| Biliyorum. - Biliyorum. - Kendini ne sanıyorsun, tanrı mı? | Open Subtitles | ـ أنا أعلم ذلك ـ هل أنتِ إله لتعلمى ذلك؟ |
| - Biliyorum, bunu biliyorum ve evlenmek zorunda olduğunu anlıyorum. | Open Subtitles | أنا أعلم, و أتفهّم بأنّ عليكِ أنْ تتزوجي أحقّاً ؟ |
| Bu daha bitmedi çünkü nereye gittiğini bilmiyorsun ama Ben biliyorum. . | Open Subtitles | لم ينتهى لأنك لا تعلم أين ستذهب و أنا أعلم أين ستذهب |
| Gece çabuk akıp gidiyor ve zamanın ne değerli olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | الليلة تنقضي مسرعةً و أنا أعلم بأن الوقت ثمينٌ بالنسبة لي |
| Biliyorum ki beni utandıracaksın ve kendine hakim olamadığının da farkındayım. | Open Subtitles | أنا أعلم بأنك سوف تحرجني وأعلم بأنك لا تستطيع مساعدة نفسك |
| Yine de en nihayetinde hukukun benim için daha heyecan verici olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | تعادل القوى أنا أعلم في النهاية أن القانون سيكون أكثر إثارة بالنسبة لـي |
| Güç sahibi olmak ve güç sahibi olmamak nasıldır bilirim. | Open Subtitles | أنا أعلم معنى أن تملك السلطة وأعلم شعور أن تفقدها |
| - Biliyorum kulağa çılgınca geliyor ama bunu bir düşün. | Open Subtitles | من أنا أعلم أنها تبدو مجنونة لكن التفكير في الامر. |
| - Biliyorum tatlım burada bir sürü büyük gemi var. | Open Subtitles | أنا أعلم. هناك الكثير من المراكب الكبيرة هنا ، يا عزيزي. |
| - Biliyorum, normalde kadeh kaldırma konuşmasını Ross yapardı, ancak bu sene ben yapacağım. | Open Subtitles | أنا أعلم أن عادة روس يعطي الخبز المحمص، ولكن هذا العام أنا سأفعل ذلك. |
| - Biliyorum,bebeğim. | Open Subtitles | المدرب يريد مني أن أركض أنا أعلم يا عزيزي |
| - Biliyorum... ruhsallık senin için bir sürü ıvır zıvır... ama insanlara içindeki barışı sağlamalarında yardımcı oluyor. | Open Subtitles | أنا أعلم روحانيا أنك تعتقد أن هذا هراء و لكنه يساعد الناس في التصالح مع أنفسهم |
| Ama teselli ise seni gömmek yapacağım tam olarak nerede, Ben biliyorum. | Open Subtitles | لكن إذا كان في ذلك أي عزاء، أنا أعلم بالضبط أين سأدفنك |
| Ben biliyorum çünkü bir çoğunu bulmalarına bizzat yardım ettim. | Open Subtitles | ولكن أنا أعلم عنها لأنني ساعدتهم في أخفاء الكثير منها |
| Burada altın olmalı ve Ben biliyorum ki biz onu bulabiliriz. Bu kötü bir fikir değil. | Open Subtitles | لابد من وجود ذهب هنا أنا أعلم أنه يمكننا أن نجده |
| Ne olduğunu biliyorum. Asıl sen neye sahip olduğunu biliyor gibi görünmüyorsun. | Open Subtitles | أنا أعلم , أنت من يبدوا أنه لا يعلم ما كان يملك |
| Bazı şeylere alışkın olduğunu biliyorum ama biz farklı birşey yapacağız. | Open Subtitles | أنا أعلم أنك متعودة على أمور كثيرة لكننا سنفعل شيئاً مختلفاً |
| Gecenin, korkunç davetkâr olduğunu biliyorum ama bayan Vale sizi bekliyor. | Open Subtitles | أنا أعلم أن الليل مغري بالنسبة لك لكن الآنسة فيل تنتظرك |
| Bak, çavuş, onun aşırı derecede şarhoş olduğunun farkındayım,tamam mı? | Open Subtitles | أنظر أيها الرقيب ، أنا أعلم أنه ثمل ، حسن؟ |
| Eski bir başbakan olarak ilgi odağı olacağımı biliyordum ve sakıncası yoktu. | Open Subtitles | أنا أعلم اني مركز اهتمام الكثيرين ولابأس في هذا أنا أتقبل هذا. |
| İnan bana, sevdiğin suçlu bir kardeşin olması nasıl bir şeydir iyi bilirim. | Open Subtitles | صدقني ، أنا أعلم بشأن ما مررت به أن تحظى بشقيق مُجرم تُحبه |
| Ne demek istediğinizi anlıyorum. Ayrıca çok da kötü göründüğümü biliyorum. | Open Subtitles | إنظرى, أنا أعلم ما تقولينه و أعلم كيف يبدو الأمر سيئاً |
| Evet bizim büyüklerimiz... ama yine de kalp kırmaya hakları yok. | Open Subtitles | أنا أعلم أنهم الكبار ولكن هذا لا يعطيهم الحق بتحطيم القلوب |
| Bak, onun benden daha mutlu olduğunu biliyorum ve sebebini bulmak istiyorum. | Open Subtitles | أنظرن, أنا, أعلم بأنها كانت أسعد مني و أريد أن أكتشف لماذا؟ |
| Bazılarınızın Harvard İşletme Okulu'na gittiğini biliyorum. | TED | أنا أعلم أن بعضكم درس في مدرسة هارفرد للأعمال. |