| Ancak seni harcamak için çıkacak bıçaklar için... sana ben bile yardım edemem. | Open Subtitles | لكن السكاكين ستظهر حالما تخطئين وفي ذلك الوقت حتى أنا لن أستطيع مساعدتكِ |
| Şu sadece biz varız, eğer bana izin vermezsen sana yardım edemem. | Open Subtitles | إننا فقط لدينا بعضنا الآن لن أستطيع مساعدتكِ إن لم تسمحي لي |
| Bana yardım etmezseniz, ben de size edemem. | Open Subtitles | لن أستطيع مساعدتك ما لم تساعدني هل تعلم ذلك؟ |
| Sana sahip olduğum sürece bir değirmencinin kızı olmaktan fazlası olamam. | Open Subtitles | طالما أنتِ معي، لن أستطيع أنْ أكون أكثر مِن ابنة طحّان |
| Pekâlâ Joakim. O para benim değildi. Artık sana yardımcı olamayacağım. | Open Subtitles | تصرف فى هذا الموقف , جواكيم انها نقودهم الأن , لن أستطيع مساعدتك |
| ve etrafıma baktım ve yapamayacağımı biliyordum. Hazır olmadığımı biliyordum. | TED | ونظرت حولي وأدركت أني لن أستطيع أن أفعل هذا كنت أعلم أني لم أكن جاهزة. |
| Akademide koca bir hafta geçirdikten sonra, ...oranın ve benim asla anlaşamayacağımızı anladım. | Open Subtitles | لقد منحت جورج واشنطن اسبوع كامل يبدو أنى لن أستطيع أن اكمل فيها |
| Daha fazla erkeğin bu canavar tarafından mahvedilmesine göz yumamam. | Open Subtitles | لن أستطيع تحمل فقدان المزيد من رجالي بسبب هذا الوحش |
| Çok iyi giyinmiş. Ona karşı kullanabileceğim hiçbir şeyim yok. | Open Subtitles | أنه يلبس لباس جميل بالتالي لن أستطيع أن أرد عليه |
| Yarınki finallerde sana yardım edemeyeceğim demek oluyor. | Open Subtitles | هذ يعني أنني لن أستطيع مساعدتك في المذاكرة لأمتحان يوم غد |
| Buna tahammül edemem Clarissa. | Open Subtitles | هل حقاً سيعيش و يبقى ؟ لن أستطيع أن أفعل ذلك كلاريسا |
| Ama eğer benimle konuşmazsan sana yardım edemem. | Open Subtitles | . لكن لن أستطيع مساعدتك إذا لم تتكلم معى |
| Ama düşünmeye başladım. Bu ve tıp okuluyla baş edemem. | Open Subtitles | ولكنني بدأت في التفكير بأنني لن أستطيع التوفيق بين المدرسة الطبية وهذا |
| Senin gibilere ihtiyacım var. Ama olayı çözemeyeceksen seninle devam edemem. | Open Subtitles | ما الأمر أحتاج إلى المزيد مثلك إذا فشلت في هذا لن أستطيع التحمل |
| Bana ne istediğini söyle yoksa sana yardım edemem. | Open Subtitles | فقط قل لى ماذا تريد وإلا لن أستطيع مساعدتك |
| Ama başkasının yaptığı bir işin övgüsünü kabul edemem. | Open Subtitles | لكن لن أستطيع أخذ الكروت من عمل أناس آخرين |
| Sana sahip olduğum sürece bir değirmencinin kızı olmaktan fazlası olamam. | Open Subtitles | طالما أنتِ معي، لن أستطيع أنْ أكون أكثر مِن ابنة طحّان |
| Bana doğruyu söylemediğin sürece sana yardımcı olamam. | Open Subtitles | لن أستطيع مساعدتك دون أن تخبريني بالحقيقة |
| Eğer açık lise sınavlarını geçmeme yardım etmezseniz,... yetişkin olamayacağım. | Open Subtitles | ولكني بحاجة إليكم لو لم تساعدوني في إجتياز إمتحان جي أي دي عندها لن أستطيع أن أكون بالغا |
| Polisleri ararsan hiçbir şey yapamayacağımı biliyorsun. | Open Subtitles | أنكِ تعرفين أنه إن أخبرتِ الشرطة لن أستطيع فعل شئ |
| Onu kurtarmak için elimden gelen her şeyi yapmazsam kendimi asla affedemem. | Open Subtitles | لن أستطيع مسامحة نفسي إذا لم أفعل أي شي أقدر عليه لإنقاذها |
| Dışarı çıkarsam, muhtememelen beş feetden fazla uzaklaşamam. | Open Subtitles | إحتمال إني لن أستطيع السير خمس أقدام إذا خرجت منها |
| Artık hiçbir şey yapamayacak olmamız ne kadar üzücü. | Open Subtitles | المحزن في الأمر إنني لن أستطيع القيام بأي شيء بعد الأن |
| Pekala, sanırım onu traş edemeyeceğim. Başka zaman görüşürüz. | Open Subtitles | أعتقد أنني لن أستطيع أن أحلق له أراكم في وقت لاحق |
| Beni odama kapatacaklar. İstediğim şeyleri bir daha asla yapamayacağım. Sızlanma be. | Open Subtitles | سيقفلون عليّ داخل غرفة لن أستطيع القيام بأي شيئ أريده بعد الآن |