| Sürekli tetikteydim, Polisler gece gündüz ensemdeydi. Ama burada Bay Rothstein'im. | Open Subtitles | يطاردني رجال الشرطة ليلاً و نهاراً و هنا ,أنا السيد روذستين |
| Dürbüne bakan Polisler de şaşırdı. Pencereleri dikiz geçiyorum abiciğim, dedim. | Open Subtitles | لقد حير المنظار رجال الشرطة قلت لهم بأنني كنت أستخدمه للتلصص |
| Polisler için parmak izinden daha önemli olabileceğini düşünüyorum cidden. | Open Subtitles | اظن انها حتكون اهم من بصمة الصوبع فى شغل الشرطه |
| Bütün Polisler bu adam için çalışıyor. - Hiçbir polise güvenemeyiz. | Open Subtitles | هذا الشخص يمتلك رجال شرطه فلا يمكننا الثقه في اي شرطي |
| Sadece bana mı öyle geliyor yoksa şehirdeki Polisler sadece onlardan mı ibaret? | Open Subtitles | هل لي فقط، أو هي تلك اثنين رجال شرطة الوحيدة في هذه المدينة؟ |
| Bu önemli, Bay Crawford. Polisler size bir davranış örneği diye bakıyor. | Open Subtitles | و لكن هذا مهم سيد كراوفورد الشرطيون ينظرون اليك لمغرفه كيف يتصرفون |
| Sence Polisler vatandaşın parasını bir İsveç arabası için harcarlar mı? | Open Subtitles | كنت أعتقد أن رجال الشرطة نضيع المدينة الدولارات على السيارات السويدية؟ |
| Polisler son günlerde herkesi rahatsız ediyor. Bu yeni birşey değil, biliyorum. | Open Subtitles | رجال الشرطة ، لقد كانوا يزعجون كل شخص مؤخراً ماذا جديد أيضاً؟ |
| Polisler dün şüpheliyle konuşmuş olabilecek bir çocuk daha bulmuş. | Open Subtitles | رجال الشرطة وجدوا طفلا اخر قد يكون تحدث للمشتبه البارحة |
| Yakında emeklilik fonundaki yolsuzluklarla ilgili... olarak Polisler seni ziyarete gelebilir. | Open Subtitles | قد يزورك رجال الشرطة لاحقاً بشأن مخالفات في حساب معاش التقاعد |
| Alarm 3 dakikadan fazla sürerse, otomatik olarak bir sinyal gönderilir, ve Polisler bir anda olay yerinde bitiverir. | Open Subtitles | ولو استمر الإنذار أكثر من ثلاث دقائق سيتم إرسال إشارة تلقائياً وسيتم إرسال رجال الشرطة إلى مكانكِ في الحال |
| Babamız polisti. sen bi polissin. Ben Polisler için çalışıyorum. | Open Subtitles | والدنا كان شرطياً , أنت شرطيه أنا أعمل لحساب الشرطه |
| Polisler bir İçişleri toplantısını ekebilmek için türlü çıIgın numaralar deneyebilirler. | Open Subtitles | سيقتلع منك رجال الشرطه اشياء جنونيه لتهرب من مقابله الشئون الداخليه |
| Sadece peşinde Polisler olduğunda uğramazsan, daha çok mutlu olacağım. | Open Subtitles | ساقدر لك لو لم تأتي هنا فقط لتضيع مراقبة الشرطه |
| Ama kim öldürdüyse suçun Frank'e kalacağını biliyordu ve nereden bileceksin, New York'taki bütün Polisler Punisher'ın kafasını asılı istiyorlar. | Open Subtitles | ولكن من فعل أعرف أن فرانك سيستغرق اللوم، وماذا تعرف، كل شرطي في مدينة نيويورك يريد رئيس المعاقب على عصا. |
| 911'i arayacağım ve üniformalı Polisler buraya gelecek ve her şeyi açıklığa kavuşturacaklar. | Open Subtitles | سأتصل بالطوارئ و سيرسلون رجال شرطة يرتدون الزيّ إلى هنا و سيحلون المشكلة |
| Polisler paylarını alır işe karışmazlar. | Open Subtitles | يحصل الشرطيون على حصتهم ولا يسبّبون المتاعب |
| Polisler silah sesini duymuş ama onlar gelene kadar kaçmış. | Open Subtitles | الضباط سمعوا اطلاق النار, ولكنه هرب قبل وصولهم الى هناك |
| Polisler ev arkadaşlarımın kapısını kırdı ve çıkarken kapıyı kapatmayı unuttu. | Open Subtitles | اقتحمَت الشُرطة بابَ زُملائي في المنزِل و تركوا البابَ مفتوحاً خلفهُم |
| Hareketi faşist Polisler ve haklarının ihlali hakkındaki hoş olmayan laflara dönüştü. | Open Subtitles | و تصرفاته تحولات إلى خزعبلات سخيفة عن الشرطيين الفاشين و انتهاك الحقوق |
| Polisler bölgeyi araştırmak için gidiyor, ama personel sayılarının az olduğunu söyledi. | Open Subtitles | ، سيبحث الشرطي بالمنطقة . لكنه يقول أنّ التعداد السكاني لها قليل |
| Ya kapılar güvenlik sistemine bağlıysa? Polisler 5 dakikada gelsin mi istiyorsun? | Open Subtitles | ماذا لو أتصل من بأعلى وطلبوا للشرطة هنا؟ |
| Burası yeni Güney. Artık siyahlara siyah Polisler işkence uyguluyor. | Open Subtitles | فى الجنوب الجديد، لديهم ضباط شرطة سود ليعاقبوا مؤخرة السود |
| Eğer Polisler kızkardeşimi de ayartmışsa, belki onu öldürenler de onlardır. | Open Subtitles | لو أن الشّرطة ورّطت أختي ربّما يكونون هم من قتلوها أيضاً |
| Bilirsin, berberler, garsonlar, park yerlerine bakanlar, hatta devriye gezen Polisler. | Open Subtitles | أعني مثل الحلاقيين والنادلات وعمال موقف السيارات حتى الشرطة في العمل |
| Bende bu şans varken, birileri öldürülür... Polisler de gelip orayı kapatır. | Open Subtitles | و لحظي السيئ سيقتل شخص ما هناك ثم يأتي البوليس ليغلق المكان |
| Bu yıl 1 Şubat'ta Kiev'e vardığımda Bağımsızlık Meydanı hükümete sadık Polisler tarafından kuşatma altına alınmıştı. | TED | عندما وصلت إلى كييف، في الأول من فبراير هذا العام، كان ميدان الاستقلال تحت الحصار محاطاً بالشرطة الموالية للحكومة. |