| Ve 4'üncü gün duman aralandığında, hayatta kalan tek Sarmatya askerleri efsanevi ama yenilmiş süvari birliğiydi. | Open Subtitles | وبنهاية المعركة فى اليوم الرابع الجنود الشجعان وحدهم بقوا يتذكروا حطام كابليرى الأسطورة |
| Geride kalan ormanların muhafızlarıysa muazzam Ormanın Ruhu'na sadık olan dev hayvanlardı. | Open Subtitles | ولكن الذين بقوا حرسوا بواسطة وحوش كبيرة والتي بدورها تؤمن بروح الغابة العظيمة |
| Geldiler, kaldılar ve beraber çalışmak için yollar buldular. Ve şehirden şehire ve şehirler arası organizasyonlar ile hala da buluyorlar. | TED | جائوا و بقوا و وجدوا طرق و لازالوا يجدون طرق للعمل معاً مدينة لمدينة و خلال منظمات بين المدن |
| Sorularıma cevap veremedi böylece yanıtsız kaldılar. | TED | لم تستطع الاجابة على أسئلتي، لذلك بقوا من غير اجابة. |
| Hayatta kalanlar kendilerini daha güçlü hissettiler. | Open Subtitles | من بقوا على قيد الحياه شعروا أنهم أقوى من ذى قبل |
| Bu adamlar biraz daha uzun süre orada kalırlarsa birbirlerini öldürecekler. | Open Subtitles | هؤلاء الرجال سيبدئوا بقتل بعضهم البعض إذا ما بقوا لمدة أطول |
| Ve kalanların üreme oranı düştü. | TED | اما الذين بقوا في تلك المنطقة فان معدل تكاثرهم انخفض |
| Bunlar özel öğrenciler kalacak yerleri yok burada kalıyorlar. | Open Subtitles | هؤلاء الطلاب المميزين لم يكن هناك مكان ليبقوا فيه لذا بقوا هنا |
| Macaristan'da kalan milyonlarcası ise mahkumlardı. | Open Subtitles | أمّا الملايين الذين بقوا في هنغاريا فكانوا سجناء |
| Tüm olmuştur kalan Elders dışarı kızarmış var. Onlar bizim koruma gerekir. | Open Subtitles | الشيوخ الذين بقوا على قيد الحياة يحتاجون إلينا لنحميهم |
| Ve 4. gün duman dağıldığında sağ kalan Sarmatya askerleri, sayıları azalmış ama efsanevi süvarilerdi. | Open Subtitles | وبنهاية المعركة فى اليوم الرابع الجنود الشجعان وحدهم بقوا يتذكروا حطام كابليرى الأسطورة |
| Sen bu savaşta geriye kalan bir kaç iyi adamdan birisin. | Open Subtitles | أنت أحد الرجال الأخيارالذي بقوا في هذه المعركة |
| Ben de hayatımı sağ kalan çocuklarıma adadım. | Open Subtitles | لذا فقد كرست حياتي لأولادي الذي بقوا على قيد الحياة. |
| Evsizler yurdundan sonra, Muhammed'in körfez savaşından bir arkadaşında kaldılar. | Open Subtitles | بعد الملجأ ، بقوا مع صديق لمحمد من رفاق حرب الخليج |
| Ruhel, Şefik ve Asıf, Guantanamo'da üç ay daha kaldılar. | Open Subtitles | روول وشفيق وعاصف بقوا فى جوانتانامو لثلاثة شهور أخرى |
| Tüm adamları ölene kadar bu hisarı korumak için onunla birlikte kaldılar. | Open Subtitles | كلّ رجاله بقوا ليدافعوا عن هذا الحصن معه، حتّى الموت. |
| Bogart, Huston ve Gina Lollobrigida hepsi burada kaldılar. | Open Subtitles | أنهم جميعا بقوا هنا: بوجارت، هيوستن، وجينا لولو بريجيدا. |
| Ayrıca, onlar birbirlerini de öldürdüler ve hayatta kalanlar bu grubun üyeleri oldu. | Open Subtitles | ،علاوة على ذلك، أولئك الرجال قتلوا بعضهم البعض .والذين بقوا منهم أعضاء تلك المجموعة |
| Ya burada geride kalanlar da öyle yaptılarsa. | Open Subtitles | ماذا لو فعل الناس الذين بقوا هنا ذلك أيضاً؟ |
| Tankta kalanlar öldü. | Open Subtitles | الذين بقوا في الداخل ، قُتلوا داخل الدبابة |
| Adamlarıma, benim yanımda kalırlarsa yine asker olacaklarını söylemiştim. | Open Subtitles | وَعَدت رجالي، إذا بقوا معي سيكونون جنودًا مرة آخرى |
| Askerlerimiz gemideyken Cezayir sularına gidiyormuş ama işi bitirmek için kalırlarsa diplomatik bir olaya sebep olacak. | Open Subtitles | أنها متجه إلى المياه الجزائرية ،وعلى متنها جنودنا لكن هذا سيسبب مشكلة دوبلوماسية .إذا بقوا من أجل إنهاء المهمة |
| Burada kalanların soğuk algınlığı olmadığı aşikar. | Open Subtitles | و الذين بقوا لا يعانون من البرد بالتأكيد |
| Bunlar özel öğrenciler kalacak yerleri yok burada kalıyorlar. | Open Subtitles | هؤلاء الطلاب المميزين لم يكن هناك مكان ليبقوا فيه لذا بقوا هنا |
| Giderken ne alabildilerse adamlarından bazıları yağmalamak için geride kalmışlar. | Open Subtitles | بعضٌ من رجاله بقوا هناك لينهبوا ما يستطيعون في طريق الخروج |