| Ama demiştin ki ceketimi verirsem anlaşırız. | Open Subtitles | أنت قلت أنّ بإمكاني التحقيق معك لو أعطيتُك معطفي. |
| Ama demiştin ki ceketimi verirsem anlaşırız. | Open Subtitles | أنت قلت أنّ بإمكاني التحقيق معك لو أعطيتُك معطفي. |
| İyonlaşma seviyelerinin yüksek olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | قلت أنّ مستوى التأيّن في الماء فاق الحد. |
| Yalnız İntikam'ın sadece iyilik peşinde olduğunu söylemiştin. Yani bazı kuralları var. | Open Subtitles | قلت أنّ "المُنتقم الوحيد" رمزٌ لكلّ ما هو خيّر إذن لديه قانون. |
| - Burası evrendeki en tehlikeli yer demiştim ya? | Open Subtitles | -أتذكرين عندما قلت أنّ هذا أخطر مكان في الكون؟ |
| Katil, cinayet günlüğü gibi bir şey yazıyor demiştiniz. Bu tam da öyle görünmüyor mu? | Open Subtitles | قلت أنّ القاتل يكتب أشياء كمذكرات ألا تبدو هذه مثلها؟ |
| Elinde zaten bir potansiyel olduğunu söyledin sanıyordum. | Open Subtitles | ظننتكَ قلت أنّ لديكَ صيّاد محتمل |
| Sahildeki çadırların kaldırılmasının yakın olduğunu söylediniz ama hâlâ oradalar ve şimdi bir de kocaman lanet minibüsler ekliyorsunuz. | Open Subtitles | لقد قلت أنّ الخيام التي على الشاطئ سيتمّ إزالتها في أقرب وقت، ولكنّها مازالت هناك والآن قمت بإضافة المزيد من العربات |
| Ameliyatın fazla riskli olduğunu söylemiştiniz ama? | Open Subtitles | لكن، إعتقدت أنّك قلت أنّ إجراء العملية فيه مخاطرة |
| Tren 9'da gelecek demiştin. | Open Subtitles | لقد قلت أنّ القطار سوف يصل الساعة التاسعة |
| Gece kaçmak imkânsız demiştin? | Open Subtitles | خلتك قلت أنّ الهروب بالليل مستحيل |
| Onun fikrinin önemi yok demiştin. | Open Subtitles | ظننت بأنّك قلت أنّ رأيه غير مهمّ |
| - Ve Anna Wintour gelecek demiştin. - Kapa çeneni. | Open Subtitles | و قد قلت أنّ (آنا وينتر) قادمة - إخرسي - |
| Kimse olmayacak demiştin. | Open Subtitles | قلت أنّ المنزل سيكون فارغاً. |
| Reddedemeyeceğim bir teklifin olduğunu söylemiştin. Buyur öyleyse. | Open Subtitles | قلت أنّ لديك عرضًا لن أرفضه، كلّي آذان صاغية |
| Arkadaşlarının gemidekiler gibi bir radyosu olduğunu söylemiştin, doğru mu? | Open Subtitles | قلت أنّ صديقيك يملكان جهازًا لاسلكيًّا من سفينة، صحيح؟ |
| Buranın sadece kumdan ibaret olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | أعتقد أنّكِ قلت أنّ هذا المكان مجرّد رمل |
| Ama bunun işitsel bir şey olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | لكنك قلت أنّ هذا أمر متعلق أكثر بحاسة السمع. |
| "Ateşin başında bir yabancıyla laklak etmek." Filmlerdeki gibi olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | ،محادثات مع غريب بجانب الموقد قلت أنّ الأمر يشبه الأفلام |
| Sana sessizce konuşalım demiştim. | Open Subtitles | ..لقد قلت أنّ بوسعنا التحدّث بهدوء |
| Burası güvenli bir yer demiştiniz, değil mi? | Open Subtitles | قلت أنّ هذا مكان آمن، أليس كذلك؟ |
| Onların bir amacı olduğunu söyledin. | Open Subtitles | قلت أنّ لها هدفاً |
| Kullandığınız takımın seçiminin rastgele yapıldığını söylediniz. | Open Subtitles | قلت أنّ المجموعة يتمّ إختيارها عشوائيّاً. |
| Ama diğer adamın İngiliz aksanı olduğunu söylemiştiniz. | Open Subtitles | لكنّك قلت أنّ الرجل الذي .قتلته لكنته بريطانيه |
| Mesajında T-Bag'in burda olduğunu yazdın. | Open Subtitles | لقد راسلتني، لقد قلت أنّ (تي-باغ) موجود هنا |