| - İnsan Kaynaklarından Lee bu konuşmamız için tanık olarak burada. | Open Subtitles | لقد طلبت لي من الموارد البشرية أن أكون هنا كشاهد لحديثنا. |
| Bu adamı dışarı alıp önemli tanık olarak tutun. | Open Subtitles | خذ هذا الرجل خارجا واحتفظ به كشاهد اساسى |
| Safford'un kapasite duruşmasında uzman tanık olarak tanıklık edeceğim. | Open Subtitles | أنا سأقوم بالشهاده كشاهد خبيره في جلسة سماع لمقدرات السيد سافورد |
| Savunmanın şahit olarak iddia makamını çağırdığı bir örnek ben bilmiyorum. | Open Subtitles | إننى لم أعرف لذلك مثيل أبداً أن يستدعى الدفاع ، المدعى كشاهد له |
| Kendi davanıza karşı tanıklık etmek istemezseniz mahkeme bunu anlayışla karşılar. | Open Subtitles | إن المحكمة سوف تساندك إذا كنت ترغب فى التراجع عن الإدلاء بشهادتك كشاهد ضد قضيتك أنت |
| Yaklaşık dört gün içinde, savunma makamının tanığı olarak mahkemeye çıkıp tam olarak bildiklerini mahkemeye anlatacaksın. | Open Subtitles | ثم بعدها بأربعة أيام تظهر كشاهد و تقول للمحكمة كل ما تعرف |
| Dr. Cartwright vicdanının sesini dinleyerek Peder Moore'un teybindeki ayinin görgü tanığı olarak biz başvurdu. | Open Subtitles | الدكتور كارترايت أتى إلينا بضمير حي كشاهد عيان على عملية الطرد التي في شريط الأب مور |
| İddia makamı Albay Bin Lee Kao'yu tanık olarak çağırıyor. | Open Subtitles | ..سيدى. الحكومة تطلب الكولونيل بين لي سو كشاهد نقض اعتراض يا سيدى |
| Bu durumda, basına Dr Beck'in kurbanı canlı gören son kişi olduğundan tanık olarak arandığını ve hakkında hiçbir şüphe olmadığını söyleyin. | Open Subtitles | لا أحد. إذاً أخبر الصحافة أن الدكتور بيك مطلوب كشاهد بما أنه آخر شخص رأى الضحية و ليس متهم بشيئ. |
| Ben de o birisinin Onbaşı Vernik olduğunu ileri sürüyorum, ki bu durumda kendisi bir numaralı şüpheli oluyor ve tanık olarak çağırmamız gerekiyor. | Open Subtitles | أنا أرى أن الشخص الآخر كان العريف فيرنيك في هذه الحالة إنه مشتبه به رئيسي ونحن بحاجة إلى إستدعائه كشاهد |
| Seni, cinayet soruşturmasında önemli bir tanık olarak tutma yetkim var. | Open Subtitles | بوسعي حجزك كشاهد مادّي في التحقيق بجريمة قتل. |
| Bir FBI soruşturmasında olası tanık olarak tutuklusunuz. | Open Subtitles | أنت مقبوض عليك كشاهد مادى فى تحقيق فيدرالى. |
| Tekrar ortadan kaybolmadan önce onu tanık olarak mahkemeye çağırmanı tavsiye ederim. | Open Subtitles | أقترح أن تقوم باستدعائه كشاهد عدائي قبل أن يختفي مجدداً. |
| Annem duyduğunda benimle birlikte, tanık olarak, evde kanunsuz bir alıkoyma olmadığını anlatmak için savcıya gitti. | Open Subtitles | عندما سمعت أمي الخبر ذهبت لرؤية المدعي العام معي كشاهد لجعلهم يفهمون آنه لم يحدث أي اختطاف |
| Adam sütten çıkmış ak kaşık ama ismi 2007'deki bir davada sadece tanık olarak geçiyor. | Open Subtitles | سجلّه سليم تماماً، لكن ظهر اسمه في قضيّة عام 2007، كشاهد. |
| Bu isteğini gerçekleştirirken Hal Hoover'ı da baş tanık olarak göstermemizi ister misin? | Open Subtitles | تريد وضع هال هوفر . كشاهد رائيسي دعم للطلب |
| şahit olarak görevim tehlikeye atılamayacak kadar önemliydi. | Open Subtitles | بسبب عملي كشاهد كان أكثر أهمية من أن المخاطرة به |
| Ben de Orchard'ı şahit olarak buraya getirdim. | Open Subtitles | لقد أحضرت أوركارد كشاهد على هذا |
| Bunu söyleyen adam görgü tanıklarının güvensizliği hakkında yazmış, geçmişte görgü tanığı olarak yalan ifade veren ve hafıza kaybı olan biri. | Open Subtitles | يقول ذلك الرجل الذي يتحدث في كتاباته عن عدم موثوقية شهود العيان رجل قام بتقديم بلاغ خاطئ كشاهد عيان في الماضي |
| Kimse, senden daha iyi, nitelikli bir Allah adamı şahidi olamaz. | Open Subtitles | ..لا يمكنك أن تأتي بأفضل من رجل دين كشاهد |
| Oradayken, tanıkmış gibi davran, ve her şey bittiğinde o heriflerden, sivil haklarını ihlâl ettikleri için davacı oluruz. | Open Subtitles | عندما تكونين هناك دورك كشاهد وعندما ينتهي هذا سنقوم برفع دعوى للحقوق المدنية ضد هؤلاء الأوغاد |
| bir tanık ve bir papaz olarak söylüyorum. Maçtaydık. | Open Subtitles | انى أخبرك كشاهد وككاهن اننا كنا فى المباراة |