| Beni buraya getirdiğin için çok teşekkür ederim. Çok güzeldi. | Open Subtitles | شكرا جزيلا لك لإحضاري إلى هنا لقد كان هذا رائعا |
| Hadi ama. Romantik saçmalıkları bırakın. - çok teşekkür ederim. | Open Subtitles | ـ هيا ، يكفي رومانسية لعينة ـ شكرا جزيلا لك |
| Tommy Mizzone: çok teşekkürler. Burada olduğumuz için çok heyecanlıyız. | TED | تومي مزون: شكرا جزيلا لكم. نحن متحمسون جداً لوجودنا هنا. |
| Bu arada muhteşem çiçekler için çok teşekkürler. Çok büyüktü. | Open Subtitles | شكرا جزيلا على تلك الزهور الرائعة بالمناسبة إنهم ضخمين جدا |
| Hayır, gerçekten. Çok sağ ol. İyi geceler. | Open Subtitles | لا حقا، أنا أعني ذلك شكرا جزيلا وتصبحين على خير الآن |
| Çok sağol ya. Çocuk travmatik bir dönemden geçti. Belki değişmiştir. | Open Subtitles | شكرا جزيلا لقد مر بفترة عصيبة بشكل هائل, ربما أنه تغير |
| - çok teşekkürler. - Teşekkürler. Bu kadar çok insana servis yapmaya alışkın değiller. | Open Subtitles | شكرا جزيلا اخشى انهم ليسوا معتادين على خدمة هذا العدد الكبير من الناس |
| çok teşekkür ederim. Bu iyiliğe nasıl karşılık verebilirim bilmiyorum. | Open Subtitles | شكرا جزيلا لك انا لا اعلم كيف نرد لك هذا |
| Bunu yaptığınız ve benimle geldiğiniz için çok teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكرا جزيلا لكم لفعلكم هذا وقدومكم في هذه الجولة معي |
| Tanrım, wafflelar ve milkshake için... çok ama çok teşekkür ederim. | Open Subtitles | يا رب، شكرا جزيلا جدا جدا عن بلدي الوفل و ميلكشيك. |
| Yapmamız gereken, gerçekten olduğumuz kişiye ulaşmak, ve bu gerçekten de ürkütücü. çok teşekkür ederim. | TED | ما نحتاجه هو إعادة الإتصال بما هو فى الحقيقة أنفسنا، وهذا مثير حقا. شكرا جزيلا لكم. |
| Ve bununla beraber, artık sahneden inmem gerekiyor, bu yüzden çok teşekkür ederim. | TED | ومع ذلك ، أعتقد أنني يجب أن أترجل من المسرح، لذلك ، شكرا جزيلا. |
| Ve bence, yetişkinler olarak, oyun oynamanın iyi ya da kötü bir şekli olmadığını öğrenmeliyiz. çok teşekkürler | TED | وأظن أننا كراشدين نحتاج أن نتعلم أنه لا يوجد طريقة صحيحة أو خاطئة في اللعب. شكرا جزيلا لكم. |
| CA: Teşekkürler David ve Gretchen, bu olağanüstü sohbet için çok teşekkürler. | TED | كريس أندرسن: ديڤيد و جريتشن أشكركما شكرا جزيلا للمحادثة الرائعة حقا. |
| çok teşekkürler. Chris Anderson: Bu kadar mı? | TED | شكرا جزيلا. كريس أندرسون : هذا كل ما في الأمر؟ |
| Benim kızlarım her şey olabilir ama çaresiz olmak bunlardan biri değil. Yani soru şu, şimdi ne yapacaksın? Benimle geldiğin için Çok sağ ol. | Open Subtitles | ماذا سنفعل الان؟ شكرا جزيلا لمجيئك برفقتي |
| Çok sağ ol. | Open Subtitles | شكرا جزيلا ســ يــ نـــ مــ ــا الـ عــ ر ب |
| Senin yalnız olmanı istemiyorum sadece, anladın mı? Anladım, anladım, çok teşekkür ederim Çok sağol, bebeğim. | Open Subtitles | وأنا أعلم, وأنا أعلم شكرا جزيلا شكرا جزيلا |
| - Ben de öyle düşündüm. - çok teşekkür ederim Frasier. | Open Subtitles | ـ هذا ما كنت ارمي اليه ـ شكرا جزيلا فريزر |
| 10 inches aralıklı bir şeyle yapılmış olmalı. - çok teşekkürler. | Open Subtitles | لابد ان يكون شيئا فيه اشياء متباعدة بعشر بوصات ـ شكرا جزيلا |
| Pekala, çok teşekkür ederiz. Bu bizim için harika bir hediye oldu. | TED | شكرا جزيلا لكم أيضا. وكان ذلك رائعا لنا |
| cok tesekkur ederim. | TED | شكرا جزيلا لكم. |
| Çok heyacan verici. D: Kesinlikle heyacan verici. Beyler, çok teşekkür ediyorum. | TED | وهو الشيء المثير جدا. د: أمور مثيرة فعلا. شكرا جزيلا لكم يا سادة. |