| Bu kayanın altında su varsa, on beş güne kalmaz, bulurum! | Open Subtitles | إن كان هناك ماء تحت الصخرة سوف أصل إليها خلال أسبوعين |
| Burada, kayanın bileşimini korumak için metasomatik ışın kullanabiliriz, böylece lahit ufalanmaz. | Open Subtitles | هنا يمكننا استعمال شعاع التحويل لحماية تركيب الصخرة هكذا القبر لن ينهار |
| Her günün sonunda, bitkin ve acı içinde zirveye ulaşır ve ittiği kayanın tepeden aşağıya yuvarlanışını çaresizce izler. | Open Subtitles | في نهايه كل يوم, يصل إلى قمة الجبل منهك القوى ويصبح يائساً وهو يرى هذه الصخرة تتدرحج إلى أسفل |
| Adeta kar ve kayanın içinden bakarak burayı yaratan süreçleri görüyorsunuz. | Open Subtitles | الأمر أشبه أن ترى عبر الجليد و الصخور لما يحدث بالداخل |
| kayanın üzerinde dur ki insanlar seni görüp, umutlansın! | Open Subtitles | قف على الصخره حيث يمكن للناس أن يروك و ينبعث فيهم الأمل |
| kayanın yüzeyindeki tam boylarına göre olan delikler adeta bir apartmanı andırıyor. | Open Subtitles | واجه الصخرة تخلق مبنى سكني مثالي, مع الثقوب التي تبدو حسب المقاس. |
| O an o kayanın üzerinde topuklarımız üzerinde şeytanla tanrıydık. | Open Subtitles | ,في تلكَ أللحظة ,َعلى تلكَ الصخرة , و الشيطان تحتنا |
| Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki. | TED | و هكذا قمت من على الصخرة ، و يا إلهي كم ركضت، عائدة إلى البيت. |
| Bu balıktan sonra, bu kayanın altına kendisini saklamış, kırmızı floresan iskorpitle tanıştık. | TED | بعد هذه السمكة، تعرفنا بعقرب الماء الأحمر المضيء هذا متغطي ومختبئ في هذه الصخرة. |
| Bu kayacın içinde, gelmiş geçmiş en ağır kayanın ağırlığında bir şey olmalı. | Open Subtitles | لأنه لابد من وجود شيء في داخل الصخرة الأثقل في الوجود. |
| Şuradaki küçük kaya, orada, büyük kayanın üstündeki bakalım onu vurabilecek misin? | Open Subtitles | تلك الصخرة الصغيرة هناك التي على قمة الصخرة الكبيرة , دعنا نرى ما اذا كنت ستصيبها ام لا. |
| - Şimdi bu kayanın üzerinde öleceğim. - Bırak şimdi. | Open Subtitles | والآن سأموت على هذة الصخرة ليس عدلآ هودسن" كفى تذمرأ |
| Bak, eğer günün bu saatinde bir şey tutmak istiyorsan büyük kayanın diğer tarafına gitmelisin. | Open Subtitles | إذا كنت تريد اصطياد شيء في هذا الوقت من اليوم سيكون عليك الذهاب حول هذه الصخرة الكبيرة |
| en çabuk biçimde... ..sürünerek büyük kayanın arkasına gideceğiz, siper için. | Open Subtitles | قدر ما المستطاع، نحن سنزحف للخارج على طول تلك الصخرة الكبيرة للتغطية |
| Eğer bu küçük adacıkları dikkatlice incelersek bunların kayanın üzerinde tıpkı bir halı gibi serilmiş olduğunu görebiliriz. | Open Subtitles | إذا فحصنا هذه الجزر الصغيرة بعناية، نرى أنها ممتدة مثل السّجاد على قمة الصخرة. |
| Orada, çağlayan bir nehirden başka bir şey yoktu. Bitterroot Dağları'nın yüksek kesimlerinde otlak alandaki büyük bir kayanın altından çıkıyordu. | TED | وهناك، لا تسمع سوى صوت بقبقة الماء الصادرة من تحت الصخور في المراعي الخضراء، في أعالي جبال بيتيروت. |
| Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar. | TED | تجعل الصخور تنهار، والخطوة الأولى في انتاج التربة |
| - Beyaz kayanın oradaki üç evi biliyor musunuz? | Open Subtitles | أنت تعلم الثلاث منازل الموجوده عند الصخور البيضاء |
| kayanın üzerinde dur ki insanlar seni görüp umutlansın! | Open Subtitles | قف على الصخره حيث يمكن للناس أن يروك و ينبعث فيهم الأمل |
| Seyahatlerimde, büyük düz kayanın ötesine kadar gittim. | Open Subtitles | ضمن رحلاتي، سافرت إلى ما بعد الصخر المستوي العظيم |
| Johnny kayanın altına bakar... ben de her gün kayanın altına bakarım... bana mesaj göndermiş misin diye kontrol ederim. | Open Subtitles | وسأضع رسائل تحت الحجر ثم سأتفقد تحت الحجر كل يوم لأرى إن كنت تريد أن ترسل إلي رسائل |
| Kocaman bir kayanın üstüne çıkıp, göle atlayacağım. | Open Subtitles | سأرتقي قمة صخره عاليه ثم سأقفز |
| Ben de etrafa bakmaya başladım... baktım, baktım ve en sonunda bir kayanın orada bir karaltı gördüm. | Open Subtitles | وأنظر رأيت القليل من الرماد بالصخرة... |
| Bilhassa kayanın suyla buluştuğu yerleri. | Open Subtitles | خاصة الأماكن التى تلتقى فيها المياه بالصخور |
| O, kayanın çatlakları arasında donup... kayayı parçalayan su gibiydi. | Open Subtitles | لقد كانت كالماء المتجمد على صخرة . والمتشقق الى أجزاء |
| Şansı yaver gidecekti, ama hepsini birden sürükleyemedi, ... Jack sürüklendi ve kayanın üzerinden aşağıya düştü, o ileri demişti. | Open Subtitles | لكن الفتى إنزلقَ وسَقط على تلك الصخرةِ التي تسمى بالرأس |
| kayanın büyük olduğunu söylerse ona tankla ateş mi edeceksin? | Open Subtitles | إذاً لو أنه أخبرك أنها جلمود من الصخر فهل ستقوم بضربه بدبابةً مصفحة؟ |