| Eşyalarınızı toplayıp buradan defolup gitmek için yarım saatiniz var. | Open Subtitles | لديكم نصف ساعة فقط كي تقومو بتوضيب اغراضكم و الرحيل. |
| Bana Charlotte'ın gerçek katilini vermek için 24 saatiniz var. | Open Subtitles | لديكم أربع و عشرون ساعة لكي تسلموني قاتل شارلوت الحقيقي |
| Kamu Güvenliği Birimi'ne bildirmeden önce yaklaşık bir saatiniz var. | Open Subtitles | لديك ساعة ومن ثم سيتوجب علي إخبار قسم السلامة العامة |
| Onları teslim etmek için üç saatiniz var. Yoksa gemiyi havaya uçururuz. | Open Subtitles | لديكم ثلاث ساعات بالتحديد لتسلموهما أو سنقوم بتفجير السفينة |
| Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz. | TED | وبحلول الظهيرة, تحدد الوضع المتغيّر للزهرة, ومجددا في المساء, وتصبح هذه ساعتك. |
| Yani grafik bir geri sayım saatiniz varmış gibi ya da onların ekranı soldan sağa dolduracak bir dizi asterisk işareti varmış gibi. | TED | من الممكن أن يكون لديك ساعة عد تنازلي رسومية أو خطوط من العلامات النجمية التي تُملأ من اليسار إلى اليمين علي الشاشة. |
| Bir kere 4. kampa ulaştıktan sonra zirveye gidip gitmeyeceğinize karar vermek için sadece 24 saatiniz var. | TED | ومتى وصلت إلى ذلك المخيم .. لديك تقريباً 24 ساعة لكي تُقرر إما أن تصعد إلى القمة أو تعود أدراجك |
| Güzel. Şimdi, 25'in üstü olanlar, kol saatiniz varsa elinizi kaldırabilir misiniz? | TED | عظيم. الآن، أولئك الذين أعمارهم فوق الـ25، هل يمكن أن ترفعوا أيديكم إن كنتم ترتدون ساعة اليد؟ |
| Bunlar devam edecekler. Biz atları değiştirirken yemek yemek için bir saatiniz var millet. | Open Subtitles | للاستمرار، ساعة واحدة للاكل، رجال، بينما نغير الخيول |
| Sen ve o iğrenç efendinin defolması için yirmi dört saatiniz var. | Open Subtitles | أمامك أنت وسيدك المُقرف 24 ساعة لإخلاء المنزل |
| Dikkat, kol saatiniz bozuldu. Bu giriş yolu kaybolacak. | Open Subtitles | ساعة يدك أصابها عطب هذا المدخل مؤقت وسيختفي |
| Size tuzak kuranı bulmanız için 24 saatiniz var. | Open Subtitles | لديكما 24 ساعة لتجدا الرجل الذى زج بكما فى السجن |
| Ama sadece bir saatiniz var, sonra biz gideceğiz. | Open Subtitles | ولكن كلّ ما تملكينه ساعة واحدة وبعدها سنغادر |
| Parayı göndermek için 40 saatiniz var. yarından sonraki gün öğlene kadar. | Open Subtitles | لديكم 40 ساعة حتى ظهر بعد غد لتدبير تحويل المبلغ |
| Altınlar için 72 saatiniz var yoksa olacaklara katlanırsınız. | Open Subtitles | أمامكم 72 ساعة لتسليم الذهب. وإلا ستتحمّلون العواقب. |
| Geri dönmeniz ya da bir mesaj iletmeniniz için tam 24 saatiniz var. | Open Subtitles | سوف امنحك 48 ساعة ,اما ان تعود او ترسل رساله. |
| Sınavı bitirmek için bir saatiniz var. | Open Subtitles | لديكم ساعة واحدة فقط لتكملوا هذا الأختبار |
| Bombardıman başlamadan önce tam üç saatiniz var. | Open Subtitles | أنصحكم أن لديكم ثلاث ساعات بالتحديد قبل الضربة الجوية. |
| Bunun için tam olarak 3 saatiniz var. | Open Subtitles | لديكم ثلاث ساعات بالتحديد للقيام بهذا لديك يدان رائعة |
| Bedava aile fotoğrafı çektirebilmeniz için bir kaç saatiniz kaldı. | Open Subtitles | مرحباً جميعكم بضعة ساعات تبقت فحسب لأجل ستوديو صور العائله المجاني |
| Sen, aval aval bakan ve sen, kibirinden şişmiş olan bu sizin son saatiniz olabilir. | Open Subtitles | أنت هناك يا من تفغر فاك مثل الماشية وأنت ايها المنفوخ بالرضا هذه قد تكون ساعتك الاخيرة |
| Üssümden ve gözümün önünden çıkıp gitmeniz için 1 saatiniz var. | Open Subtitles | لديك ساعه واحده تكون خارج القاعده و بعيداً عن نظرى للأبد |
| - Aşağı? - Hayır, saatiniz kaç? | Open Subtitles | تريد الهبوط كم الساعة لديك |
| Yüzüğünüz ve saatiniz burada. İkisi birlikte paketlenmiş halde. | Open Subtitles | الخاتم والساعة, كانتا ملفوفتين بغلاف واحد |