| Ve elde edilen bu iki bilgiyi kullanarak standart bir derin yapay sinir ağını veya bir derin öğrenme ağını hastanın tanısı için eğitebilirim. | TED | وباستخدامنا لهذه المعلومات، يمكننا تدريب شبكة عصبونية عميقة نموذجية أو شبكة تعلم عميق لتوفير التشخيص للمريض |
| Ona "zorlayıcı köpek bozukluğu" tanısı kondu. Üstelik bu buzdağının sadece görünen kısmıydı. | TED | تم تشخيصه بأنه مصاب باضطراب الكلاب القهري وهذا كان جزء بسيط جداً من معاناته |
| Bu stres döngüsü ve dinlenememe birkaç ay sürdüğünde kronik insomnia tanısı konuyor. | TED | عندما تستمر نوبات القلق والتوتر لأكثر من الشهر، فإنه يتم تشخيصها على أنها أرق مزمن. |
| Ancak kıza ölümcül bakterilerin yol açtığı ciddi bir enfeksiyon tanısı koyulmuştu. | TED | ولكن الفتاة الآن مشخصة بالإصابة بعدوى حادة ببكتريا قاتلة. |
| Dünyada her 20 dakikada bir kişiye otizm tanısı konuyor ve dünyada en hızlı büyüyen gelişimsel hastalık olmasına rağmen bilinen bir tedavisi ya da çaresi yok. | TED | وعبر العالم, كل 20 دقيقة يوجد شخص جديد تشخص حالته على انها توحد وبالرغم من انه اسرع الاضرابات نموا في العالم لا يوجد له مسبب او علاج. |
| ilginç olan, kadınlar akciğer kanseri tanısı aldığında, kurtulma şansları erkeklerden daha yüksek. | TED | ومن المثيرللاهتمام أنه حين تشخص النساء بمرض سرطان الرئة فإن نسبة شفائهن تكاد تكون أفضل من الرجال. |
| Üzüm boyutunda fibroid tanısı aldı. | TED | تم تشخيص ورم الليفي لديها بحجم الليمون. |
| Birkaç gün önce kemik kanseri tanısı konmuş bir oğlandı. | TED | وكان صبياً قمت بتشخيص حالته كمصاب بسرطان العظام قبل بضعة أيام. |
| Şimdi sizi, henüz iki yaşındayken beyin felci tanısı konmuş olan Beery ikizleri ile tanıştırayım. | TED | دعوني أقدم لكم التوأم بيري، تم تشخيصهم بشلل دماغي في الثانية من عمرهم. |
| Bana paranoid şizofren tanısı kondu, ve diğerinin adını hatırlamıyorum. | Open Subtitles | تم تشخيصي بداء انفصام الشخصية ولا أستطيع تذكر المرض الأخر |
| Tamam, hipertansif krizler geçiren yedi yaşındaki bir çocuğun ayırıcı tanısı ne? | Open Subtitles | حسناً، ما التشخيص لطفل في السابعة من عمره يعاني من أزمات ضغط مرتفع؟ |
| Tamam, hipertansif krizler geçiren yedi yaşındaki bir çocuğun ayırıcı tanısı ne? | Open Subtitles | حسناً، ما التشخيص لطفل في السابعة من عمره يعاني من أزمات ضغط مرتفع؟ |
| Artık diabet tanısı ölüm cezası anlamına gelmeyecek. | Open Subtitles | فكر وحسب التشخيص لم يعُد مُرادفاً للموت المُحقق |
| Makyajda kullanılan alüminyum toza alerjik olduğu tanısı kondu. | Open Subtitles | تم تشخيصه على أنه رد فعل تحسسي لغبار الألمنيوم الموجود في أدوات التجميل |
| Kocamla ona, son evre beyin kanseri tanısı konulduktan sonra tanıştım. | Open Subtitles | ...زوجي قابلته بعد تشخيصه بسرطان المخ القاتل .... |
| Altı ay önce ameliyat edilemez bir tümör tanısı konuldu... | Open Subtitles | تم تشخيصه بورم غير قابل للاستئصال |
| Aslında, kanser tanısı şu an iyi bir haber olurdu. | Open Subtitles | في الحقيقة، تشخيصها بالسرطان سيكون خبراً جيّداً الآن |
| Geçen hafta, kedime lösemi tanısı koydular. | Open Subtitles | الأسبوع الماضي, قطتي تم تشخيصها بسرطان الدم السنوريّ |
| Tüm bu bozuklukların her biri aslında beyinden kaynaklandığı halde, bu bozuklukların çoğunun tanısı teşhisi sadece davranışların gözlemlenmesiyle koyuluyor. | TED | بالرغم من حقيقة ان كل واحدة من هذه الإضطرابات تنشأ في الدماغ، غالبية هذه الاضطرابات يتم تشخيصها فقط على أساس مراقبة السلوك |
| Tabii, anneniz tanısı konulmamış bir diyabet hastası olarak hayatına devam ediyormuş. | Open Subtitles | بالتأكيد، والدتك كانت تعيش باعتبارها مريضة سُكر غير مشخصة |
| Anneniz tanısı konulmamış bir diyabet hastası olarak hayatına devam ediyormuş. | Open Subtitles | والدتك كانت تعيش مريضة سُكري غير مشخصة |
| Evet, tanısı konulmamış öğrenme bozukluğu. | Open Subtitles | نعم اعاقة تعلم غير مشخصة |
| Doktorlar ona şizofreni tanısı koydu ve ona ellerindeki en iyi ilacı yazdılar. | TED | شخّص الأطباء حالته بانفصام الشخصية، وأعطوه أفضل الأدوية. |
| Her yıl, 60.000 kişi Parkinson tanısı alıyor ve bu sayı sadece artmakta. | TED | ففي كل عام 60،000 شخص يتم تشخيصهم بمرض الشلل الرعاشي، وهذا الرقم آخذ في الارتفاع، |
| Ben 10 yaşındayken anneme duygudurum değişiklikleri ve paranoid sanrılarla ilişkilendirilen bir ruhsal bozukluk olan şizofreni tanısı kondu. | TED | عندما كنت في العاشرة، تم تشخيص والدتي بالشيزوفرينيا، مرض نفسي يسبب تغير المزاج والإحساس بجنون العظمة. |
| Doktorum bana konversiyon bozukluğu tanısı koyduğunda, kadınların vücutlarıyla alakalı 2500 yılı aşan düşüncelere başvurmuştu. | TED | عندما شخص الطبيب حالتي باضطراب التحويل، كان يستحضر أفكاراً عن أجساد نساء تزيد أعمارهن عن 2,500 سنة. |
| Sonograma bakarak MS tanısı koyamazsın. | Open Subtitles | لن تقم بتشخيص تصلب الأنسجة باستخدام سونار |
| Günümüzde, 88 çocuktan birine otizm tanısı konmakta ve soru şu ki, grafik neden bu yönü gösteriyor? | TED | واحد من كل 88 طفلاً هذه الأيام سيتم تشخيصهم بحالة التوحد، و السؤال هو، لماذا يظهر هذا الرسم البياني بهذا الشكل؟ |
| Benim aklımda kalan, bana kanser tanısı konulduktan sonra arkadaş olduk. | TED | أنا أذكر أننا أصبحنا صديقتين بعد أن تم تشخيصي بالسرطان. |