| Öğretmenini, öğrencileri, kendisi ve tarihi konusunda eğitmek gibi bir sorumluluğu üstlenmeyi düşünmemeli. | TED | عليه ألا يفكر في أخذ المسؤولية في تدريس معلمته، وتلاميذها، حول نفسه، وتاريخه. |
| Yüzbaşı Schultz'un, sorumluluğu size yıkmaya çalışma şekli hiç hoş değil. | Open Subtitles | لم تعجبني الطريقة التي قام بها الكابتن شولتز بالقاء المسؤولية عليك |
| Bir karar verdik ve bir suçlama olursa bütün sorumluluğu almaya hazırız. | Open Subtitles | وان كان هناك اتهام مضاد فسنتحمل المسؤولية كاملة. هوتش. انه الرجل المنشود |
| Bilirsin, "Seks, sorumluluğu getirir" türü şeyler. Bende pek anlamıyorum. | Open Subtitles | إنه الجنس يؤدي إلي المسئولية شئ بأنني لا أحصل عليه |
| Fakat koruma sorumluluğu, bir anlamda, uluslararası bir prensip olarak, halkların kendi kaderini tayini etmesi fikrinden devralınmış yeni bir fikir. | TED | و لكن، مسئولية الحماية هي مبدأ جديد قد غطى نوعاً ما على مبادئ تحقيق الذات المسيطرة حالياً على المجتمع الدولي. |
| Eğer bu cezalandırılacak bir durumsa tüm sorumluluğu üzerime almaya gönüllüyüm efendim. | Open Subtitles | اذا كنت لن تعطى المخالفة لأحد انا على استعداد تام لتحمل المسؤلية |
| sorumluluğu başkasına yükle... Biliyor musun, herkes sorumluluğu başkasına yüklüyor. | Open Subtitles | تخلص من المسؤولية ليتخلص الجميع من المسؤولية ، أتعلم ؟ |
| Artık yanlış bir şey yaptığın zaman sorumluluğu üstüne almayı öğrenmelisin. | Open Subtitles | أنت يجب أن تكبر وتتعلّم تحمّل المسؤولية عندما تعمل شيء خاطئ |
| Kim ne derse desin umurumda değil, tüm sorumluluğu ben üstleneceğim. | Open Subtitles | لا يهمني ما يقول أي شخص آخر سوف أتحمل المسؤولية الكاملة |
| Okulumda öğrenci ve öğretmen olan 17 kişi öldü, bu zincirdeki hiç kimse sorumluluğu üstüne almayacak. | TED | ولذلك عندما توفّى 17 طالبًا وعضوًا بهيئة التدريس من مدرستي، فلن يتحمل أحد من هذه السلسلة المسؤولية. |
| Ve beşinci ve son olarak, sorumluluğu devletler, iş dünyası ve sivil toplum arasında paylaşmalıyız. | TED | الخامس والاخير, نحتاج لتشارك المسؤولية مع الحكومات, والتجار والمجتمع المدني. |
| İnsan olduğunuzu anlamanız ve sorumluluğu ona göre almanız gerekiyor. | TED | عليك أن تفهم أنك بشر وتحمل المسؤولية وفقًا لذلك. |
| Sizce sorumluluğu tüketiciye yüklemek adil mi? | TED | هل تعتقد أنه من العدل وضع عبء المسؤولية على المستخدم؟ |
| Ne, 20 yıl önce düşen uçak için senin sorumluluğu üstlendiğin gibi mi? | Open Subtitles | ماذا ، كما تحملت انت المسئولية عن تحطم الطائرة من 20 سنة ؟ |
| Sevgili konuklar bugün üzerime tarihi resmi bir görevin sorumluluğu yüklendi. | Open Subtitles | أيها الضيوف المحترمون لقد تم منحي المسئولية لترأس هذا الحدث التاريخي |
| Bu daha kabul edilebilir, ama buda hala Tanrı'yı nihai ahlaki sorumluluğu ile bırakıyor. | TED | يبدو هذا مقبولاً بدرجة أكبر, لكن تبقى على كاهل الرب المسئولية الخلقية المطلقة. |
| Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor. | TED | وهي أدركت أن مع النعمة العظيمة تأتي مسئولية كبيرة. |
| Eğer öldürmenin sorumluluğu paylaşılırsa, kimse kimseyi suçlayamaz. | Open Subtitles | إذا كانت المسؤلية عن وفاته مشتركة من سيكون مذنبا ؟ |
| Size emir veriyorum. Bütün sorumluluğu alıyorum. | Open Subtitles | انا اعطيك الامر وأتحمل المسئوليه الكامله |
| İnsanın sorumluluğu olunca, düş kurmaya zamanı kalmıyor. | Open Subtitles | و لكن عندما تتحمل المسؤوليات لا يعود لديك وقت لكي تحلم |
| Eğer muhasebe platformu gerçek bir kişi olsaydı finans direktörü onu yönetme ve onunla ilgilenme sorumluluğu duyacaktı. | TED | حسنًا، إذا كانت منصة المحاسبة شخصًا، سيشعر مدير المالية بأنه مسؤول عن إدارتها والعناية بها. |
| Bence çok fazla sorumluluğu olan biri olduğun için bazen... sana saldırıldığını sanıyorsun. | Open Subtitles | أعتقد أنك رجل ذو مسؤوليات كثيرة ويجعلك هذا قلقاً أحياناً |
| Bir vatandaş, benim gibi sıradan bir vatandaş, birinin hatırı sayılır miktarda uyuşturucu bulundurduğunu biliyorsa yasalara göre sorumluluğu nedir? | Open Subtitles | إذا مواطنة, مواطنة عادية مثلي عرفت أن شخص يحمل كمية كبيرة من المخدرات فماذا تكون مسؤوليتي, كما تعرفون, تحت القانون؟ |
| Sonrasında, sorumluluğu geminin doktoru alacak. | Open Subtitles | بعد ذلك، باخرة الأطبّاء ستتقاسم المسؤوليّة. |
| Öyle bile olsa bir şey ya da birisi sorumlu tutulmalıdır, olaydaki sorumluluğu almalı ve bütün suçlamaları üstlenmelidir. | Open Subtitles | لكن إن كانَ الأمرُ كذلك شيءٌ أو شخصٌ ما يجب أن يكون مسؤولاً يجب أن يتحمَّل الذَنب و اللَوم، صحيح؟ |
| Bütün gece seninle birlikte olduğum için, onlara sorumluluğu benim alacağımı söyle. | Open Subtitles | بما انى كنت معك الليله كلها اخبريهم انى سأتحمل المسؤليه بدلا عنك |
| - Ama Joe'nin sorumluluğu bende olacaktı. | Open Subtitles | بالطبع، أنت كذلك وأنا المسئول عن هذه المنشأة |
| Değil mi? Çözmek de sadece onun sorumluluğu olamaz. | TED | صحيح؟ وحلها لا يمكن أن يكون مسؤوليته وحده. |