| Kendime, Sevgililer Günü için izin istedim. Ama kimseye kıyak geçme havamda değilim. | Open Subtitles | نفسي،لقد طلبت من نفسي إجازة لعيد الحب لكنني لم أكن في مزاج لتفاهاتي |
| - Tarih dersi havamda değilim. Sadede gelir misiniz Bay Teller? | Open Subtitles | لست في مزاج درس تاريخ لماذا لا تدخل في الموضوع ؟ |
| Şey bende o sıralar gazeteye çıkmak için iyi bir ruh halinde değildim | Open Subtitles | حسنا ، لم أكن في مزاج جيد لأظهر في الصحف |
| Leydi Hazretleri kimseye talimat verecek durumda değil. | Open Subtitles | سيادتها ليست في مزاج ملائم لإعطاء أوامر لأي شخص |
| Şu an pek de " Hootie " havasında değilim. | Open Subtitles | لأنني لست في مزاج جيد لأسمع هوتي و هو يغني |
| Yeni tahıl gevreği aldım! Şu an parçalanmış sunta yiyecek bir havada değilim, sağol! | Open Subtitles | ولست في مزاج لقطع الورق المقوى الان, اشكرك |
| Şehir merkezine doğru bir seyahate gitme havanda mısın Bobo? | Open Subtitles | هذا لن ينجح. أنت في مزاج لاتخاذ وسط رحلة، بوبو؟ |
| Ama okuma modunda olmadığını sanıyordum. | Open Subtitles | لكنك لست في مزاج جيد للقراءة على ما اعتقد |
| Ne diyebilirim ki, beni hayırsever modumda yakaladın. | Open Subtitles | حسنًا، ماذا أقول؟ أتيت إلي وأنا في مزاج مُحسنة |
| Şu an bezle ilgili bir espri yapardım ama açıkçası hiç havamda değilim. | Open Subtitles | وانا أمزح بخصوص موضوع الحفاظات ال لكن بصراحة, انا لست في مزاج جيد |
| Hiç havamda değilim, Chris Mannix. Saçmalıklarını benden uzak tut. | Open Subtitles | لست في مزاج جيد كريس مانيكس , دعني من هرائك |
| Yürü lan Götsurat. su an havamda değilim, beni kizdirdiğiniz yeter. | Open Subtitles | تحرك يا أحمق، فأنا لستُ في مزاج جيّد الآن، جعلتوني أغضب. |
| Aslında şu an böyle bir şey dinleyecek havamda değildim. | Open Subtitles | أنا لم أكن في مزاج للإستماع لهذا الشيء الآن |
| Ve ben bugün çok havamda olduğum için sizlere iyi bir tedavi teklif edeceğim. | Open Subtitles | و بما إنني في مزاج جيد سأعرض عليكما أمراً مسلياً |
| Film izleme havamda olduğumu sanmıyorum. | Open Subtitles | أنا حقا ليس في مزاج لمشاهدة فيلم بعد الآن. |
| Ve takıma seçildiğinde, iyi bir ruh halinde olacak, ki bu da onunla konuşmak için çok iyi bir zaman demek. | Open Subtitles | سيختارونه للفريق وعندما يختارونه سيكون في مزاج جيد |
| Misafir kabul edecek durumda olduğunu sanmıyorum. Kötü bir gün geçirdi. | Open Subtitles | لا أظن أنه في مزاج يسمح بزيارته لقد مر عليه يوم سيء |
| Üstelik gece yemeği havasında değilim. | Open Subtitles | إلى جانب أننى لست في مزاج جيد لحفلات العشاء |
| Kumar oynayacak havada değilim, o yüzden odama çıkıyorum. | Open Subtitles | أنا لست في مزاج جيد كي أستمع لهذا الهراء . سأذهب إلى غرفتي |
| havanda olmadığını söylersin. | Open Subtitles | تفعل اشياء الا تستطيع ان تقول انك لست في مزاج جيد |
| Nevrotik heyecanlarından birinin modunda değilim. | Open Subtitles | أنا لست في مزاج يسمح لي بالتعامل مع حالات هلعك |
| - Pek kural modumda değilim. | Open Subtitles | لست في مزاج مناسب لإتباع القوانين |
| Evet ama ne yazık ki böyle bir suçlamanın onayını almak için bir yargıç bulmanız gerekecek ve sanırım bu yargıçları şu anda işbirliği yapmayan bir modda bulacaksınız. | Open Subtitles | أجل لسوء الحظ ستحتاجين لقاضي لتنفيذ هذه التهم وسوف تجدين القضاة ربما في مزاج غير متعاون الآن |
| Beni bizzat başkan aradı ve gününde olduğunu söyleyemem. | Open Subtitles | الرئيس بنفسه إتصل بي ولم يكن في مزاج جيد |
| Şu an tam havamdayım, elinizdeki en iyi seçenek sudan bahaneler bulup uzaklaşmanızdır | Open Subtitles | أنا في مزاج سيء، لذلك ربما في مصلحتك الخاصة اختلاق عذر واهٍ والإستدارة ثم الرحيل. |
| Ben kutlama modundayım kodaman kocana bir zafer yemeği hazırlamaya ne dersin? | Open Subtitles | أنا في مزاج للاحتفال لذا مارأيك بصنع عشاء احتفالي لزوجك المهم؟ |
| Ailenin Keyfi yerinde. İyi vakit geçirdim sayılır. | Open Subtitles | لقد كان والديكِ في مزاج جيد كدت أن أحظى بوقت جيد |
| Ben gayet iyiyim. Son derece iyi bir ruh halindeyim. | Open Subtitles | وانا لست متوعك ولست في مزاج عصبي هذا الصباح |