ويكيبيديا

    "اتضح" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • ortaya çıktı
        
    • Görünüşe
        
    • Anlaşılan
        
    • Meğer
        
    • Meğerse
        
    • Görünen
        
    • anladım
        
    • görünüyor
        
    • anlaşıldı
        
    • varmış
        
    • sonra
        
    • dönüştü
        
    • sonunda
        
    • ortaya çıkarsa
        
    • olduğu ortaya çıkıyor
        
    Biyotıp dünyasında numuneleri büyütmenin yardımcı olabileceği başka problemlerin de olduğu ortaya çıktı. TED اتضح أنه وعبر الطب الحيوي، هنالك مشاكل أخرى يمكن للتضخم أن يساعد فيها.
    Bazı deri lezyonları olduğu ortaya çıktı. Galiba genetik yatkınlığı yok. Open Subtitles اتضح أن لديها تشوهات جلدية أظن لم يكن هناك ميلاً وراثياً
    Tamam, Görünüşe göre o günah topları bizim düşündüğümüzden hızlı çalışıyormuş. Open Subtitles حسناً، لقد اتضح أن كرات الخطيئة مفعولها أسرع مما كُنّا نتوقع
    Anlaşılan cesaret gösterim, diğer üç kişiye de cesaret vermişti. Open Subtitles اتضح أن تصرفي الشجاع ألهم ثلاثة آخرين بالتصرف بشجاعة أيضاً
    Meğer bu akşamki parti iptal edilmiş ve bizim daire bana kaldı. Open Subtitles اتضح أن حفل الليلة تم إلغائه وستكون شقة أمي بأكملها خالية لي
    Meğerse bu, daha sonra ortaya çıkacağı gibi, o bölgede alabileceğimiz yegane yardımmış. Open Subtitles لكن هذه كما اتضح كانت أفضل مساعدة أمكننا الحصول عليها في هذه الجهة
    O kadınla evli olduğu ortaya çıktı, ben de kadınla ilgilendim. Open Subtitles ، اتضح أنه كان متزوجاً من تلك المرأة لذلك اعتنيت بها
    Her neyse, sonuç olarak, ödenmemiş birkaç park cezam olduğu ortaya çıktı. Open Subtitles على أي حال ، اتضح أن لدي مخالفتان وقوف خطأ لم أدفعها
    Kendini kötü hissetti ama onun hatası olmadığı ortaya çıktı. Open Subtitles شعرت بالسوء ، ولكن اتضح أن الخطأ لم يصدر منها
    Bizim hahamın, diğer insanların sorunlarını daha iyi çözdüğü ortaya çıktı. Open Subtitles كما اتضح أن الأحبار يجيدون التعامل مع مشاكل الآخرين بشكل أفضل
    Görünüşe göre gerçeklerden kaçmak istersen seks neredeyse haplar kadar iyi. Open Subtitles , اتضح لو أنك أردت الهرب من الحقيقة الغزل شئ كالمخدرات
    Görünüşe göre kendi kraliçe annesine kraliyet muamelesi yapıyormuş ve en kötüsü? Open Subtitles اتضح انه كان يقوم بالمعالجة الملكية مع امه الملكة وأسوأ جزءِ هو؟
    Görünüşe göre gördüğüm en iyi avukat falan değilmişsin sen. Open Subtitles اتضح لي بعد كل شيء بأنك لست أفضل محامي شاهدته
    Anlaşılan erkek arkadaşın aynı anda her yerde birden olabiliyormuş. Open Subtitles اتضح أن بإمكان حبيبك التواجد بكل مكان في نفس الوقت
    Anlaşılan o ki bu yakıtlar ve teknolojiler var ve bu da onun bir örneği. TED لذا اتضح أن هذه الأنواع من الوقود والتكنولوجيا موجودة، وإليكم مثال عن هذا.
    Meğer Anma Günü'nün hafta sonunda araba kiralarken pek seçeneğiniz olmuyormuş. Open Subtitles اتضح أنه في عطلة يوم الذكرى، لا يمكنك استئجار ما ترغب
    Meğer ikinci el dükkânlarında ayıkladığım kıyafetler her yıl elden çıkardıklarımızın sadece küçük bir kısmını oluşturuyormuş. TED اتضح أن الملابس التي كنت أفتش فيها في تلك المتاجر لا تمثل سوى جزء صغير من إجمالي الملابس التي نتخلص منها كل عام.
    Meğerse, onun lezbiyen anneleri onu dünyaya getirmek için babamın spermini kullanmış. Open Subtitles و الذي اتضح مؤخرا ان امهاتها المثليات استخدموا حيوانات ابي المنوية لآنجابها
    Ve Görünen o ki, bu zincirleme olayların sebeplerinden biri de iklim. TED حيث اتضح أن المناخ كان أحد المسببات ضمن سلسلة طويلة من الأحداث.
    Yakın zamanda, işimin ne olduğunu anladım. TED وقريبا، فقد اتضح لي ما كانت عليه وظيفتي.
    Neden mi? Öyle görünüyor ki erkekler çok sperm üretiyor. TED لماذا؟ لقد اتضح أن الرجال ينتجون الكثير من الحيوانات المنوية.
    anlaşıldı ki Uranüs ve Neptün tam olarak olmaları gereken yerdelerdi. TED لقد اتضح أن أورانوس ونبتون قد وُجِدا في مكانهما المفترض لهما.
    Bir tane üvey annemle Navajo bir kardeşim varmış amına koyayım. Open Subtitles اتضح أن لدي زوجة أب وأخ غير شقيق من أمّة نافاخو
    Aldığımı sandığım an, bu birden güzel sözle söylenmiş bir kovulmaya dönüştü, Open Subtitles ظننت مرة أني حصلت، لكن اتضح فيما بعد أنه طرد بكلمات جميلة
    Bununla birlikte, eğer masum olduğunuz ortaya çıkarsa, sizinle şu yaslanan koltukla ilgili görüşmek isterim. Open Subtitles لكن إذا اتضح أنك بريء أودّ مكالمتك بشأن الكرسي المتحرك
    Kendi atıklarını ve onlarla neler yapabileceklerini düşünen birçok endüstri olduğu ortaya çıkıyor. TED حسنًا، اتضح أن هناك الكثير من الصناعات التي تفكر أيضًا في نفاياتها الخاصة وما الذي يمكننا فعله بها.

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد