| Bu sene Almanya, Doğu Almanya'daki barışçıl devrimin 25. yıl dönümünü kutluyor. | TED | في هذا العام، تحتفل ألمانيا بالذكرى الـ25 للثورة السلمية في ألمانيا الشرقية. |
| Ondan vazgeçmek için altı ayını harcadı ve şimdi onunla çıkarak bunu kutluyor. | Open Subtitles | قضت ستة شهور تحاول نسيانه والآن هي تحتفل بذلك بالخروج معه فى موعد. |
| Dinle beni,küçük köle. Einar salonda ölümünü kutluyor! | Open Subtitles | اسمعني جيدا ايها العبد ,انا اينر بالقاعه يحتفل بموتك |
| Brewster, beyzbol atıcısı... ..bugün erken saatlerde ,vergiden muaf 30 milyon dolar miras aldıve hala kutluyor.. | Open Subtitles | لاعب بيسبول صغير , في هذا اليوم ورث 30 مليون وهو يحتفل بذلك |
| Önceden yıkıcı, devrimci, devlet düşmanı diye etiketlenen insanlar, bu gece zaferlerini açıkça kutluyor. | Open Subtitles | الناس الذين كانوا يسمَون بالمخرَبين والثوَار وأعداء الدولة يحتفلون علناً الليلة |
| Şu anda bunu kutluyor olmalıydık. | Open Subtitles | يفترض بنا أن نحتفل وأنتما تتصرفان كأبلهين |
| World wide web ise bu ay 25. yaşını kutluyor. | TED | و هذا الشهر تحتفل الشبكة العالمية بعيدها الخامس والعشرين. |
| İzleyicilerin arasından biri sayıyı heyecan içinde kutluyor. | Open Subtitles | ومُشاهدة خاصّة في المدرجات تحتفل بالرّمية الحاسمة |
| Şu an Yoo-jin'le doğum gününü kutluyor olman gerekiyor, burada ne yapıyorsun? | Open Subtitles | لابد وان تحتفل بعيد ميلادك مع يوجين.ماذا تفعل هنا؟ |
| Ve bu gece şehir Shekhar ve Shyamlal Tantiya'nın kızı Gayatri'nin düğününü kutluyor. | Open Subtitles | والليله تحتفل المدينه بزواج شيخر علي جايتري ابنه شايملال تانتيا |
| Okulun tartışmasız kralı oluşunu kutluyor. | Open Subtitles | انه يحتفل بعهده الجديد , مَلك بلا منازع في المدرسة. |
| Bir Doğu Almanyalı yaş gününü kutluyor. | Open Subtitles | إنـه ألمانـيّ شـرقـيّ يحتفل بعـيد ميــلاده |
| Jimmy bu hafta 12000. Yayın saatini kutluyor. | Open Subtitles | جيمي يحتفل بإذاعته للساعة الثانية عشر ألف هذا الأسبوع |
| Jimmy bu hafta 12000. Yayın saatini kutluyor. | Open Subtitles | جيمي يحتفل بإذاعته للساعة الثانية عشر ألف هذا الأسبوع |
| Bir dakika önce araba satmış şimdi de satışı kutluyor olacaktık. | Open Subtitles | دقيقه واحده نحن نبيع السيارات ربما يحتفلون بالاشتراك |
| Geleneksel dansları İrlanda halkının ruhunu ve marifetini kutluyor. | Open Subtitles | وبرقصتهم التقليدية يحتفلون بروح وبراعة الشعب الآيرلندي |
| Bunu kutluyor olmamız gerekiyor. İnsanlar tofuyla kutlama yapmazlar. | Open Subtitles | من المُفترض أن نحتفل والناس لا يحتفلون بالتوفو |
| Bütün arkadaşlarımız ilk zührevi hastalıklarını kaparken biz çoktan birinci evlilik yıldönümümüzü kutluyor olacaktık. | Open Subtitles | وإصابة أصدقائنا بأوّل مرض تناسلي معدٍ بينما نحتفل بأوّل ذكرى زواجنا |
| Bu anı kutluyor olmamız gerek. | Open Subtitles | لذلك علينا .. علينا ان نحتفل بهذه اللحظة |
| Hayatını yaşamak, onun doğum günü kutluyor , umut vazgeçmek asla. | Open Subtitles | تعيشين حياتكم تحتفلين بعيد ميلاده . لا تفقدي الأمل أبداً |
| Seni kutluyorum, Roma seni kutluyor. | Open Subtitles | أهنئك ، روما جميعها تهنئك |
| Ona 00 yetkisi veriyorum, o da bunu elçiliği havaya uçurarak kutluyor. | Open Subtitles | لكن منحته رتبة الصفرين, فإحتفل بها بأن فجر سفارة. |
| Doğum gününü yalnız mı kutluyor? | Open Subtitles | هل ستحتفل بعيد ميلادها بمفردها أم ماذا؟ |