| Ben sadece... arabanın tekerinin sağlam olduğundan emin olmak istiyordum. | Open Subtitles | كنت مجرد كنت أتأكد من الهواء بالإطارات لأتأكد أنها آمنة |
| Güzel. İyi. Sizin durumdan haberdâr olduğunuzdan emin olmak istedim. | Open Subtitles | فقط أردت أن أتأكد من كونك على علم بهذا الوضع |
| Aşağıya inebilesin diye hepsi boşaldı mı diye kontrol ettim. | Open Subtitles | تحتَّم أن أتأكد من انقشاعهم جميعًا ليتسنّى لك النزول للأسفل. |
| Belki gidip iyi mi diye kontrol etsem iyi olur. | Open Subtitles | ربما علي بأن اذهب اليه واتفقده، أتأكد من كونه بخير. |
| Gizli özel biranızın kurallara uygun olup olmadığından emin olmalıyım. | Open Subtitles | أحتاج ان أتأكد من أن الجعة المحلية متوافقة مع القانون |
| Daha düşük eğitimli dinleyiciler için yeteri kadar basit olduğundan emin olmam gerekiyor. | Open Subtitles | أريد أن أتأكد من أنها بسيطة جدا لكي يفهمها الجمهور المستمع الأقل ثقافة |
| Sana bir şey söylemem gerek ve net konuştuğumdan emin olmak zorundayım çünkü belli ki geçmişte net olamamışım. | Open Subtitles | أريد أن اقول لك شيئا، وأريد أن أتأكد من أنني واضحة، لأنه يبدو أنني لم أكن واضحة في الماضي. |
| Çok uğraştım onu gerçek ve parçalanmayacak bir aileye verdiğime emin olmak için. | Open Subtitles | حاولت بشدة أن أتأكد من أنها ستعثر على عائلة حقيقية، عائلة لن تتفرق. |
| Uzun süredir görüşme yapmamıştım ve doğru hazırladığıma emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | لم أحظى بمقابلة منذ فترة وأريد أن أتأكد من أنها صحيحة |
| Sadece ben öldükten sonra sevdiklerimin güvende olduklarından emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أتأكد من أن الأشخاص الذين أحبهم أمنين من بعدي. |
| Diğer yandan, yaratıcılığımın kendi başarısıyla hayatta kaldığından emin olmak için bir yol bulmak zorundaydım. | TED | بعبارة أخرى، كان علي أن أجد طريقة ما أتأكد من خلالها أن إبداعي قد تجاوز نجاحه. |
| Derin uykudayken kabus gördüm ve onu neyin öldürdüğünden emin olmak istedim. | Open Subtitles | حلمت حلما رهيبا فى السبات الصناعى وكان يجب أن أتأكد من ما قتلها |
| Bileklikleri eşleşiyor mu diye kontrol ediyordum. | TED | اعني انني كنت أتأكد من البطاقات كل هنيهة .. |
| Eğer kusuruma bakmazsanız, madam, Adamlarımın kamp hazırlıklarını kontrol etmeliyim. | Open Subtitles | ، لو أذنتي ليّ ، سيدتي يجب أن أتأكد من أن رجالي عسكروا بشكلٍ صحيح |
| Sadece polis hakkında verdiğin sözü tutup tutmadığını kontrol ediyorum. | Open Subtitles | أتأكد من أنك حافظت على وعدك بخصوص الشرطة |
| "stereotactic robot" almak için gereken para kaynağını buldum.kurulun onayını alacağımdan emin olmalıyım. | Open Subtitles | وجدت طريقة لاحضار مجسم آلي أردت أن أتأكد من موافقتك قبل أن أتابع |
| deneme şansım olmadığından, hepsinin düzgünce çalıştığından emin olmam gerek. | TED | العمل مع هذه الآلات الحاسبة، أحتاج لأن أتأكد من أنها تعمل جميعاً بشكل صحيح. |
| Gidebilirsin. Onu yakaladığımızdan emin olana kadar burada kalıyorum. | Open Subtitles | إذهب سوف أبقى حتى أتأكد من أننا أمسكنا به |
| Kocan ile yapacağımız bu değiş, tokuş işleminin, süprizlere mahal bırakmadan gerçekleşmesini sağlamak için biraz kendi işime bakmalıyım. | Open Subtitles | حتى أتأكد من أن لا تكون ... هناك مفاجآت وبأن عملية التبادل هذه مع زوجكِ قد تمّت كما وعدت |
| Bu güvenilir bir kaynaktan rapor edilirse sana güvenebileceğimi bileceğim. | Open Subtitles | وعندما أتأكد من مصادر موثوقة بأنك قمت بضربه عندها يمكنني الثقة بك |
| Ben sadece her şeyin düzenli olmasını sağlıyorum. | Open Subtitles | أنا فقط نوعاً ما أتأكد من أن كل شئ يجري بخير هنا |
| Ben muhbirimle konuşup atladığımız bir şey var mı bir bakayım. | Open Subtitles | بأكوستا. سأتفقد الأمور مع مخبري و أتأكد من أننا لم نفوت أي شيء. |
| Sabah ilk işinin bir doktora görünmek olduğuna emin olacağım. | Open Subtitles | سوف أتأكد من أن ترى طبيب أول شيء في الصباح |