| Buffy,son derece normal bir hayat yaşıyor olsaydın bu kadar çıIgın olmazdın. | Open Subtitles | بافي . إذا حصلت علي حياة طبيعية لن نكوني بمثل جنونك الآن |
| Bak, hepimizden çok normal bir hayat yaşamak isteyen sendin değil mi? | Open Subtitles | انظري، كنت تريدين حياة طبيعية أكثر من كل واحد منا، أليس كذلك؟ |
| Bunun dışında, daha normal bir hayat sürmeye çalışmanız çok iyi bir şey. | Open Subtitles | خلافاً لذلك , اظن انه من الجيد انك تحاول الحصول على حياة طبيعية |
| Hayır gitmiyorum Sadece normal bir hayat istiyorum. | Open Subtitles | فقط أريد أن أبدء حياة عادية أنت تعرف. كشخص ناضج, ربما ؟ |
| Beraber normal bir hayat geçirmek güzel olurdu, ama ölmekten korkuyorum. | Open Subtitles | سيكون ظريفاً لو حظينا بحياة طبيعية معاً لكني أخافُ أن أموت |
| Bunun daha da kötüye gitme ihtimali var ama bu antipsikotiklere erken başlarsak bu çocukların %20'si oldukça normal bir hayat sürebiliyor. | Open Subtitles | ولكن عندما نبدأ هذه الأدوية النفسية في وقت مبكرا حوالي عشرين بالمئة من هؤلاء الأطفال سيشفون وتعيش حياة طبيعية إلى حد ما |
| Bunun dışında, daha normal bir hayat sürmeye çalışmanız çok iyi bir şey. | Open Subtitles | خلافاً لذلك , اظن انه من الجيد انك تحاول الحصول على حياة طبيعية |
| normal bir hayat yaşayabileceğime 18 yıl boyunca beni inandırdın. | Open Subtitles | طوال 18 سنة، جعلتني أصدق أنني أستطيع عيش حياة طبيعية. |
| İleride normal bir hayat istiyorsam yokluğuna alışmalıyım. | Open Subtitles | ،يجب أن أعتاد على عدم وجُـوده إذا كُـنتُ أريدُ حياة طبيعية في المستقبل |
| Bu fare yarışından kurtulup normal bir hayat sürebilmek için son şansımdı. | Open Subtitles | كانت فرصتي الأخيرة لأترك سباق الجرذان هذا وأعيش حياة طبيعية |
| - Araştırmanız tehlikeli. Tehlike istemiyorum. Tek istediğim normal bir hayat. | Open Subtitles | تحقيقك خطر، أنا أريد فقط أن أعيش حياة طبيعية |
| - normal bir hayat istiyorum. - Sabırlı olmalısın. | Open Subtitles | ـ أريد حياة طبيعية ـ عليكِ التحلى بالصبر |
| Bana, normal bir hayat yaşayamayacaksa en iyi şekilde anormal bir hayat sürdüreceğini anlattı. | Open Subtitles | أخبرتنى أنها إذا لم تكن تستطيع أن تعيش حياة طبيعية.. ..فهى مصممة أن تعيش حياة فوق العادة بأحسن طريقة تستطيع0 |
| Hiçbir zaman normal bir hayat yaşama imkânı olmadı. | Open Subtitles | المشكلة الرئيسية هي ان تتوقع حياة طبيعية والتضحيات التي قدمها |
| Bu nedenle Oma gibi yardımsever bir yaratık, onun anılarını gömmesine yardım ediyor, böylece normal bir hayat sürebilecek. | Open Subtitles | و لماذا كائن خيّر مثل أوما تساعده على دفن ذكرياتهم لكى يمكنه أن يحيا حياة طبيعية |
| Hep, normal bir hayat sürmenin ne kadar güzel olacağından söz ediyorsun. | Open Subtitles | دائما ما كنتى تتحدثين أنكى تريدين إمتلاك حياة طبيعية حسنا ، هذه فرصتك |
| Ben korkuyorum ki, bilirsin, iyi bir şey olur her zaman, ben aslında birlikte normal bir hayat olabilir düşünüyorum her zaman, şey yanlış gider. | Open Subtitles | أنا خائفة ، كما تعلم ، كلما يحصل شيء جيد كلما إعتقدت أنه يمكننا أن نعيش حياة طبيعية يحصل شيء خاطئ |
| Seni zorlamadım. Yalnızca normal bir hayat yaşamanı istedim. | Open Subtitles | انا لا أًجبرك كل ماأريده ان تعيشى حياة عادية |
| Artık gidip annen ve kardeşinle normal bir hayat yaşayabilirsin. | Open Subtitles | الآن يمكنك الذهاب للعيش مع أمك وأخيك وتحظي بحياة طبيعية |
| Sonra buraya geri dönüp beraber normal bir hayat sürebiliriz. | Open Subtitles | ثمّ بإمكاننا العودة إلى هنا ويمكن أنْ نعيش حياة طبيعيّة معاً |
| Sen ve Luca için normal bir hayat sürdüğümüz görüntüsünü kurtarmam lâzım. | Open Subtitles | إنني بحاجة لتوفير بعض مظاهر الحياة الطبيعية لك أنت و(لوكا) |
| Bu evi bırakmakla, ona normal bir hayat için başarı şansı tanımıyoruz. | Open Subtitles | نحن لم نعط البيت، و لا أنفسنا الفرصة العادلة لحياة طبيعية |
| Yarım bir akciğerle normal bir hayat sürmesi mümkün mü? | Open Subtitles | هل من الممكن أن تعيش حياةً طبيعية بنصف رؤية مفقودة ؟ |
| Bu kasabada normal bir hayat sürdürürüm herhâlde. | Open Subtitles | على الأرجح أنّني سأواصلُ عيش حياةٍ عاديّة في هذه المدينة |