| - Hâlâ bir alanımız olmadığından üretim kabiliyetimiz hakkında endişeleri var. | Open Subtitles | لديهم مخاوف حول قدرتنا على الانتاج لاننا لا نمتلك المساحه الكافيه |
| İçinde kalan tüm korkuları ve endişeleri bırak oğlum. | Open Subtitles | إطرح جانبا أى مخاوف أو شكوك تظل فى داخلك يا بنى |
| Küresel bir salgın korkusu vardı çünkü virüs tüm Çin'de hızla yayılıyordu. | TED | حيث كان هناك مخاوف من وباء عالمي حيث بدأ الفيروس بالأنتشار بسرعة عبر الصين. |
| Bir ölümlünün en derindeki korkularını gerçeğe dönüştürmeye yarayan bir güç. | Open Subtitles | قدرة لتحويل مخاوف الهلاك العميقة إلى واقع |
| Kaçıp saklanabilir. korkuları ve duyguları vardır. | TED | تستطيع الجري و الإختباء. لديها مخاوف و مشاعر. |
| Efendim, eğer hiçbir endişesi yoksa, neden Long Island'da inzivaya çekildi? | Open Subtitles | سيدى , لو لم يكن لديه اى مخاوف فلماذا تراجع الى مكانه فى لونج ايلاند؟ |
| Senin hakkında endişelerim var ve kapıdan çıkıp gitmeni izlemek beni rahatsız edecek. | Open Subtitles | عندي مخاوف عنك,ولست مرتاحه بمشاهدتك وأنت تغادر هذا الباب |
| Doğru cevaplar sizde ama bu akşam mesele, insanların endişelerini dinlemek. | Open Subtitles | أنظر، لديك الأجوبة الصحيحة لكن الليلة حول الإستماع إلى مخاوف الشعب |
| İçinde kalan tüm korkuları ve endişeleri bırak oğlum. | Open Subtitles | إطرح جانبا أى مخاوف أو شكوك تظل فى داخلك يا بنى |
| Belki endişeleri ya da sorunları vardı ama kapıdan girince artık önemi kalmıyordu. | Open Subtitles | كالجنة أفهم أن لديك قلق و مخاوف لكن لمجرد عودتك.. |
| ..ve yarısından haber alınamadığını, korkulanın olduğuna dair endişeleri olduğunu bildirdiler. | Open Subtitles | وهناك مخاوف من أن نصْفهم مفقودون والمخيف أنهم مختفون |
| Yatağımın korkusu, Yaşama korkusu ve ölüm korkusu, Kaçar gider. | TED | مخاوف سريري، مخاوف الحياة ومخاوف الموت، ركض بعيدًا. |
| Tabii ki işe yaramayan fikirlerin artmasıyla, halk önüne işe yaramayan fikir koyma korkusu azalıyor. | TED | وبالطبع هذا يحد من مخاوف الفشل العام حيث أن العديد من الأفكار التي فشلت في إزدياد |
| "10 kolay adımda birinci yıl korkularını yenmek" | Open Subtitles | انهاء مخاوف الطلبه المستجدين فى عشر خطوات |
| Peki, çoğu kişinin insan ticaretiyle ilgili anlaşılabilir korkuları var. | TED | حسنا، الكثير من الأشخاص لديهم مخاوف مفهومة حول الاتجار |
| Sadece SEC'nin bu konuda hiç endişesi var mı, bunu bilmek istiyorum. | Open Subtitles | كنت أتسائل إذا كان هناك مخاوف من ذلك |
| Muhakeme kabiliyetinizle ilgili ciddi endişelerim var Bayan Shuester. | Open Subtitles | لدي مخاوف خطيرة حول حكمك سيدة شوستر 972 00: 39: |
| Kongre üyesinin endişelerini yanıtlamak beni son derece memnun eder. | Open Subtitles | سأكون أكثر من سعيد للردّ على مخاوف السيناتور |
| Bildiğin gibi seni virüs ekibine sokmakla ilgili endişeler vardı. | Open Subtitles | كما تعلمين كانت هناك مخاوف من وضعكِ في فريق الفيرس |
| Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi. | TED | لكن ما أريد أن أشير إليه أنّ ما نراه في الأعلى، يمثّل شدة مخاوف معينة، كما ورد في وسائل الإعلام. |
| Akademik endişelerin olursa, odama uğra. | Open Subtitles | لو أنّ لديك أيّة مخاوف من الاكاديمية, تعالي إلى مكتبي |
| Işıkla gölgenin ve bilimle batıl inancın kesişme noktasıdır ve insanın korkularının dipsiz kuyusuyla, bilgisinin zirvesinin arasında bulunur. | Open Subtitles | وهو المنطقة الوسطى ما بين الضوء والظل ما بين العلم والخرافة وهو يقع ما بين حضيض مخاوف البشر |
| O andan beri hiçbir şüphem, korkum ya da pişmanlığım olmadı. | Open Subtitles | لم تراودني ابدا اي شكوك, مخاوف او اي ندم من حينها |
| Bu noktada herhangi bir endişen var mı? | TED | هل توجد لديك أية مخاوف بهذا الشأن في هذا الوقت؟ |
| Bu endüstriye dair bir endişeniz var mı, belki de genel olarak finans endüstrisine dair? | TED | هل لديك أية مخاوف إزاء هذه الصناعة، وربما إزاء قطاع الخدمات المالية بصفة عامة؟ |
| Aslında iki saatlik dersten sonra korkularım olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | لا أظن بأني أملك مخاوف لأقرها في محاضرة لساعتان |