| Annene, evin dışındaki hiçbir şeye dokunmamasını söyle. hiçbir şeye. | Open Subtitles | أخبري أمِك بألا تلمس أي شيء خارج المنزل، لا شيء |
| Siz hiçbir şeye saygı duymuyorsunuz, bu yüzden, ödün vermemek zorundayız. | Open Subtitles | أنتم لا تحترمون أي شيء لذا يتعين علينا اتخاذ موقف متشدد |
| Bak. Russell yada Jimmy'nin söylediği hiçbir şeye kimse inanmaz. | Open Subtitles | إنظرى.لن يعتقد أى شخص أيّ شيء راسل أَو جيمي يَقُولانِ |
| Çünkü artık kendi iki elim hariç hiçbir şeye güvenmiyorum. | Open Subtitles | لأنني لا اثق بأي شيء بعد الان غير يداي الاثنتين |
| Çünkü bugün senin kocan olacağım ve artık hiçbir şeye ihtiyacım kalmayacak. | Open Subtitles | لأنني سأصبح زوجك اليوم و لن أحتاج لأي شيء بعد الآن |
| Ben ona layık değilim. hiçbir şeye layık değilim. | TED | انا لا استحق هذه القوة ..انا لا استحق اي شيء |
| Ne bu kılıca, ne de verdikleri hiçbir şeye ihtiyacım yok! | Open Subtitles | أو أي شيء أعطوه لي لذا سنستمر فقط من أجل الموت |
| hiçbir şeye nazar değdirmek istemiyorum, ama her şey yolunda görünüyor. | Open Subtitles | ,أنا لا أريد أن انحس أي شيء لكن الأمور تبدو جيدة |
| Duyduğunuz hiçbir şeye inanmayın gördüklerinizin ise sadece yarısına inanın. | Open Subtitles | لا تُصدِّق أي شيء تسمعه وصدِّق فقط نصف ما تراه |
| hiçbir şeye, bir kelime bile, hayır, hayır, hayır, hayır. | Open Subtitles | ولا يتعاملون مع التقييمات الخاصة لم يتعاملوا مع أي شيء |
| Gaz üzerinde bazı analizler yaptım. Daha önce gördüğüm hiçbir şeye benzemiyor. | Open Subtitles | لقد قمت بتحليل الغاز وهو لا يشبه أي شيء رأيته من قبل |
| Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında. | TED | حسنا، الضوء شيء مميز ليس مثل أي شيء آخر اعتدنا على التعامل معه في حياتنا اليومية. |
| Neden bahsettiğini bilmiyorum. Çünkü ben oklarımı hiçbir şeye batırmam. | Open Subtitles | .لا أعلم عمّا تتحدث .لأنني لم أضع أيّ شيء لسهامي |
| Bugün hiçbir şeye zamanım olmadı. Bugün yemekte ne yedim biliyor musun? | Open Subtitles | لم أحظى بلحظة لفعل أيّ شيء أتعرف ماذا تناولت على الغداء اليوم؟ |
| Söz veriyorum, hiçbir şeye dokunmam ve sizin elemanlardan birinin yolunu kesmem. | Open Subtitles | أعِدْك أنّي لن ألمس أيّ شيء أو أعرقل مهمة فريقك، أقسم لك |
| Şimdiye kadar hiçbir şeye zararım dokunmadı,asla. | Open Subtitles | و أنا لم ألتحق بأي شيء منذُ تلك الحادثة قط |
| hiçbir şeye bakmıyordum, gülümsemedim de. | Open Subtitles | لم أكن أنظر إلى أي شيء . لم أبتسم لأي شيء |
| Donanma, Ödenek Komitesi'ne danışmadan hiçbir şeye 350 milyon dolar ödemez. | Open Subtitles | البحريه لن تنفق 350 مليون علي اي شيء بدون عمل موازنه في البدايه |
| Cama veya yansıma yapacak hiçbir şeye bakma, tamam mı? | Open Subtitles | لا تنظري في الزجاج أو أي شئ يصنع إنعكاساً، اتفقنا؟ |
| Oluyor. Duvarlara yaklaşmayın. hiçbir şeye dokunmayın. | Open Subtitles | إنه يحدث، إبتعدوا عن الجدران لا تلمسوا أي شيئ |
| Söylediği hiçbir şeye güvenemezsiniz. | Open Subtitles | إنّها تريد الموت، لا يمكنكم الوثوق بأيّ شيء تقوله |
| Eve koşarak girdim ve düşmedim, hiçbir şeye çarpmadım. | TED | و بينما أنا أركض مسرعة إلى المنزل لم أقع و لم أرتطم بأي شئ. |
| Ben asla hiçbir şeye değmeyecek bir ev ya da başka bir şey almayacağım. | Open Subtitles | انا لن اشترى ابدا منزل او اى شىء اخر له اى قيمة. |
| - Mr. Monk, lütfen hiçbir şeye dokunmayın. - Üzgünüm. | Open Subtitles | - السّيد Monk، رجاءً لا تَمْسسْ أيّ شئَ. |
| Onların hiçbir şeye ya da kimseye saygıları yoktur. | Open Subtitles | أنهم لا يتعاملون باحترام مع أى أحد او اى شئ |
| İşte alçakgönüllü teyzem Ruth, maymun iştahlı amcam Isaac, okla avlanan teyzem Flo ve hiçbir şeye çok para harcamayan harika teyzem Vera. | Open Subtitles | هؤلاء أقاربي , عمتي روث , عمي إسحاق , وعمتي فلو وهذه عمتي فيرا التي لا تحب أن تنفق على أي شي |
| Bu cihazın çalışma şekli daha önce gördüğüm hiçbir şeye benzemiyor. | Open Subtitles | هذا الجهاز ، طريقة عمله لاتشبه اي شئ رأيته من قبل |
| İmha edilmesi için bir ekip yolluyorum. Söyleyeceği hiçbir şeye güvenilmez. | Open Subtitles | سارسل فريق لتدميره اي شي يقوله لايمكن الثقة به |