| Lincoln Anıtı: Gettysburg Konuşması bir yanında İkinci başkanlık konuşması diğer yanında. | TED | هناك نصب لينكولن: خطاب جيتيسبورغ من جهة، والافتتاحية الثانية من الجهة الثانية. |
| Washington Anıtı. Korkunç şekilde bir penise benziyor, değil mi? | Open Subtitles | نصب تذكاري واشنطن يبدو ضخم مثل القضيب ، أليس كذلك؟ |
| Üzerine adının kazındığı, gökyüzüne doğru uzanan bir anıt istiyor... | Open Subtitles | إنه يُريد نصب تذكاري يصل إلى السماء ومدون عليه اسمه. |
| Bu dolandırıcılık tarihinin en büyük dolandırıcılığı olsa gerek! | Open Subtitles | هذه ستكون أقوى عمليّة نصب في تاريخ النصب الاحتيال |
| Şu tuzağı kurmak için çok para harcadılar. | Open Subtitles | لقد أنفقوا الكثير من المال من أجل نصب ذلك الكمين |
| Onu takip ettiğinizi anlayıp size bir tuzak kurmuş olabilir. | Open Subtitles | ربما أدركِ أنكِ تتعقبينه، و ربما قدّ نصب لنا فخـّاً. |
| Hükümeti yok etmek için bir tuzak kurdu ve Lumic'i iş başında bıraktı! | Open Subtitles | لا شئ سوى أنه نصب فخاً ليقضي على الحكومة ويولي لوميك السُلطة |
| Bir yerlere senin bronz anıtını dikmişlerdir. | Open Subtitles | و هناك نصب برونزي بالحجم الطبيعي لك بارز في مكان ما هناك |
| Washington Anıtı'nın tepesinin aluminyumdan yapılmış olmasının nedeni bu. | TED | وهو سبب كون قمة نصب واشنطن مصنوعة من الالمنيوم. |
| Martin Luther King Anıtı, konuşmalarından düzinelerce alıntılar. | TED | نصب مارتن لوثر كينغ، عشرات من أقواله المقتبسة من خطاباته. |
| Büyük Kanyon'dan veya Washington Anıtı'ndan aksine insanlar buraya artık burda olmayan birşeyi görmeye geliyor. | TED | على خلاف جراند كانيون أو نصب واشنطن فإن الناس تأتي هنا لرؤية الذي لم يعد موجودا |
| Bu istila sonucunda ölen münferit siviller için bir anıt oluşturmak istedim. | TED | بل أردت إنشاء نصب تذكاري للمدنيين الذين لقوا حتفهم نتيجة الغزو. |
| Artırılmış gerçeklikle birlikte bir anıt dikmek için veya bir açıklamada bulunmak için hükûmetten izne gerek olmadığını fark ettik. | TED | أدركنا أنه مع الواقع المعزز لا تحتاج إذن من الحكومة لطرح نصب تذكاري أو للإدلاء ببيان. |
| Amsterdam'ın merkezinde yaşıyorum, ev benim değil, bir anıt mümkün değil ve izin verilmedi. | TED | أعيش في وسط أمستردام، لا أملك المنزل وهو نصب تذكاري، لذلك لا يمكنني امتلاكها ولا يسمح بها. |
| Jo şu an bir dolandırıcılık olayı üzerinde çalıştığından bana biraz bilgi verdi. | Open Subtitles | جو تعمل في قضية نصب الان لذا هي اعطتني مساحة قليلة |
| Memur beyler senin aslında dolandırıcılık yapmaya çalışmadığını senin sadece.... | Open Subtitles | الشرطة قالوا لي أنك لم تكوني تخططين لعملية نصب وأنك كنتِ فقط تحاولين أن تكوني.. |
| Kış bastırınca, Lewis ve Clark kamp kurmak için kolları sıvadılar. | Open Subtitles | عندما حل الشتاء , " لويس وكلارك " حاولوا نصب الخيام |
| Khruschev tuzağı kurmuş bizi de içine çekiyordu. | Open Subtitles | خروشوف نصب لنا المصيدة ،وأمسكنا بداخلها |
| Güvenlik ekibi doğu kanadında bir merkez kurdu. | Open Subtitles | الفريق التكتيكي نصب مركز قيادة في الجناح الشرقي |
| Lincoln anıtını da tasarlayan kişi. | Open Subtitles | نفس الشخص الذى قام بتصميم نصب لينكولن التذكارى |
| Tracy- - Tracy'nin kızı mı bu? Birileri bizi oyuna getirdi. | Open Subtitles | أحد ما قد نصب لنا فخاً، سيتهموننا بتهمة الإختطاف |
| Michael Scott'ın Dunder Mifflin Scranton Ofisi ve Meredith Palmer Memorial ...Kuduzla Mücadele ve Tedavisi için Koşu Vakfı, ben Pam. | Open Subtitles | هنا مقر , مايكل سكوت , داندر ميفلين نصب تذكاري لمريديث بالمر مشاهير داء الكلب ، سباق ممتع للعلاج معكم بام |
| D.C. Bomba ekibi az önce Washington anıtının önünden şüpheli çanta almış. | Open Subtitles | خبراء المتفجرات بالعاصمة أزالوا للتو حقيبة مشبوهة على نصب واشنطن |
| -Sonra da şu lanet çadırı kurmaya çalıştım. | Open Subtitles | ثمّ كنتُ أحاول نصب تلك الخمية اللعينة |
| Yemin ederim ki, babamın sana tuzak kurduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أقسم أنني لم أكن أعلم أن أبي نصب لك فخاً |
| Herşeyden fazla da, aranızda bu hissi paylaşanlara, gözlerinizi ödülden ayırmayın ve dayanın demeye geldim. | TED | وأكثر من أي شيءٍ آخر ، لاؤلئك الذين يشاطرونني في هذا ، أتيت لأقول لكم ببساطة أبقوا الهدف نصب عينيكم ، اصبروا. |