| Fısıldaşmaları kesin yoksa kimse bu akşam yemekte sufle yiyemez. | Open Subtitles | كفى همس وإلا لا مخلوق سيتناول فطائر على العشاء الليلة |
| Büyük, karanlık ve yıkıcı gücün yaratığı. | Open Subtitles | يتظاهر بكونه إنسان، ولكنه مخلوق ذو قوة تدميرية هائلة ومظلمة |
| Karanlık ağaçlık bir yol veya... ...orman yolunda, bir yüz veya bir varlık mı diye... ...birçok şeyi ayırt etmeye çalışırız. | TED | فعندما ننظر إلى ممر مظلم أو طريق في غابة نحاول ملاحظة وجه أو مخلوق |
| İmparator Sayı haricinde, onu, çölde yuvalanmış eski bir yaratığın ağzına attılar. | TED | باستثناء رقم الإمبراطور، والذي ألقوه في فم مخلوق تعشيش قديم في الصحراء. |
| Bir kere ölümsüz olduğu zaman da kendisini görülmüş en çirkin yaratığa dönüştürebilir. | Open Subtitles | وعندما يصبح خالد يمكنه ان يحول نفسه الى ابشع مخلوق يمكنك ان تراه |
| Oh, hayır. Şüphesiz ki, sen hristiyanlık alemindeki en güzel yaratıksın. | Open Subtitles | نعم و بدون شك إنك اجمل مخلوق في حفل عيد المسيحين |
| Tanrının, kendi suretinde yarattığı beden ve ruh birleşimi bir yaratıktır. | Open Subtitles | الإنسان هو مخلوق متكون من جسد وروح المخلوق في صورة الرب. |
| O dağda yaşayan bir yaratıkla ilgili bir efsaneye inanıyorlar. | Open Subtitles | هناك أسطورة يؤمنون بها حول وجود مخلوق ما يعيش هناك |
| İngiltere'de kimse sıradışı bir yaratık görmüşmüydü? | Open Subtitles | هل من احد في انجلترا قابل مخلوق غريب الاطوار |
| Hayır, kimse o filmi yeniden yapmamalı. | Open Subtitles | كلا. لا مخلوق عليه المس بالأصل كان مثالي |
| Bu şehirde, kaybedenler hariç kimse mutlu değil. | Open Subtitles | بالتأكيد. لا مخلوق سعيد في هذه المدينة، عدا الفاشلين |
| Babam her yıl burnunda kırmızı ampul olan o kiç yaratığı kapıya asıyor. | Open Subtitles | رائع , كل عام أبي يحضر مخلوق غريب ويضع مصباح على أنفه ويعلقه على الباب |
| Basgitsin Dağı'na çıkıp milyarlarca milyometre çevremizde Noel'den nefret eden tek yaratığı kışkırttıklarını söyleme! | Open Subtitles | لم يكونو على أعلى جبل الكرامبت والمثبت بأنه هناك مخلوق واحد يبعد بليون أو بليون متر من هنا يكره عيد الميلاد |
| "Gökyüzüne dokunan varlık ile seni evlenmekten, | Open Subtitles | حفل زفافكم مع مخلوق يلمس السماء , سيداتي |
| Görevim Dünya üzerindeki her bir yaratığın hayatı ile ilgili. | Open Subtitles | هي تتعلق بوجود واستمرارية كل مخلوق حي على وجه الأرض. |
| Yani her şey, böyle organik bir şeye, sürekli evrilen bir yaratığa dönüştü, ben ve Chrisitine'den de öte bir şey haline geldi. | TED | إذاً فالأمر كله تحوّل الى مخلوق عضوي متكامل جديد يتجاوزني أنا وكريستين. |
| Kendi açımdan bakınca, sen, başka bir dünyadan gelen ruhsuz, duyguları olmayan bir yaratıksın. | Open Subtitles | في دفاعي.. أنت مخلوق عديم الرّوح من عالمٍ آخر.. ليست لديه مشاعر إطلاقاً.. |
| "Mavi balina, dünya üzerinde varolan en büyük yaratıktır". Bu bir yanılgı, tamamen yanlış. | TED | انظروا الى هذا الحوت الازرق انه اكبر مخلوق على كوكب الارض ولكن هذا خاطىءٌ جداً |
| Üç kişi Kral'ın ormanında değişik, kanatlı bir yaratıkla karşılaşmışlar. | Open Subtitles | ثلاثة رجال حاربوا مخلوق غريب مجنح موجود في غابة الملك |
| Dünya tarihindeki en büyük hayvan olan Mavi Balina da yola koyulmuş. | Open Subtitles | الحوت الأزرق، أضخم مخلوق في التاريخ على كوكبنا، يغدو في رحلته أيضاً |
| Gezegendeki her canlının hayata kalabilme şansı tamamen okyanusların sağlıklı olmasına bağlı. | Open Subtitles | فبقاء كل مخلوق على الكوكب يعتمد في النهاية على بقاء المحيطات سليمة |
| Uzaydan gelen, boyutlar arası çok-şekilli bu yaratıklar tahtadan çok korkarlar. | Open Subtitles | إنه مخلوق قوي يتخذ عدة أشكال ومن الفضاء الخارجي.بالتأكيد يرعبه الخشب |
| Bana uzaylı de, canavar de. Umurumda değil, bir şeyler söyle. | Open Subtitles | قل أني مخلوق فضائي أو وحش لا يهمني قل شيئاً فحسب |
| Almanlar'ın Almanya'ya dönmesine ve kimsenin bize sinirli olmamasına sevindim. | Open Subtitles | يسرني أن الألمان عادوا لديارهم، ولم يعد مخلوق غاضب منا |
| Tina, az önce yüzme havuzunda bir yaratık mı gördüm? | Open Subtitles | تينا , هل لمحت مخلوق ما فى حمام السباحة الان؟ |
| Yani ne tür bir yaratık 25 insanı öldürür ve durdurulamazdı? | Open Subtitles | أي مخلوق هذا ليقتل 25 رجلاً من دون أن يوقفه أحد؟ |