم تريدون دائماً الاستمرار في المحاولة |
| Kimse denemeyi bırakmamızı söylemedi. | Open Subtitles | أتعلمين لم يخبرنا أحد أنه علينا التوقف عن المحاولة |
| Deniyorlar ve onları böyle bir kenara itersen denemeyi bırakacaklar. | Open Subtitles | إنّهم يحاولون، وإن استمرّيت ،في إبعادهم عنك .سيتوقّفون عن المحاولة أتعلم ماذا كذلك؟ |
| Fikrimi değiştirmek için yaptığım bu olgun denemeyi takdir ediyorum. | Open Subtitles | وأنا أقدر هذه المحاولة ناضجة لتغيير رأيي. أنا حقا. |
| Bu, denemeyi bırakacağım anlamına gelmez. | Open Subtitles | وهذا لا يعني أنه يجب علي التوقف عن المحاولة |
| Milyonlarca seçeneğin var ve denemeyi reddediyorsun. | Open Subtitles | لديك ملايين الخيارات، لكنك ترفض المحاولة. |
| Dranajdan sonra iyi olmamasına rağmen, sabrettiği için son bir denemeyi hak eder. | Open Subtitles | الامر يستحق المحاولة نظرا أنه قد يكون دائم. |
| Eğer Emma ve sen denemeye hazırsanız, denemeyi bırakmanız gerekiyor. | Open Subtitles | إذا كنت و إيما مستعدان حقاً للمحاولة يجب عليكم التوقف عن المحاولة |
| Belki de denemeyi bırakman gerek. | Open Subtitles | .حسنٌ , من الممكن عليكَ بأن تتوقف عن المحاولة |
| -Ben de bir kez daha denemeyi isterim. | Open Subtitles | لن أمانع أجرب مرة أخرى . . أعني , الجميع |
| Yeni bir eve taşındığımda kanepeyi denemeyi severim. | Open Subtitles | ،عندما أصل إلى منزل جديد أحب أن أجرب الأريكة فيه |
| Ne derler bilirsin, denemeyi bırak kendiliğinden oluversin. | Open Subtitles | هل تعلمين كيف يقول الناس أنه عندما تتوقفين عن المحاوله تحدث الأمور؟ |
| Şu şarlatanın o acayip alternatif tıp zırvalarını denemeyi düşündüğünü hayal etsene. | Open Subtitles | يعتقد أننا مستعدون لتجربة تلك الأدوية السخيفة المجنونة |
| Zihinlerimizde bize yasaklanmış fakat denemeyi çok istediğimiz erotik şeyleri yapmaya cesaret ettiğimizde tahrik oluruz. | Open Subtitles | نحن نثار متى نتجاسر و نعمل أشياء جنسية إلى حد ما بأننا منعنا من عقولنا، لكن ما زلنا نموت للمحاولة. |
| O garajda sekizinci sınıf fiziğini kullanarak ve mutlu zaman geçirerek... bu yolda gittiğimiz müddetçe, bence bunu denemeyi sabırla sürdürmeliyiz. | Open Subtitles | طالما نحن ماشين على هذا الدرب حيث الفيزياء الثمانية ونستمتع بوقتنا في ذلك الكراج أعتقد أننا نستطيع تجربتها |
| Kuzey plajını denemeyi isteyebileceğini düşündüm. | Open Subtitles | أعتقد أنك قد ترغب بالمحاولة بالشاطئ الشمالى |
| İşe yarayıp yaramayacağını bilmiyorum ama denemeyi bırakmayacağımı biliyorum. | Open Subtitles | ،إصغي،لا أعرف لو أنّ الأمرَ سينجح أمْ لا لكني الذي متيّقن منه .أنني لن أتوقف عن المُحاولة |
| şansımı ölümcül bir mücevher hırsızıyla denemeyi tercih ederim. | Open Subtitles | أفضّل المجازفة مع لصّ مجوهرات فتّاك |