| Bu pelerin olay yerinde bulundu. Polisin şaşkın aklı karışık. | Open Subtitles | هذا الرداء الأسود وجدوه في مسرح الجريمة الشرطة في حيرة |
| 18 ağır, 29 hafif yaralı. Olay yerinde yangın çıktı. | Open Subtitles | ثمانية عشر سيارة كبيرة، و29 صغيرة، وحريق في مسرح الحادث |
| Olay yerinde bir şey bulursan birine haber vermen gerekir. | Open Subtitles | إذا وجدت شيئاً في مسرح الجريمة مفترض أن تبلغ أحداً |
| Cinayet mahallindeki parmak izlerinizi açıklayabilir misiniz? | Open Subtitles | هل تعرف كيف يمكن لبصمات الأصابع جاءت لتكون في مسرح الجريمة؟ |
| Olay yerindeki teshisimi dogrulamak için zaman sinirimiz oldugundan beri. | Open Subtitles | حسناً، لأنّ لدينا موعد أخير لتأكيد تشخيصي في مسرح الجريمة. |
| Bak olay yerinde yüzünün halini gördüm. Sana bir şeyler olduğunu anlıyorum. | Open Subtitles | لقد رأيت تعابير وجهك في مسرح الجريمة أنا أعلم أنك تعلم شيئأً |
| Akıllıca demişken, olay yerinde senin, lotoda kazanırsan ne yapmak isteyeceğinden... | Open Subtitles | بالتحدّث عن البراعة، لقد لاحظتُ في مسرح الجريمة، أنّكِ لم تذكري |
| Olay yerinde beyinleri yanan polis arabasıyla bir ilgin var mı? | Open Subtitles | هل للأمر علاقةً بالمركبتين التي أحترقت أجهزتها في مسرح الجريمة ؟ |
| Olay yerinde seni hatırlayan bir görgü tanığımız da var. | Open Subtitles | نحنُ لدينا أيضاً شاهد عيان أمكنه رؤيتكِ في مسرح الجريمه |
| Ve olay yerinde onun kimliğini tespit edecek hiçbir şey yok. | Open Subtitles | ولا يوجد في مسرح الجريمة ما يساعد على تحديد هويته أيضاً |
| Önce, cinayet yerinde bulunan ve en altında John Frazer ismi yazan mektup. | Open Subtitles | أولاً : الخطاب و الذي وُجد في مسرح الجريمة موقعاً بإسم "جون فرايزر" |
| Kısmi parça kusursuz eşleşti. Şimde suç mahallindeki yerini belirlemeliyiz. | Open Subtitles | غطاء جزئي,تطابق تام الأن يجب علينا فقط وضعه في مسرح الجريمة |
| Olay yerindeki teşhisimi doğrulamak için zaman sınırımız olduğundan beri. | Open Subtitles | حسناً، لأنّ لدينا موعد أخير لتأكيد تشخيصي في مسرح الجريمة. |
| Olay yeri çalışmalarına nasıl güvenilir? | Open Subtitles | أو في مسرح الجريمة، فضلاً عن أهليّة مديريّة الشرطة |
| - Ancak bir eşleşme bulsak bile, girdiği olay yerini bulmalıyız. | Open Subtitles | على تطابق, لازلنا نحتاج. لتجربته في مسرح الجريمة إن استطعنا إيجاده. |
| -Niye sabahın üçünde uyanıp, dondurucu soğukta suç mahalline koşturuyor, aybaşını zor getiriyoruz? | Open Subtitles | لماذا نستيقظ في الثالثة صباحاً نقف في مسرح جريمة في البرد المتجمد |
| Aracınız olay yerindeydi. | Open Subtitles | كانت سيّارتك في مسرح الجريمة، ناهيك عن تاريخك المؤسف |
| Çalınan altınların kalan kısmı suç mahallinde uçmakta olan 3 suçlunun yanında bulundu. | Open Subtitles | في مسرح الجريمة تم اعتقال ثلاثة مختطفين كانوا معلقين في الهواء داخل سيارة |
| Evinizde ya da garajda daha önceden olay yerine bırakılacak bir silahla öldürecekler. | Open Subtitles | سيقتلونك في منزلك,بسلاح غير مصرّح وسيتركونه في مسرح الجريمه. |
| Suç mahalindeki kalıntılarını laboratuvar kontrolünden geçiririz. | Open Subtitles | سنطلب من المختبر الجنائي البحث عن آثار لها في مسرح الجريمة |
| Suç mahallinden aldığımız boş kovan üzerindeki izleri inceledim. | Open Subtitles | وصلت لفراغ على البصمة التي تركت في مسرح الجريمة |
| Metropolitan Tiyatrosunda La Traviata'nın bir matinesi vardır. | Open Subtitles | كانت هناك أمسية أوبرا في مسرح ميتروبوليتان |
| Bir cinayet mahallindeyim makinenin bir olayı görüp de diğerini nasıl göremediğini merak eder bir hâlde. | Open Subtitles | في مسرح الجريمة، أتسائل كيف للآلة أن ترى أحداً ولا ترى آخر |
| Sadece Thames kıyısındaki küçük bir tiyatroda mütevazi bir gösteri. | Open Subtitles | انه عرض صغير في مسرح صغير على ضفاف نهر التايمز |
| Yarın Prens'in Tiyatrosu'nda seçmeler var. | Open Subtitles | هناك اختبار لتجارب الأداء يوم غد في مسرح الأميرة |